•  
  • (2716)

 Boşuna dememişler aklın yolu birdir, sene 1998 “Kaya kırtasiye” adında bir kırtasiye dükkanını şehitlik civarında açmıştım. Basit bir şeydi ama eğitim öğretim materyali sattığım için mutluydum, hani bir az ucuza gitse de neticede öğrenciye gidiyor derdim.

Tabi ticaret disiplin ister, hesap kitap ister kuralına uymadınız mı açık verirsiniz, bir baktım ki sermayeyi yemişiz. O zamandan beridir, hep aklımda şu vardı devasa  bir kütüphanem olacak öğrenciyi yıl boyu abone edeceğim, “al kitabı götür, oku getir” şeklinde öğrenciyi üç liraya onlarca kitaba ulaşmasını sağlayacaktım.

Elhemdu lillah bu sene şehrimizde buna benzer yerler açıldı, önce Ensar vakfı böyle bir kütüphane açtı ama mazerete binaen açılışına gidememiştim fakat İmam-Hatip mezunları derneği ÖNDER’in “Kitap Kafe” projesinin açılışına gittim, keyif aldım, mutlu oldum sizinle de paylaşmak isterim.

Birincisi sadece kızlara özgü bir proje olup proje koordinatörü de öğretmen kökenli bir bayandır.

İkincisi Kafe’de binbeşyüz-iki bin kitap bulunmakta olup 15 günde bir öğrenci kitabı değiştirme hakkına sahiptir, karalamamak, örselememek şartıyla, üstelik çay, kafe ve simit ikramı da vardır.

Üçüncüsü bütün bu hizmet sadece 3 lira gibi sembolik bir ücretle yapılan abonelik karşılığıdır.

Bu projeye önderlik yapan ÖNDER Diyarbakır şubesi başkanı İbrahim Gökdemir’e kamuoyu huzurunda teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Kayapınar eski tekel civarında malum birkaç okul yapılmış olup hizmete elverişli bir semt durumundadır, dolayısıyla okulların hemen kıbleye bakan tarafı olan yolun alt kısmında yer alan bu Kitap Kafe, Gençlik spor bakanlığı, Geçlik projeleri ve ÖNDER’in ortak bir çalışmasıdır.

“AL KİTABI GÖTÜR, OKU GETİR” düsturunun yazılı olduğu, şeffaf, ulaşılması kolay bir yerdir.

Umut ediyorum ki, hem ilk, hem orta, hem de liseli kızlarımız bu imkandan yararlanacak biz de mutlu olacağız ve böyle örnekleri etkili yetkili kimselerle paylaşarak bu tür çalışmaların hacmini genişleteceğiz.

Sivil Toplum temsilcileri ve Kanaat insanlarından oluşan 90-100 katılımcının dua ve niyazlarıyla açılan bu hizmet ocağı, hem öğrencilerimize, hem ailelerine hem de şehrimize hayırlı olsun.

Umut ediyorum ki böyle sınırlı çalışmalar genelleşir ve şehrimiz bir okuma şehrine dönüşür.

İlk emri “oku” olan bir dinin mensubu olarak gelişi güzel konuşmaktan okumaya fırsat bulamıyorsak iki kere düşünmemiz lazımdır diye düşünüyorum.

Eğer çocuklarımız bu civar okullara gidiyorsa, yada bu semtte oturuyorsak kızlarımıza pozitif ayrımcılık adına verilen bu hizmeti paylaşalım ve çocuklarımızın faydalanmasını sağlayalım.

Umarım bu tür çalışmalar diğer şehirlerimizde de olur ve şehirlerimiz aralarında bir yarışmaya girerler, hatta bu konuda yılın ödülleri bile verilir nasıl fikir ama?

Hayırlı,  bereketli olması dileğiyle.