• 21.03.2017 00:00
  • (1604)

 Gazete köşelerine bakılırsa ‘evet’ ile ‘hayır’ oylarının durumu günden güne değişiyor. Sarkaç gibi.. bugün biri ilerideyse.. yarın diğeri onu geçiyor.. “Türkiye tam ortasından yarılmış gibi” cümlesi en yaygın kabul…

Acaba öyle mi?

Merak edenler için kanaatimi en baştan yazayım:

Bugün için o tespit doğru olsa bile, sandık başına gidildiğinde durumun farklı olacağını düşünüyorum. Hayati bir konuda yapılıyor referandum ve halkımız ya değişikliği ‘evet’ cephesinin savunduğu üzere ülke için bir ‘beka’ sorunu olarak görecek.. ya da değişikliğin yarardan çok zarar getireceği düşüncesiyle ‘hayır’ tepkisini verecek…

Halkın kararı hangisinden yana olursa, o tarafın ibresi ile diğeri arasında en az yüzde 10 fark meydana gelmesini bekliyorum.

Eğer sandıktan ‘evet’ oyu çıkmasını arzu edenler işi cepheleşmeye kadar vardırmasalardı.. oy farkı şimdi beklendiği kadar az olabilirdi.. ancak cepheleşme.. insanları düşünmeye de sevk ediyor…

Seçim ile referandum aynı olsaydı…

İktidar partisi, bunu, istediği sonucu almayı sağlayacak bir taktik olarak benimsemiş görünüyor.

Seçimlerde işe yaramış taktiği şimdi referanduma uyguluyor.

Birlik ve bütünlük içerisinde olduklarını göstermek için de elinden gelen her şeyi yapıyor AK Parti. Meclis’ten tek fire vermeden geçirdikleri anayasa değişikliği paketine eski milletvekillerinin de olur demesini sağladıktan sonra.. Başbakan Binali Yıldırım.. bu defa eski bakanlarla yemekte biraraya geldi ve oradan da “Herkes aynı görüşte” mesajı çıktı.

İtiraz etmesi beklenenlerden birinin bütün tepkisi “17 Nisan’da görüşelim” oldu.

Anketlerde, bugün seçim yapılsa, zaten AK Parti oyunun yüzde 52 çıkacağı anlaşılıyormuş…

Eh, birlik ve beraberlik içerisinde sandık başına gidilirse.. aynı oran referandumun geçmesini sağlar diye düşünülüyor olmalı…

Kusura bakılmazsa bir “Acaba?” sorusu için burada da devreye gireceğim.

ABD’de başkanlık sistemi var, ama…

Ülkemiz kendisini fena halde referandum kampanyasına kaptırmışken, Donald Trump’ı başkan seçmiş ABD’de de, yeni başkan, fiili durumu resmi hale dönüştürmek için çaba sarf ediyor…

MHP’nin ‘anayasa değişikliği paketi’ne destek gerekçesi ABD için de söz konusu…

Başkan Trump ‘kararname çıkarma yetkisi’ olduğunu ileri sürüp bir dine (İslam) mensup insanları hedef alan yasakçı bir uygulamayı başlatmak istedi.

Yargı, iki ayrı girişimini boşa çıkardı Trump’ın…

Bu kadarla da kalmadı.

Trump, selefi Barack Obama’nın üzerinde uzun bir süre çalışarak çıkarabildiği geniş kitleleri ilgilendiren bir yasayı (ObamaCare) yanlış ve zararlı bulduğunu seçim kampanyası sırasında ilan etmişti; şimdi de aynı konuda kendi hazırladığı çok farklı bir tasarıyı yasalaştırma gayretinde…

Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk Trump’ın partisinde…

Ancak partisinin senatörleri ve milletvekilleri toplu halde kendisine destek vermiyor.

‘TrumpCare’‘ObamaCare’den daha iyi bulmadıkları ve halka böyle bir değişikliği anlatamayacakları için…

Direniş karşısında, Trump, tasarının her gün birkaç maddesini beğenilir hale getirmenin yollarını arıyor.

Halkın gözü önünde, siyasilerin itirazlarını ekranlara çıkıp kendilerini seçenlere duyurduğu açık ve şeffaf bir tartışma ikliminde gerçekleşiyor bu gelişme…

Dünyanın en güçlü devletine ‘başkan’ seçilince her istediğini yaptırabileceğini düşünen Donald Trump, kazın ayağının hiç de öyle olmadığını yaşayarak öğreniyor…

Yargı ve yasama.. anayasada sınırları çizilmiş alana yürütmenin müdahalesini püskürtmede.. şimdiye kadar başarılı oldu.

Bürokrasi de boş durmuyor.

İki hafta önce, Trump, dört ayrı Twit mesajıyla, kampanya sırasında New York’taki Trump Tower’ı Obama’nın dinlettirdiğini çok kaba ifadelerle dünyaya duyurdu.

“Kaba” dememin sebebi, Trump’ın mesajlarında, Obama için ‘kötü adam’ gibi sıfatlar kullanması…

İstihbarat konusunun ele alındığı komisyonların başkanları, derhal, “Elde bu iddiayı doğrulayacak kanıt yok” açıklamasını yaptılar; hepsi Trump’ın partisinden oldukları halde…

Ardından bürokrasi devreye girdi ve FBI ile NSA gibi istihbarat birimlerinin yöneticileri de, dün, o komisyonların önüne çıkıp Trump’ın iddiasının yanlış olduğunu duyurdular…

FBI, bu arada, Trump kadrosunun Rusya ile kabul edilirin ötesinde ilişkileri olup olmadığını soruşturma konusu yaptığını da açıkladı.

Birlik ve beraberlik her zaman iyi değildir

Neden anlatıyorum ABD’de olanları, tahmin etmişsinizdir: “Başkanlık sistemi iyidir” tezini savunanların bakmamızı istedikleri örnek ABD de ondan…

Bizde ‘evet’ oyu verilmesini isteyen siyasiler itirazsızlığı üstünlük olarak görürken.. ‘başkanlık sistemi’ ile yaşamaya alışmış bir ülkenin yargısı.. yasaması.. bürokrasisi.. ve medyası.. başkana haddini bildirmekle meşgul…

İtirazsız bir yönetim tarzına her şey denebilir de ‘sistem’ denemez.