• 9.02.2018 00:00
  • (1747)

 Üzgünüm.

CHP kurultayı oldu bitti ve herkes o konuda bir şeyler söyledi, yazdı; yazılmasının gerekli olduğuna inandıklarımı ben de yazdım. Üzüldüğüm bir konu var, onu da paylaşmazsam eksik kalacak: CHP kurultayı bana değer verdiğim ve her yazısını dikkatle okuduğum bir yazar kaybettirdi.

Hayli zamandır, ‘ocakmedya.com’ haber sitemizde aynı gün değişik gazetelerde yer alan ve değişik açılardan önem taşıyan yazıları ‘Seçilmiş Yazılar’ başlığı altında okurlara sunuyoruz. Yakın dostlarımın da tavsiyeleri oluyor, ama genellikle seçimi ben yapıyorum. Bu amaçla da sabahın bayağı erken saatlerinde mesai vermem gerekiyor.

Önce, gazetelerde çıkan köşe yazılarının hepsini dikkatle okuyorum ve içlerinden başkaları tarafından da okunmasında yarar gördüklerimi ayırıyorum. Okunmasında yarar görmem için, benim görüşlerimi tam tamına yansıtmasından çok, değişik bakış açıları —olumlu veya olumsuz— taşımasına önem veriyorum seçtiğim yazıların…

Kısaca söyleyeyim: Zor bir iş benim yaptığım…

Evvelce de gazete yazılarını okurdum, ama bu defa biraz daha dikkatle yaklaşıyorum yazılara. Her bakımdan yararlandığımı söyleyebilirim.

Çevremdeki pek çok insan da bizim siteden girerek o yazılara ulaşıyor; bu yolla gazetelere epey okur kazandırdığımızı sanıyorum.

Kaybettiğim yazar

Kurultayla bu konunun ilgisini henüz kurmadığımın farkındayım elbette. İlgi şu: ‘Seçilmiş Yazılar’ bölümünde en fazla değerlendirdiğim yazarlardan Ünal Çeviköz kurultayda CHP Parti Meclisi’ne üye seçildiği için yazılarına son verdi.

Doğan Medya Grubu’nun böyle bir kuralı var; yazarlarının siyasi hayatın içerisinde yer almasını istemiyor, yer alanın gazeteyle ilişkisini kesmesini bekliyor.

Ünal Çeviköz kıdemli bir diplomat; en son Türkiye’nin Londra’daki büyükelçisiydi. Yazılarını okuyanlar fark etmişlerdir, konulara partizan bir bakışla yaklaşmadığı gibi, okuyanın önüne yeni ufuklar da açabiliyordu Çeviköz.

Son (dünkü) yazısından bir bölümü birlikte okuyalım:

‘‘NATO üyesi ülkeler Türkiye’nin dış politikasında görülen değişiklikleri kuşku ve endişe ile izliyorlar. Özellikle Suriye’de yaşanan gelişmeler bu kuşku ve endişeleri daha da artırıyor. Türkiye ile ABD arasında bir sıcak temas riski olup olmadığı dahi sorgulanıyor. Türkiye’nin ulusal güvenliği nedeniyle başlattığı askeri harekatın hedeflerinin ne olduğu, ne kadar süreceği, nerede duracağı hakkında uluslararası kamuoyunu yeterince aydınlatıcı, şeffaf ve güvenilir açıklamalar yapılmıyor. Yapılan, sadece askeri operasyon sırasında kaç şehidimizin olduğu, kaç teröristin ‘etkisiz hale getirildiği’ hakkındaki sayılarla sınırlı kalıyor.

Türkiye insanının barış, huzur, güven ve güvenlik içinde yaşamaya hakkı var. Gençlerin geleceğe umutla bakmaya, iş garantisi hakkında kuşku duymamaya ihtiyaçları var. Söz konusu vatan olduğunda elbette her şey bir yana bırakılır, vatanın güvenliği için gereken her türlü fedakarlığa katlanılır. Ancak bu fedakarlık ülke insanının kaderi ve yaşam tarzı haline gelmemelidir. Güvenliğin sağlanması için savaşın dışında da yöntemler vardır ve Türkiye insanı bu yöntemlerle barışın sağlanmasını umutla beklemektedir. Yapılması gereken, insan yaşamına saygı duyulması, önem verilmesi ve atılan her adımın  insan odaklı olarak kurgulanmasıdır. Böyle bir yol var ve mutlaka denenmeli.’’ (Bu bir veda değildir, kalın sağlıcakla…, 8 Şubat 2018)

Yazı önemli.

Son bir-iki haftadır, CNN-Türk televizyonunda akşamları tartışma programı yöneten bir gazeteciyle ilgili haberler gündemde. İktidar tarafından beğenilmediği için programı elinden alınmak istenmiş, sonrasında bir yanlışlığa kurban gittiği anlaşılmış da görevine devam ediyormuş…

Devam ettiğine göre sorun yok demektir.

Ancak devam edemeyenler var.

Murat Yetkin’in yazıları da kayboldu

Murat Yetkin’in yazıları gibi…

Biliyorsunuz, Murat Yetkin, uzun yıllar Ankara’da sürdürdüğü mesleğine, Hürriyet’in İngilizce gazetesinin (Hurriyet Daily News, HDN) başına geçmek üzere geldiği İstanbul’da devam ediyor. HDN’yi yönetiyor ve başyazılarını kaleme alıyor… Bu arada, yerli okurlar için de Hürriyet’in internet sitesine katkıda bulunuyor(du).

En son 11 Ocak günü Hürriyet’te çıktı yazısı; o gün bugündür yeni bir yazısı yayımlanmadı.
Oysa HDN’de yazmaya devam ediyor.

Murat Yetkin de ‘Seçilmiş Yazılar’ bölümünde yazılarını sıkça duyurduğum yazarlardandı.
Ünal Çeviköz CHP’de görev üstlendi diye yazılarını kesti, peki ya Murat Yetkin?

Oysa, İngilizce gazete yöneticisi olarak yurtdışında yazılıp söylenenleri çok yakından takip ettiği için, okurları da ülkemizi ilgilendiren yabancı yayınlardan haberdar olabiliyordu.

Şak diye kesildi yazıları.

Üstelik Hürriyet’in basılı nüshalarında değil, yalnızca internet sitesinde yazılarına yer verildiği halde.

Bizim Ocakmedya’nın ‘Seçilmiş Yazılar’ bölümü iki önemli yazarından mahrum kalmış oldu.
Ben üzülmeyeyim de kim üzülsün?