• 8.02.2018 00:00
  • (1484)

  İyi haber alan kaynaklara göre, AK Parti yönetimi Saadet Partisi (SP) ile ittifak girişimlerinin sonuçsuz kaldığını sonunda kabul etmiş. AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, dün, partisinin grup toplantısında bu durumu milletvekillerine şu sözlerle duyurdu:

‘‘Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimiz partiler kendilerine başka bir yol arkadaşı seçiyorsa onlara da güle güle demekten başka bir şey elimizden gelmez.”

O sözlerden SP’nin kendilerine yol arkadaşı olmasını AK Parti’nin arzu ettiğini resmen de öğrenmiş olduk.

AK Parti’nin itibar ettiği kalemler bu arzuyu pek yansıtmıyorlardı da.

SP’nin ilkeleri

SP acaba seçimlere AK Parti (ve tabii MHP) dışındaki partilerle ittifak halinde mi gidecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden beklentinin o yönde olduğu anlaşılıyor, ancak SP lideri Temel KaramollaoğluOCAKmedya sitemizde yayımlanan Veysi Dündar’a verdiği mülakatta da açıkça belirttiği üzere, pek de öyle ittifak peşinde olduğu izlenimini vermiyor.

Onun aradığı, kendisinin açık seçik ifade ettiği bazı ‘ilkeler’ üzerinde uzlaşmış olan partilerin içinde yer alacağı bir platform.

İttifak değil platform…

Seçim tarihi yaklaştığında ittifak boyutuna da varabilecek bir yakınlık…

İlkeleri AK Parti kabul etseydi ya…

SP’nin üzerinde ısrarla durduğu ve mutabakat sağlamaya çalıştığı ‘ilkeler’ öyle yabana atılacak türden şeyler değil. ‘Demokrasi’ iddiası taşıyan bir sistemde var olması asgari şart sayılan ilkeler bunlar: ‘Kuvvetler ayrılığı’ ilkesi ve onunla irtibatlı olarak herke için adaletin sağlanmasını getirecek yargının bağımsızlığının pekiştirilmesi; ayrıca Meclis’in denetim mekanizmasının işlemesi ve hesap verilebilirliği mümkün kılacak şefafflık… Bir de israfın önlenmesi ve yolsuzlukların üzerine gidilmesi…

Nitekim, SP’nin Karamollaoğlu tarafından ısrarla vurgulanan bu ilkeler etrafında buluşmaya CHP ve İYİ Parti olumlu cevap vermekte fazla zorlanmadı.

Aynı buluşmaya aslında AK Parti de pekala katılabilirdi.

Karamollaoğlu’nun Erdoğan ve AK Parti’nin ittifak çalışmalarını yürüten yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde de ‘‘Gelin bu ilkeleri siz de kabul edin, birlikte olalım’’ teklifini yaptığı biliniyor.

Bir şey daha var: RP ‘başkanlık sistemi’ konusunda en az Tayyip Erdoğan kadar arzulu; ancak savunduğu ilkelerin de göz önünde bulundurulduğu, denge ve denetleme mekanizmalarının çalıştığı, kuvvetler ayrılığının daha belirginleştiği bir başkanlık sistemi SP’nin istediği…

Dünyanın başkanlık sistemini benimsemiş başka demokratik ülkelerinde de olduğu gibi…

‘‘Güle güle’’ demek zorunda kalınmasının sebebi, AK Parti’nin öngördüğü ‘cumhur-başkanlık sistemi’nde SP’nin ‘olmazsa olmaz’ gözüyle baktığı ilkelerin yerinin bulunmamasıdır.

İki partinin ‘ittifak’ konulu görüşmeleri sarpa sarmış olsa bile, süreç bu gerçeğin daha iyi görülmesini de sağlamış oldu.

Umarım, SP de, Türkiye gibi bir ülkede, ne kadar dikkat edilirse edilsin, ‘başkanlıksistemi’nin, ya en baştan ya da bir süre sonra, tek adam yönetimi halini alacağını bu vesileyle öğrenmiş olsun.

İlkeler Platformu etrafında buluşan partiler seçimlerde ittifak da oluşturmalı mı? Yoksa muhalefetteki her parti ‘cumhur ittifakı’ adı verilen birlikteliği kendi başına bırakıp ayrı ayrı mı seçime girmeli?

Bu soruya cevap vermeleri için partilerin önünde daha hayli zaman var.