• 7.01.2018 00:00

 Saat şu sırada sabahın 05.00’i; ABD’nin doğu yakasında ise gece 22.00… Seçimin genel gidişi belli olsa da, çok yakın geçen bazı eyaletlerdeki yarışlar yüzünden Amerikan medyası henüz Demokratlar için ‘büyük zafer’ çığlıkları atmaya başlamış değil.

Alınan ilk haber Beyaz Saray’da gecenin sıkıntılı geçtiği. Donald Trump seçim sonuçlarını beraber izlemek üzere yakını olan önemli işadamlarını Beyaz Saray’a çağırmış… İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’nun da yakını olan kumarhaneler kralı Sheldon Adelson ile petrolcü Harold Hamm davete koşmuşlar…

‘Acı’…

Trump’ın Beyaz Saray’a taşıdığı, ancak sonradan uzaklaştırdığı ekipten biri, tahmini havayı Rocky 3 filminden bir sahneyi mesajına ekleyerek yansıtmış: Filmde, boksörlerden biri, kendisine yakında çıkacağı dövüşle ilgili tahmini sorulduğunda, ‘Tahminimi mi soruyorsun?’ diyor o klipte ve ekliyor: ‘Acı’

İlginç olan şu: Televizyon ile bir yarışma programı sunacak kadar vaktiyle içli dışlı olmasına rağmen, Trump’ın sinema sanatına ve dizilere düşkün olduğu bilinmediği halde, ona bakan pek çoklarının aklına daha önce filmler ve dizilerde karşılarına çıkan sahneler geliyor.

Dahası, Trump da, kampanyalar sırasında İran’a uygulattıracağı yaptırımları duyurma amaçlı bir propaganda malzemesi olarak, dünyada da seyircisi bulunan Amerikalıların favori dizisi ‘Game of Thrones’u taklit eden bir Twit atarak seçmenlerden oy devşirme yoluna gitti.

O mesaj şu:

Dizinin yapımcıları Trump’ın bu girişiminden hiç mi hiç mutlu olmamışlar.

New York Times (NYT) gazetesinin dış politika yazarı Thomas Friedman da Trump’a bakınca aklına film gelenlerden… Trump’ın selefi Barack Obama tarafından kotarılan İran’la nükleer anlaşmayı iptal etmesi sonrası dün de o ülkeye karşı bir dizi yeni yaptırım başlatması konusunu ele alan son (dünkü) yazısında o da bir filmi anımsamış.

Thelma ile Louise filmini.

Thelma ve Louise..

Film, başına buyruk iki kadının bir tecavüz girişimi sırasında birini öldürmeleri ardından çıktıkları zoraki yolculuğun sonunda otomobilleriyle bir uçuruma atlamalarıyla biter. FriedmanTrump’ın İran ile Suudi Arabistan politikalarını Thelma ve Louise adlı iki kadının durumuna benzetiyor. ‘‘Sadece’’ diyor NYT yazarı, ‘‘Şimdiki olayda tek araçla değil de ayrı ayrı araçlarda uçuruma doğru gidiş söz konusu…’’

Rocky 3.. Game of Thrones.. Thelma ile Louise

Politika sahnesinde yaşananları anlatmak için Hollywood’tan alınan yardımlar…

Aslına bakılırsa ABD’de dün yapılan seçimi yalnızca Amerikalılar izlemiyor; geceyi uyanık geçirme pahasına izleyen çok sayıda ülke var. Hakkında yeni yaptırımlar kararını uygulamaya koymuş Trump’ın seçmenden tokat yemesini bekleyen İran’ın yöneticileri sözgelimi…

Türkiye ve ABD seçimleri

Bu arada hafta sonu Paris’te Trump’la yüz yüze ikili görüşmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da ABD seçimlerini herhalde dikkatle izliyordur.

Trump İsrail’in güvenlik değerlendirmesine göre oluşturduğu Ortadoğu politikasında, bir yandan Türkiye yanlısı görünmeyi de ihmal etmeyerek, bir başka yandan Türkiye’nin en hassas olduğu bir konuda al görmüş boğa gibi davranıyor.

PYD/YPG yapılanmasıyla stratejik işbirliğini Fırat’ın doğusunda ortak devriye çıkarmaya kadar vardırdı ABD başkanı.

Türkiye İran’a uygulanmaya başlanan yaptırımların da ters tepeceği görüşünde.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini, Trump’ın, bölgedeki tercihli ülkesi haline gelmiş Suudi Arabistan’ın tuttuğu veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın (MbS) gücünü zayıflatmayla sonuçlanacağı endişesi yüzünden soğutmaya çalıştığı kanaati de Ankara’ya hakim.

Bizim için de sanki Trump’ın seçimden ders alarak çıkmasında yarar varmış gibi…

Seçim öncesinde yapılan sandık tahminleri, bütün üyeleri yeniden seçilecek Temsilciler Meclisi’nde Demokrat Parti’nin çoğunluğu ele geçireceği, üyelerinin üçte biri yenilenecek Senato’da ise az farkla Cumhuriyetçi hakimiyetinin devam edeceği yolundaydı.

Trump’a ders verilecek gibi görünüyordu.

ABD seçimleri sürprizlere çok açıktır. Washington’da izlediğim 1992 seçiminde, Türkiye -bunu siz Turgut Özal olarak anlayınız- sandıktan Cumhuriyetçi George ‘Baba’ Bush’un yeniden başkan çıkmasını bekliyordu. Sandık ise Demokrat Parti adayı Bill Clinton’u başkan çıkardı o seçimde.

Bu defa bakalım ne olacak?