• 9.01.2018 00:00
  • (1328)

 Türkiye’nin bugün pek çok ciddi sorunu var, bunların çoğu da siyaset alanından çözüm bekleyen sorunlar…

Ancak şöyle de bir durum var: Sorunların çoğunun müsebbibi de siyasetçiler…

Sorunlar biraz da bu yüzden çözülmüyor; sorun olmayan bir konuyu sorun haline getirenden o sorunu çözmesini beklemek kadar abes bir şey olabilir mi?

Örnek isteyene halen Meclis’te görüşülmekte olan bir konuyu gösterebilirim: Teklif yasalaşırsa, devlette görevliyken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işine son verilmiş doktorlar bundan böyle SGK ile anlaşmalı hastanelerde de çalışamayacaklar…

Zaten pek az KHK’lı doktor iş bulabiliyor, çoğu evinde oturuyor; ilişkileri sayesinde iş bulabilmiş birkaçının önüne geçmek için çıkartılmak isteniyor bu yasa…

Acaba bir gencin tıp fakültesine girdiği andan doktor çıktığı ana kadar devlete maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz? Elimde bir veri bulunmuyor, ancak doktor yetiştirmenin  bayağı maliyetli olduğuna eminim.

Üniversiteler, hastaneler, hayati sektörler kan kaybında

Bugün devlet, yetişmesi için ağır maliyetler üstlendiği meslek erbaplarının bir bölümünü, kendi eliyle, mesleğini icra edemez hale getirmiş bulunuyor.

Yalnızca doktorları da değil, hakkında KHK ile ihraç kararı bulunan, ya da husumet sebebiyle haklarında soruşturma veya dava açılmış savcılar, hakimler de, soruşturma sonucu lehte olumsuz çıkmış veya haklarında beraat kararı verilmiş olsa dahi mesleklerine dönemiyorlar…

Kendilerini istihdam edecek aynı meslekten birileri pek çıkmadığı için de bazıları medar-ı maişet motoru için aklın alamayacağı türden düz işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar.

O durumda olanlar da kendilerini şanslı sayıyor. Çünkü çoğu o tür işler bulamadığı ya da düz işleri kendisine yediremediği için evinde gün sayıyor.

KHK ile görevden atılmış akademisyenlerin durumu da öyle.

Pasaportlarına el konulmamış olsa içlerinden az olmayan bir miktar yurtdışında iş bulabilecek durumda; nitekim bazılarının iş başvuruları yabancı ülkelerin ilgili kurumları tarafından kabul edilmiş halde, ancak gidebilmeleri için gerekli olan pasaporttan mahrumlar…

Bu yüzden yalnız KHK ile görevden alınan kişiler değil, onların eşleri, çoluk-çocukları da zarar görüyor.

Günümüzde etkili siyasilerin ‘örnek devlet adamı’ olarak baktıkları Sultan 2. Abdülhamid de şimdi içinden geçtiğimize benzer muhataralı bir dönemde devlet başkanlığı yapmıştı. Amcası Sultan Abdülaziz bir askeri darbeyle devrilmiş ve öldürülmüş, Sultan 5. Muradadıyla tahta geçmiş ağabeyinin saltanatı sadece üç ay (93 gün) sürebilmişti. 33 yıl süren kendi saltanatı sırasında hayatına karşı ölümcül saldırılara da muhatap kalmıştı.

Hakkında en aşırı iftiralar atılmış olmasına rağmen muhaliflerine karşı genellikle anlayışlı davranan biriydi 2. Abdülhamid. Muhaliflerini İstanbul’dan uzak tutmak için ya devletin uzak birimlerine yönetici olarak atamış, ya da ceplerine harçlık koyarak yurtdışına çıkmalarını sağlamıştır.

Benzer bir davranış tarzı benimsemek yerine iyi yetişmiş insanları mesleklerini icra edemez hale getirmek yanlıştır.

Yurtdışına giden gidene

Yanlışlıklar iyi yetişmiş insanların gönüllü sürgüne gitmelerine de sebep oluyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan önce ‘‘Giderlerse gitsinler, hatta uçak biletlerini biz alalım’’tavrını seslendirmişti, ancak son zamanlarda o da çeşitli mesleklerden iyi yetişmiş gençlerin kitleler halinde yurtdışına çıkışlarına itirazını belli eden açıklamalar yapmakta.

En fazla övünülen savunma sanayii alanından mühendisler iş bulunca yollarını başka ülkelere düşürüyorlar. Çalışmak için yurtdışına gidenlerin sayıları binlerle ifade ediliyor.

Doktorlar için sorduğum soru onlar için de geçerli: Bir gencin mühendis olana kadar devlete maliyeti ne kadardır? [Ailelere maliyeti de bu hesaba ekleyin.]

Yetişiyor, sonra yetişmelerinde hiçbir payı bulunmayan ülkelere gidiyorlar…

Neden acaba?

‘‘Para için’’ cevabı yeterince açıklayıcı değil; çünkü o insanların bir bölümü gittikleri ülkelerin verdiğinden daha iyi maaşları teperek yola çıkıyorlar…

Üniversitelerimizin, hastanelerimizin, hayati önemdeki sektörlerin zayıflamasına sebep olan bu eğilim, başka ülkelerin kazancı haline dönüşüyor…

Şimdi de KHK ile görevden alınmış doktorlardan nasılsa iş bulabilmişleri meslekten men etmeyle sonuçlanacak bir yasa çıkartılmak isteniyor.

Akıl mı bu Allah aşkına?