• 5.01.2020 00:00
  • (449)

  Bu yazıya etraf iyice aydınlandıktan sonra sabah 08.30’da başladım; ihtiyatlı olma ihtiyacı duyduğum için. Aslında şimdi yazacaklarımı çok önce, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte de oturup yazabilirdim. Aradan geçen saatlerde tabloda herhangi bir değişiklik olmadı.

Sandıklarda ABD başkanlığı adaylarından Donald Trump ile Joe Biden birkaç saat önce de baş başa gidiyorlardı, şu saatte de durum aynı.

Bu tablodan tek bir sonuca varılabilir: ABD’de bu seçim yüzünden hır çıkacak…

Adayların hiçbiri kazandığını iddia edebileceği bir üstünlük sağlayamayacak.

Kimin eli “Kazandın” denilerek kaldırılırsa öteki “Ben kazandım” diye hukuk yoluna başvurabilecek…

Ben kesin ifade kullandım, ancak siz beklentiyi yine de ihtimal olarak değerlendirin; benzer bir tablo George W. Bush ile Al Gore arasında geçen 2000 seçiminde de ortaya çıkmıştı, sakin Al Gore hırçın rakibi karşısında erkenden yenildiğini kabul etmişti.

Şimdinin hırçını, efendi görüntüsünü hiç bozmayan Biden karşısında Trump

Bush-Gore çekişmesinde sonucu belirlemede kritik öneme sahip eyalet Florida’ydı; bu seçimde birkaç çekişmeli eyalet ve özellikle Pensilvanya eyaleti olacağa benziyor.

Pensilvanya’da ipi göğüsleyen başkanlığı kazanabilir.

Türkiye’de seçimler ABD’dekinden çok daha önce sonuca bağlanıyor. Oylar yalnızca seçim günü sandığa atılmıyor ABD’de, haftalar öncesinde kurulan sandığa atılan oylar da var, postaya verilen oylar da… Bu üç ayrı oyun sayımı doğal olarak uzun sürüyor.

Seçimi hangi aday kazanırsa kazansın sürecin şimdiden ilan edilebilecek bir mağlubu var: Medya…

Geceyi bilgisayar üzerinden ulaştığım dört ayrı Amerikan televizyon kanalı (FoxNews, abc, NBC, pbs) ve d-smartın CNN kanalından izledim.

CNN aylardan beri “Biden, Biden” diyenlerin kanalıydı, FoxNew ise Trump’ın “En beğendiğim kanal” övgüsünü hak edecek bir yayın çizgisini izlemekteydi. İki kanal da haftalar öncesinden kendi tuttukları adayın kazanacağı izlenimini veren haber ve yorumlarla yayınlarını sürdürmekteydi.

Aynı tarafgir yayınlar gece boyu da sürdü.

İki kanala çıkanlar karşı kanalı tek taraflı yayın yapmakla suçlayıp durdu.

FoxNews’ün hedefinde yalnız CNN yoktu, ‘liberal, solcu, yerli-milli değil’ sıfatlarıyla andığı çok daha geniş bir yayıncılar kitlesi -TV kanalları ve gazeteler- FoxNews’ün hedefindeydi.

İzlerken Amerikalı meslektaşlar için üzüldüm, mesleğim adına ise kahroldum.

Günün bu erken saatinde, kameralar karşısına çıkan Biden’in “Seçimi kazanma yolunda olan biziz” açıklamasını yaptığını görüyorum. 

Teslim olmayacağı mesajı bu. 

Trump da, “Seçimi çalmaya çalışabilirler, fakat buna izin vermeyeceğim” yazan bir Twit attı…

 Bu da onun hırçınlaşacağı mesajı.

Maç başladı.

[Gün boyu gelişmelerle karşınızda olacağım.]

ΩΩΩΩ

Olay çirkinleşebilir

Saat 10.30 (New York ve Washington’da gece 02.30)

Trump kendisinden bekleneni yaptı: Beyaz Saray’da toplanan traftarları karşısına çıktı ve “Seçimi her yerde açık ara kazandık” dedi. Onun bu açıklamayı yaptığı sırada TV ekranlarında Trump’ın hem genel oyda hem de ikinci seçmenlerde rakibi Biden’den geride olduğu grafikleri dönüyordu.

Trump “Kazandık,artık geri kalan oyları saymanın anlamı kalmadı” da dedi. En kritik eyalet sayılan Pensilvanya’da sayılmayı bekleyen 2 milyondan fazla oy var oysa.

”Anayasa Mahkemesi de bizde” anlamına gelecek laflar da etti Trump.

Olay çirkinleşmeye de başlıyor.

ΩΩΩΩΩ

Nerden öğrendilerse

Saat 15.00

Amerikalılar yeni bir güne uyanıyorlar (Orada saat 07.00). Tablo yattıkları saattekinden biraz farklı. Trump “Ben kazandım” diyordu, TV kanalları “Hop hop, o kadar çabul değil” diyorlar. Maç ortada, ama Biden‘in kazanma şansı Trump‘tan daha fazla görünüyor.

ABD başkenti Washington sokaklarında devlet gün olmayan silahlı milisler dolaşıyormuş…

Biden’in partisi Demokrat Parti’nin görevlendirdiği hukukçular sayım merkezlerinin başında nöbet tutuyorlarmış…

Silahlı güçler mi, silahsız hukukçu güçler mi?

Herhalde bütün gün düşünecekleri soru bu Amerikalıların.