• 22.03.2015 00:00
  • (1893)

 Bu Pazar Endülüs’te, resmi adıyla Andalucía özerk topluluğunda parlamento seçimleri var. İspanya’nın en kalabalık (8.5 milyon) özerk topluluğu olan Andalucía aynı zamanda “tarihi milliyet” statüsü taşıyan dört özerk topluluktan biri ve bunlar arasında tek ayrılıkçı eğilimlere sahip olmayanı. O bakımdan buradaki özerk parlamento seçimlerinin sonuçları Kasım/Aralık itibariyle yapılacak İspanya genel seçimleri için önemli bir gösterge niteliği taşıyor.

İspanya Yunanistan değil” başlıklı yazımda aktardığım gibi, Halkçı Parti’nin (PP- Partido Popular) salt çoğunluğa ulaştığı 2011 genel seçimlerinden bu yana, ciddi sosyal sorunlara yol açmış bulunan ekonomik kriz ve iktidar partisine kadar uzanan yolsuzluk (B kasası) iddiaları İspanyol seçmenin tercihlerini köklü biçimde değiştirmiş görünüyor. Anketler, iktidar partisi PP ve ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) ciddi oy kayıpları olduğunu ve iki yeni siyasal partinin hızla yükseldiğini ortaya koyuyor.

Seçmenlerin önemli bir bölümünün tercihine en azından kamuoyu yoklamalarında mazhar olan yeni partilerden biri, sosyalistlerin solundan geldiği ve benzer politikalar savunduğu için Yunan iktidar partisi Syriza’ya benzetilen Podemos. Diğeri ise sağdan gelen, Katalan kökenli ama Katalan milliyetçiliğini reddeden, kendini “anayasacıpost-milliyetçi ve ilerici” olarak tanımlayan Yurttaşlar/ Yurttaşlık Partisi (C’s-Ciudadanos /Partido de la Ciudadanía).

Bu iki parti geçen yılki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde dikkat çeken oy artışları yaşamıştı. Ama katılımın düşük kaldığı AP seçimleri ulusal düzeydeki seçimler için bir ölçü olmadığı ve Podemos ile C’s asıl yükselişlerini daha sonraki dönemde yaptığı için anketlerin sandığa nasıl yansıdığı ilk olarak Andalucía seçimlerinde ölçülebilecek. Bu seçimler Podemos ile C’s’in ilk ciddi sınavları bir bakıma.

Aslında Andalucía seçimleri sadece bu iki yeni parti değil, ayrıca PP ve özellikle bu bölge geleneksel olarak kalesi olduğundan PSOE için de önemli bir sınav niteliği taşıyor. Bu sınav bu iki iktidar alternatifi partinin ve özellikle PSOE’nin ne kadar oy alacağından çok, kiminle nasıl iktidar olabileceğini görmek bakımından da önem taşıyor.

Bu söylediklerimi somutlaştırmak için Andalucía siyaset arenasına daha yakından bakmakta yarar var kuşkusuz.

Sosyalistlerin kalesi Andalucía’da son durum

İspanya’nın demokrasiye geçtiği 1982’den bu yana özerk hükümet hep sosyalistlerin elinde oldu. Bu durum, 2012 seçimlerinde PP, PSOE’den 3 sandalye daha fazla (50) aldığı halde değişmedi. Andalucía, 8 bölgeden (provincia) nüfuslarıyla orantılı olarak belirlenen toplam 109 parlamenter seçiyor. PP 2012’de tarihi seçim başarısını kazandığı halde salt çoğunluğa (55) ulaşamadığı için iktidar olamamış, özerk hükümeti PSOE parlamentoda 12 vekille temsil edilen üçüncü parti Birleşik Sol/Yeşiller koalisyonu (IULV-CA) ile kurmuştu.

salondeplenos_Fotor

Metroscopia’nın 14 Mart tarihli son anketi özerk parlamentoda bundan böyle üç değil beş partinin temsil edileceğini ortaya koyuyor. Podemos ve C’s’in parlamentoya girmesiyle tablo haliyle geleneksel partilerin aleyhine değişiyor. En çok oy (yüzde 15, 6) ve parlamenter (21) kaybeden parti PP. Anket, PP’nin iktidar olma olasılığının fiilen ortadan kalktığını ortaya koyuyor.

Sosyalistlerin oy ve parlamenter kaybı PP’ye oranla çok daha düşük görünüyor. Ankete göre PSOE bu defa yüzde 36.7 oyla 45 parlamenter çıkarıyor. Salt çoğunluğa ulaşarak hükümet kurmak için sadece 10 sandalyeye daha ihtiyacı var. Eski ortağı Birleşik Sol yüzde yaklaşık 3 oy ve 4 sandalye kaybettiği için sosyalistlerin eksiğini aritmetik olarak tamamlayamıyor. Ama bu o kadar önemli değil zira seçimlerin 2016 yerine bu yıl yapılıyor olmasının nedeni PSOE ile ortağı arasında baş göstermiş olan anlaşmazlık. Özerk hükümet (Junta) Başkanı Susana Díaz Ocak sonunda aldığı erken seçim kararına ortaklarına duydukları güvensizliği gerekçe olarak göstermişti.

Metroscopia anketine göre, iki yeni partiden Podemos yüzde 14.7 oyla 15, C’s ise yüzde 11 oyla 12 parlamenter çıkarıyor. Özerk parlamentoda yoktan var olan her iki parti için önemli bir başarı söz konusu olan. Ama Andalucía özelinde bu başarının bir iktidar değişikliği yaratmadığı ve PSOE’nin geleneksel kalesinde hükümet kurabilecek tek siyasi parti olarak ortaya çıktığı görülüyor.

Ne var ki bu gerçek, sosyalistlerin bu defa iki yeni partiden biriyle ortaklık kurma ya da hiç ihtimal dâhilinde olmasa bile teorik olarak PP ile bir anlaşmaya varma zorunluluğuyla birlikte geçerlilik kazanabiliyor. Susana Díaz ne PP, ne de Podemos ile anlaşmayacağını defalarca yinelediği için sosyalistlerin tek iktidar olasılığı Yurttaşlar/ Yurttaşlık Partisi ile yapılacak anlaşmaya bağlı bulunuyorAnket verilerine göre 57 sandalyeye dayalı PSOE- C’s işbirliği aritmetik olarak mümkün görünüyor. Ama hangi koşullarda?

Bunun için C’s Genel Başkanı Albert Rivera’nın açıklamalarına bakmakta yarar var. Rivera, El País’e verdiği bir mülakatta “biz kiminle değil ne için anlaşma yapacağımıza bakarız” diyerek bu konuda bazı ipuçları vermişti. Genç politikacıya göre, C’s’in kurumlar ve siyasi partilerle ilgili mevzuatta demokratik reformlar yapılması talebi var ve ancak bu reformları kabul edecek partilerle anlaşma yapmaya sıcak bakıyor. Ayrıca yolsuzluklara bulaşmış üyeleri olan partilerin bazı etik kurallara uymasını şart koşuyor ki bu konuda PSOE’nin zafiyeti var. Andalucía özerk hükümeti eski başkanları Manuel Chaves veJosé Antonio Griñán Nisan’da Yüksek Mahkeme’ye sanık sıfatıyla ifade verecekler.

Ankete göre seçmenler PSOE’nin C’s ile ortaklık yapmasına karşı değil, bu hükümet modeli yüzde 39 oranında destek görüyor. Ama sosyalist seçmenin daha büyük bir oranı (yüzde 42) sosyalistlerin eski ortakları ile yeniden anlaşmasından yana görünüyor.

Genel seçimlere yansıma

Andalucía özerk parlamento seçimleri öngörülen çerçevede sonuçlanır ve PSOE C’s ile varacağı bir anlaşmayla hükümet olursa, genel seçimlerin sonucuna göre Rivera’nın partisiyle İspanya’nın yönetilebilirlik sorunu yaşamayacağı sonucuna varmak mümkün. Bu, PSOE ve PP gibi geleneksel partilerin birbirlerine muhtaç olmadan merkezi hükümeti kurabileceği ve İspanya’da siyasetin kilitlenmeyeceği sonucunu doğurabilir. C’s’in bu partilerden birine dışarıdan desteği karşılığında öngördüğü reformları yaptırabilmesi ayrıca İspanya’nın daha çok demokrasi ekseninde dönüşümüne de katkı sağlayabilir.

Aynı şeyi Andalucía’da tek başına varlık gösteremeyeceği ve özerk hükümete şu veya bu şekilde herhangi bir etkisi beklenmeyen Podemos için söylemek bu aşamada mümkün değil. Andalucía’da senaryolar dışında kalan bu parti, C’s genel seçimlerin ardından da anlaşmaya açık tutumunu sürdürürse sistem dışı bir muhalefet partisi olarak Temsilciler Meclisi’nde işlevsiz kalabilir.

Bunları söylemek için henüz çok erken belki ama Endülüs’teki siyasi satrancın ülke geneli için göz önüne alınabilir bir gösterge oluşturacağına kuşku yok.