• 31.03.2021 06:28
  • (480)

 İkinci aşıyı da olmamızın üzerinden neredeyse 20 gün geçti. Doktorlar “İkinci aşı sonrası, hele bir de üzerinden iki hafta geçmişse, aşılı kişilerin virüse yakalanması neredeyse imkansız, biz onlara ‘Yine de dikkatli olun’ uyarısını hastalığı başkalarına geçirme ihtimalini düşünerek yapıyoruz” diyorlar. 

Ben yine de ilk günkü ‘maske-mesafe-temizlik’ titizliğinden vazgeçmiyorum.

Virüsün etkisinin en fazla hissedildiği ülkeler sıralamasında ön saflara tırmanıyor ülkemiz. Pazartesi paylaşılan Türkiye virüs haritasında biri hariç bütün illerimiz kıpkırmızı hale dönüşmüş görünüyor.

Bütün yasaklar geriye geldi. 

Her gün çok sayıda yabancı gazeteye göz gezdirdiğim için dünyanın gittiği istikametin tersine bir durumumuz olduğunu üzüntüyle görüyorum. Bizim gazetelerin verdiği haberlerin tersine, ABD’de ve Avrupa ülkelerinin bir çoğunda normale dönüş başladı.

Dünkü İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Ocak ayında günlük ölü sayısı ortalama 200 iken son bir hafta içerisinde virüsten ölümün ülkenin yarısında tamamen ortadan kalktığı müjdesini veriyordu.

Daily Telegraph’ın Londra’da ölü sayısı SIFIR haberi..

Londra’da Pazar günü virüsten hiç kimse ölmemiş. SIFIR ölü. 

Vaka sayısı da sadece 7 olarak kayıtlara geçmiş.

Yetişkinlerin yüzde 57’sini teşkil eden 30 milyon insan aşılanmış durumda İngiltere’de.

Havalar ısındığı için insanlar kendilerini parklara, deniz kıyılarına atıyor…

Bugünkü Guardian ve Daily Mail gazetelerindeki fotoğraflara imrenerek baktım.

Daily Mail “Haftalık ölü sayısı son beş yılın ortalamasının altına düştü” haberi eşliğinde sayıları yansıtan grafiği de yayımlamış… Virüsten ölünmediği gibi virüsle mücadele başka rahatsızlıklardan ölümleri de azaltmışa benziyor.

Bir yakınım bir süredir yaşadığı Londra’dan hayırlı bir iş için geçici olarak ülkemize gelmek istediğinde, Türkiye hastalığın yaygın olduğu gerekçesiyle İngiltere’den gelenleri kabul etmediği için, ülkemize yolcuları kabul edilen üçüncü bir ülkeye uçtu önce, oradan İstanbul’a indi. Birkaç gün sonra dönerken bu defa İngiltere Türkiye’den gelenlere havalimanlarını kapattığı için zorluk yaşadı.

İş dünyası İngiltere’de ülkenin havayollarının günlük uçuşlarına başlaması için hükümete baskı yapmakta.

ABD’de de Joe Biden’in aşıya ağırlık veren virüsle mücadele politikası sonucu olarak vaka ve ölüm sayılarında düşüşler yaşanıyor. Biden, Pazartesi günü, Amerikalı yetişkinlerin yüzde 90’ının aşılanmasının 19 Nisan tarihinde tamamlanacağını duyurdu.

Normale dönüş ABD’de de ufukta belirdi.

Biz neden geride kaldık?

Virüsle mücadelede övünülecek başarıyı yakalamaya az kalmışken Türkiye’de işler neden tersine döndü?

Tersine dönüşü vurgulayan haberi bugünkü bir gazeteden aktarayım:

“İstanbul’da vaka sayısı 100 binde 401.62, Ankara’da 184,29, İzmir’de 156.48 olarak tespit edildi.

Türkiye’de vaka sayısının oransal olarak en yüksek olduğu şehir 586.84 ile Samsun oldu.

Türkiye’de düşük riskli ‘mavi’ kategoride yer alan tek kent olan Şırnak’ta ise vaka sayısı 100 binde 13.57 oldu.

Marmara Bölgesi’nde İstanbul’u 100 binde 400.65 vaka ile Yalova izledi. Çanakkale 348.81, Balıkesir 344.84 olarak tespit edildi.”

Halbuki bir ay önce rakamlar ülkemizin normale dönmede başka ülkelere fark atacağı kadar düşmüştü.

Ne oldu da eller aya giderken biz yaya kaldık?

Hiç kuşkusuz ilk sebep aşılamada yaşanan tıkanıklık. Pek çok ülke, halkının bütününe yakınını şimdiden aşılamayı başarmışken, biz henüz 65 yaş altını aşılamaya başlayamadık. Sağlık bakanı dört bir taraftan aşı bulmak için çırpınıyor, bu belli, ancak herhalde sipariş vermede geç kalındığı için istendiği miktarda aşıya erişilemiyor.

En az etkili aşı bile yüzde 80’nin üzerinde sonuç veriyor.

Biz bundan mahrumuz.

Ancak aşıdan da önemli bir konu, hükümetin koyduğu kurallara uyma noktasında yaşanan gevşeklik. Maskesiz ve mesafeye dikkat edilmeden yapılan kalabalık toplantılar ülkenin dört bir tarafında yeni vakaların yaygınlaşmasına sebep oluyor.

Sağlık bakanı Fahrettin Koca“Bu konuyu gündemde tutmanın kimseye faydası yok” diyerek üzerini örtmeye çalışmış, ancak AK Parti’nin ilçe ve il kongreleriyle son büyük kongresindeki muazzam kalabalıklar, salonların içi ve dışıyla tıklım tıklım dolması, insanların lebalep bir görüntü vermesi virüsü azdırdı.

Tek bir kişi virüs taşıyıcısı olduğunda, koronalığı farkına varılıncaya kadar yüzlerce -hatta bir hesaba göre binden fazla- kişiye hastalığı yayabiliyor. Tek bir koronalı lebalep oturuşta binlerce kişiye virüsü geçirebiliyor…  

Kongre kalabalığı arasında birkaç koronalı kişi var idiyse, onların yaşadığı illerde vaka sayısı almış başını gidiyordur.

Hem dikkatsizlik yapıldı, hem de aşı yaygınlaştırılamadı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu seçim tarihinin erkene alınacağından çok emin konuşuyor. Ben de ekonominin erken seçimi zorlayacağına inananlardanım, ancak koronada başgösteren tıkanıklık yüzünden erken seçim ihtimalinin zorlaştığının da farkındayım.

Trump ABD’de kazanabileceği seçimi virüsü hafife aldığı için kaybetmedi mi?

İktidar cephesi şimdiki ortamda seçimi göze alamaz gibime geliyor.