• 10.07.2011 00:00
  • (3207)

Kısa adı JİTEM. Kuruluşu 25 yıl öncesine kadar uzanıyor. Ancak varlığı bugüne kadar resmi olarak kabul edilmediğinden, bu konudaki tartışmalar da bir türlü sonuçlanmadı. Deyim yerindeyse kamuoyu yıllardır bu hayali örgütü tartışıp durdu. Adı “Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele” olan bu kurumun, bu kadar çok tartışma konusu olmasının kuşkusuz haklı sebepleri bulunuyor. Doğu ve Güneydoğu’da 1990’lı yıllarda işlenen binlerce faili meçhul cinayetin arkasında JİTEM vardı. 1993’te Meclis’te oluşturulan Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu ile Susurluk Kazası’ndan sonra 1996’da Meclis’te oluşturulan Susurluk Komisyonu’nun incelemeleri JİTEM’in varlığını gündeme getirse de; her iki komisyon da fazla ilerleme kaydedemedi. Dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadesinde, JİTEM’in varlığını inkâr etti. Ta ki JİTEM kurucularından emekli Albay Arif Doğan’ın gözaltına alınmasına kadar.


Faaliyetleri 1990’da durdurulmuş
Albay Arif Doğan’ın “JİTEM’i ben kurdum” açıklamaları üzerine Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, JİTEM’in varlığını araştırmaya koyuldu. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel tarafından yürütülen soruşturma kapsamında “JİTEM adlı bir oluşumun var olup olmadığı’’ konusunda, İçişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, MIT Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazılar yazıldı.

Gelen cevaplarda, JİTEM’in varlığı kabul edilerek, “Bu birimin terörle mücadele kapsamında faaliyet yürüten bir oluşum’’ olduğu kaydedildi. Jandarma Genel Komutanlığı’ndan verilen cevapta ise JİTEM adlı oluşumun, 1990 yılında sonlandırıldığı ifade edildi.

Savcı Yüksel, yürüttüğü soruşturmada JİTEM adlı oluşumun, İçişleri Bakanlığı’nın onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığı’nın kendi inisiyatifiyle kurulduğu sonucuna ulaştı ve “yetkisizlik” kararıyla dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.


24 yıl sonra JİTEM’i kabul ettiler
Bu soruşturma sonunda bir “ilk” yaşandı; JİTEM’in varlığı tescillendi. Evet, yıllardır tartışılan, eski MİT Müsteşarı ve dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman ile diğer bütün askeri yetkililerin inkâr ettiği JİTEM’in varlığı tartışma götürmez bir biçimde kabul edildi.


JİTEM 1996’da MKG raporunda
Kuşkusuz bu önemli bir gelişme, ancak yetersiz. Çünkü Savcı Yüksel’in ulaştığı sonucu (“İçişleri Bakanlığı’nın onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığı’nın kendi inisiyatifiyle kurduğu bir oluşum”) yalanlayan resmî bilgiler var.

Devletin en tepe kurumu olan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), JİTEM’in varlığından haberdardı; hatta JİTEM’i “devletin istihbarat kurumlarından” biri olarak sayan MGK, bu örgütün görev ve çalışmalarını da koordine ediyordu.

Jandarma Genel Komutanlığı’nın, Savcı Yüksel’e “JİTEM 1990’da sonlandırıldı” diye verdiği yanıttan tam 6 yıl sonra, 18 Aralık 1996’da MGK’ya sunulan “Terörle Mücadelede Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı raporda JİTEM, MİT ve Emniyet’le birlikte devletin üçüncü “istihbarat teşkilatı” olarak adlandırılıyor.

Milli Güvenlik Kurulu Sekreterliği’nin Bakanlıklararası Kurula sunduğu raporda JİTEM’in görev ve çalışma alanı şöyle tarif ediliyor: “MİT, JİTEM ve Emniyet gibi devlet istihbarat teşkilleri arasında bir çalışma düzeni ve hiyerarşi bulunmamakta. Elde edilen istihbarat bürokrat ve hiyerarşik uygulamalar nedeniyle gecikmiş istihbarata dönüşmektedir. İstihbarat teşkilleri tümüyle birbirinden bağımsız ve koordinesiz çalışmaktadır. Bu nedenle bölgede bir geçim kaynağı haline gelen istihbarat sektörü mutlaka bir merkez altında birleştirilmeli, tahsis edilen ödeneğin bu merkezce sarf edilmesi zorunludur. Devletin stratejik istihbaratının diğer ülkelerde olduğu gibi terör örgütünün üst düzey yönetim kadrosunun ortadan kaldırılmasına teksif edilmesi gerekir. Bölgesel haber elemanları ve itirafçılar için MİT bünyesinde bir koruma dairesi tefrik edilmesi ve devlet gücünün hissettirilmesi asıldır. Ayrıca jandarmanın yurtiçi ve dışı istihbarat faaliyetlerinde bulunması için özel bir yasa bir an önce yürürlüğe girmelidir.”

Devletin istihbarat kurumları arasında koordinasyon sağlamayı amaçlayan raporun bu kısmı, “terörle mücadelede” yaşanan sorunlar üzerine ele alınmış. Hükümet üyeleri ile Genelkurmay’dan yetkililerin içinde olduğu “Bakanlıklararası Takip ve Yönlendirme Kurulu”na sunulan bu raporda, JİTEM’in varlığı tartışmasız şekilde kayıtlara yansıdığı gibi örgütün aktif olduğu ve faaliyetlerinin düzenlendiği anlaşılıyor.

Bu durumda JİTEM’in Jandarma tarafından Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşünü alınmadan ve İçişleri Bakanlığı’nın onayı olmaksızın kurulduğu iddiası geçerliliğini yitiriyor.

Söz konusu rapor ilk defa 18 Aralık 1996’da Milliyet Gazetesi’nce “MGK’nın Gizli Raporu” başlığıyla duyurulmuştu.


Bütçesi Meclis’te gizli görüşüldü
Tabii JİTEM’in varlığının 1990’da sona erdiği ve devletin diğer kurumlarından habersiz kurulduğu sonucuna ulaşan savcılık soruşturmasının aksini gösteren başka belgeler de var. Varlığı kabul edilmeyen JİTEM’in bütçesi TBMM’de askeri yetkililer ile hükümet üyesi bakanların katılımıyla gizli oturumlarda yapıldı. Gizli oturumu deşifre eden dönemin CHP Genel Sekreter Yardımcısı Sinan Yerli Kaya, bu durumu 16. 02. 1997 tarihli Milliyet‘e şöyle anlatmış: “İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken JİTEM’in bütçesini basına kapalı olarak görüştük. Hatta bize görüşme ve rakamları kamuoyuna sızdırmamamız için namusumuz ve şerefimiz üzerine yemin ettirdiler. Dosyada hiçbir bilgi yoktu, sadece rakamlar vardı. Görüşmelere Hazine ve Maliye yetkilileri dahi alınmadı. Sadece askeri yetkililer ile milletvekilleri katıldı.”

Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel’in “yetkisizlik” kararı vererek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği JİTEM soruşturmasının bundan sonra izleyeceği seyri kamuoyu merakla bekleyecek.


Bir günde 78 kelle aldım
İkinci Ergenekon davasında sanık olan emekli Albay Arif Doğan, savcılık ve mahkemedeki ifadesinde JİTEM’i kendisinin kurduğunu söylemişti. Arif Doğan, şunları anlatmıştı:

» Veli Paşa’ya devrettiğim Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’dır. JİTEM benimle vardır. ‘Sen devlet misin?’ diye sorabilirsiniz. Hayır. Örgütle mücadele eden kişiyim.

» JİTEM’in görevi PKK grubunu tespit edip en az 100 kişilik gruplarla çatışmaktır.

» JİTEM sivildir. Bir tek asker benim. 10 bin kişi vardı. Ama 20’den fazla bir araya gelmez. PKK’nın ölüm bölgesine giren birimdir. Buradaki subaylara sorun ölüm bölgesinin neresi olduğunu bilmezler.

» En büyük operasyonun istihbaratını fuhuş yapan bir kadından aldım. Bir günde 78 kelle aldım. JİTEM unsurlarıyla çalışılmasıydı bugün 80 bin şehit vardı.

» JİTEM ile GÖTEM birbirine girdi. Bölgedeki istihbarat kesildi. JİTEM’i lav ettik. Ben Kandil’e yaya olarak çıkan 21 kişiden biriyim

» JİTEM kadrolu bir kuruluş değildir. Geçici bir süre denenmek için kurulmuş operatif bir birimdir. Yani istihbarat artı icraat.