• 24.03.2013 00:00
  • (6061)

 Barışa adım adım yaklaşıyoruz. PKK lideri Abdullah Öcalan, örgütü adına silahlı mücadele döneminin kapandığını ilan etti. Tabii bunun bir de uygulama süreci var. KCK adına dün de Murat Karayılan ateşkes ilan ettiklerini açıkladı. Ama silahlı güçlerinin sınır dışına çekilmesini denetleyecek bir komisyonunun varlığını şart koştu. İmralı’da da zaten bu konuda bir mutabakat olduğu biliniyor.Başbakan Erdoğan, daha önce âkil insanlar komisyonu üzerinde hükümetin bir çalışma içerisinde olduğunu duyurmuştu. Yani sırada şimdi âkil insanlar komisyonunun oluşturulması var. Bu komisyonda kimlerin olacağına dair de medyada sıkı bir tartışma var. İki taraf da aslında bugün “âkil insan” olarak öne çıkan pek çok isme itiraz ediyor.

Bu itirazların kuşkusuz haklı bir sebebi de var. Vitrinde olmak sadece bu komisyona girmede bir ölçü olmamalı, toplum içerisinde bir ağırlığı da olmalı. Maalesef toplumda karşılığı olmayan çok sayıda ünlü isim bu komisyona önerilebiliyor.

Ben barış ve çözüm sürecine mesafe koyan, kuşkuyla bakan, bu konuda şüphe uyandırmaya çalışan çoğu ismin ki bunların çoğu bayağı tanınmış insanlar bu komisyonda görev almasını yararlı bulmuyorum. Bazı tanınmış isimler var ki onlar da girip-çıktığı kavgalar sebebiyle kendilerini bayağı yıprattılar. Bunlar âkil insanlar komisyonunda yer aldıklarında bir güvensizliğe sebep olacaklardır.

Bu komisyonda yer alacak isimlerin illa da Kürt cemaatine yakın olmaları gerekmiyor, çünkü bu sorun Türkiye’nin sorunu ve genel kamuoyunu ilgilendiriyor. Tabii sadece hükümete yakın isimler de olmamalı. Toplumun sağduyusuna ve samimiyetine güvenebileceği isimler olması yeter bence. Ayrıca bu komisyonda yer alacak isimlerin tanınmış olmaları da bence şart değil, belli toplum kesimleri üzerinde etki ve itibar sahibi olması da yetebilir.

Ben bir liste oluşturmaya başladığımda en çok gazetecilerin adının öne çıktığını fark ettim. Bunların hepsi kuşkusuz önemli ve değerli isimler. Ancak istisnalar hariç hiç bir gazetecinin böyle bir komisyonda yer almasını isabetli bulmuyorum, kendim de dâhil. Çünkü çoğu gazeteci yakın zamana kadar derin bir kamplaşmayı yaşayan ülke siyasetinde fanatik bir taraftar gibi davrandı. Sevenleri kadar sevmeyenlerinin, güven duyanlar kadar güvensizlik besleyenlerin çok olduğunu vurgulayalım.

Ha unutmadan, barış sürecinden endişe duyanları, sürece “ihtiyatlı” ve “temkinli” yaklaşanları daha baştan eledim.

Benim oluşturduğum listede bir öncelik sıralaması yok. İlk sıradaki ile son sıradakinin aynı değerde olduğunun altını çizmek istiyorum. Bunun nedeni alfabetik sıraya koyacak kadar vaktimin bulunmaması. Çoğu ismi twitter’dan ortak önerilerle oluşturdum, bazılarını da Taraf’ın yazıişlerinden gelen önerilerle.

İlk sıraya Ayşen Gruda’yı koyuyorum. Gruda, PKK’lı gençleri bizzat eve dönüş için ikna etmeye hazır olduğunu açıkladı ve bunun için görev beklediğini duyurdu. Barış süreci henüz bu kadar ortaya çıkmamışken anlamlı bir çıkıştı bu ve Türkiye kamuoyunu çok olumlu etkiledi.

İkinci sırada Kadir İnanır var. Öcalan’ın, İsyan filmindeki Apo olduğunu söyleyen İnanır, Kürtlerle gayet iyi empati kurmuştu. Barış sürecine de kendisi çok inanır.

Diğer isimleri yer darlığından dolayı sıralamak zorundayım.

Üç: Yaşar Kemal

Dört: Rakel Dink

Beş: Sezen Aksu

Altı: Adalet Ağaoğlu

Yedi: Gülten Kaya

Sekiz: Leyla Zana

Dokuz: Akın Özçer

On: Temel İskit

On bir: Cemal Uşşak

On iki: Ümit Boyner

On üç: Yıldız Bayramoğlu

On dört: Nuşerivan Elçi (Şırnak Barosu Başkanı)

On beş: Ayşe Böhürler

On altı: Eren Keskin

On yedi: Hidayet Şefkatli Tuksal

On sekiz: Güler Sabancı

On dokuz: İbrahim Betil (Türkiye Gönüllüleri Eğitim Vakfı eski başkanı)

Yirmi: Hayrettin Karaman

Yirmi bir: Bayram Bozyel

Yirmi iki: Rober Koptaş

Yirmi üç: Emine Uşaklıgil

Yirmi dört: Yılmaz Ensarioğlu (Eski Mazlumder Başkanı)

Yirmi beş: Mehmet Emin Aktar (Eski Diyarbakır Barosu Başkanı)

Yirmi altı: Raif Türk (Eski DSİAD Başkanı)

Yirmi yedi: Şah İsmail Bedirhanoğlu (GÜNSİAD Başkanı)

Yirmi sekiz: Öztürk Türkdoğan (İHD Başkanı)

Yirmi dokuz: Seydi Fırat (Birinci barış grubu üyesi)

Otuz: Hanım Onur (Solin’in annesi, Cizre Belediye Başkanvekili)

Otuz bir: Vahap Coşkun

Otuz iki: Cevat Öneş

Otuz üç: Füsun Eczacıbaşı

Otuz dört: Tarık Ziya Ekinci

Otuz beş: Çetin Altan

Otuz altı: Sezai Karakoç

Çoğu ismi yakından tanıyoruz, bazı isimlerin unvanını da vurgulama gereği duydum. Komisyonda görev almalarının neden isabetli olduğuna dikkat çekmek için. Oluşturulacak olan komisyonun 30 kişiye yakın olması bekleniyor, ben 36 isim yazdım, zorluk çekilmesin diye...


[email protected]