• 2.08.2013 00:00
  • (4527)

 Erdoğan’ı devirme hırsı gözünü o kadar bozmuş ki Hasan Abi (Hasan Cemal), Erdoğan’ı artık Erbakan olarak görmeye başladın.

Hani 28 Şubat’ta devirdiğiniz rahmetli Erbakan Hoca.

Kırgın ayrıldı bu dünyadan.

Yüreği tertemizdi, politikayı da bilmezdi.

Hele devleti hiç tanımazdı.

Nereden bilebilirdi ki gazetecilerin bu ülkede generallerden daha general olduğunu.

Darbenin "Vendetta" maskeli gazetecilerden geleceğini tahmin bile edemezdi.

Erbakan Hoca, kendi halinde biriydi. Sevginin, saygının, tatlı dilin bütün kötü yürekleri çözeceğini, bütün kapıları açacağını düşünürdü.

Devlet geleneğini de bilmezdi; ne paşa torunuydu ne de devletlu.

Millet seçmiş, Ankara’ya göndermişti.

Nereden bilebilirdi ki; bir Ankara var, Ankara’dan içeri...

Erdoğan'ı devirmeyi kafanıza koyduğunuzdan bu yana, gözünüz devrilen liderlerden başka kimseyi görmüyor.

Bir Menderes'e, bir Erbakan'a benzetip duruyorsunuz Erdoğan'ı...

Hani hepsini devirdiniz ya, Erdoğan'ı da hep devrilecek birine benzetmeniz bundan.

Yaşlılıktandır, diyeceğim ama değil.

Gençliğinde de böyleymişsin Hasan Abi.

Emin Çölaşan'dan sonra ilk "Ecevit gitmelidir" yazısını sen yazmıştın.

O günlerde de "eve dönüş" gündemdeydi.

Çekilme süreci tamamlanmış, dağdakiler dönüş için siyasi bir af çıkmasını bekliyordu.

Ecevit devrilince tabii her şey yalan oldu.

Abdullah Öcalan'a mektup yazarak "kardeş kavgasına son vermek istediğini" ileten Erbakan Hoca'yı 28 Şubat'ta yine siz devirdiniz.  Seçilmişleri küçümseyen bir gelenekten geliyorsunuz.

Toplum için en iyisini, kendini devletin sahibi sanan üç-beş kişinin bilebileceğini düşünüyorsunuz.

Maşallah, egonuz bir milyon.

Toplumun büyük bir bölümünün oyunu, desteğini, sevgisini kazanan Başbakan bile bu egonun yanında yaya kalıyor.

Bizim ülkemizde yazar-çizer takımının faşist olmayanına "liberal" veya "demokrat" dendiğinden, millet sizi de böyle biliyor.

Derin güç merkezleriyle birlikte ülkenin başbakanını devirmeye çalışanlara "demokrat" denilmesi ancak ve ancak bizim ülkemizde mümkün olabiliyor işte...

Erdoğan diktatör!

Erdoğan padişah!

Öyle mi?

Vesayet altına alamadığınız her lider size göre diktatör, size göre padişah!

Güçlü olduğu için mi diktatör?

Aynaya bakın lütfen; diş geçiremediğiniz ve vesayet altına alamadığınız için öfkeniz, kızgınlığınız, çaresizliğiniz yüzünüze yansıyor.

Suçlayıcılığınız bundan.

Bu insafsız, vicdansız iftiralarınız, kara çalmalarınız bundan.

Söyle Hasan Abi, sizin oyuncağınız olan bir başbakanı bu ülke neylesin?

Söyleyin; derin güç merkezlerinin vesayeti altına alınan bir başbakanı bu ülke neylesin?

Sahte sağduyu pozları takınan, meşruiyetini halktan almayan merkezlerin oyuncağı olmuş, vesayet altına alınmış, Erdoğan'ın yerine aday gösterilen liderleri bu ülke neylesin?

Bu millet için, bu ülke için taş üstüne bir taş koyabilecek bir iradenin, kararın sahibi olabilirler mi?

Sizin vesayet altına aldığınız bir başbakanı bu ülkenin başında görmek çoğu insana eminim ölümden beter gelir.

İradesini yitirmiş, kararlılığını kaybetmiş bir başbakana halk ancak acır; onun artık millet iradesini temsil edemeyeceğini bilir.

Erdoğan'ın size neden direndiğini, şantajlara, tehditlere neden boyun eğmediğini hâlâ anlayamadınız mı?

Bu halkın kendisine emanet ettiği iradeyi, koltuğunu korumak uğruna satmayacağını anlayamıyor musunuz?

Başbakan'ın, halkın sevgisini kaybetmektense sizin desteğinizi kaybetmeyi göze aldığını göremiyor musunuz?

Ve Hasan Abi, sanırım senin sadece gözlerin bozulmamış...