• 4.08.2013 00:00
  • (4503)

 Ertuğrul Özkök “demokratik darbe” önerirken, aslında darbenin dinamik ve zinde kuvvetlerine işaret ediyordu.

“Demokratik darbe”yi, faşistler yapacak değil ya, adı üzerinde “demokratik darbe!”. Böyle bir darbeyi tabii ki “demokratlar” yapacak.

Üstelik bu “demokratlar” da ülkemizdeki faşistlerden sayıca fazla?

Mesela, bir bakıyoruz “demokratlığına” kimsenin laf edemediği Orhan Kemal Cengiz, Erdoğan’ı nasıl deviririz diye yazı kaleme almış.

Erdoğan nasıl devrilir diye, ders veriyor.

Radikal’de, artık sayamadığım kadar “Erdoğan diktatör” konulu yazı kaleme aldıktan sonra, level atlayarak, Todays Zaman’da “Erdoğan’ı devirme” ünitesine geçmiş.

Radikal’de yazdığı “Erdoğan diktatör” temalı yazılarını okurken, Orhan Kemal Cengiz’in kesinlikle çok “dürüst” bir insan olduğunu düşünmeye başlamıştım.

Cengiz Bey bir türlü kendini ikna edemiyor, diye düşündüm; yoksa bir insan, neden bu kadar çok “Erdoğan diktatör”, “Erdoğan padişah” diye tekrarlayıp dursun ki?

Belli ki kendisini ikna etmeye çalışıyor.

Belli ki, çok sayıda “Erdoğan diktatör” yazısı yazmasına rağmen, aslında değil okuyucuyu, kendisini bile ikna edememiş ve kendisi de bunun farkında.

Fakat o da yurdum insanı veya yurdum demokratı gibi kervan yolda dizilir misali, “Hele bir diktatör diyelim, vicdanımızı yolda yatıştırırız” diye yola koyulmuş anlaşılan. Önünü gördüğü yok. Aksiyonun esamisi okunmuyor bu planda. Öyle;

“Küçük bir hareketle büyük bir fırtına nasıl koparılır”, 

“Zincirleme reaksiyona nasıl neden olunabilir”,

“Erdoğan’ın hızlı düşüşünün yolu nasıl açılabilir”,

“İstanbul’u alıp, parti içinde adam ayarlarsak artık dayanamaz devrilir”

türünden siyasi mühendislik ürünü kopya fikirlerle bu işin olabileceğini pek sanmıyorum.

Yazının başlığı “10 adımda…” diye başlıyor ama, bu darbe dersleri dört adımda bitiyor… Böyle ucuz devrim planı mı olur?

Doğrusu ben daha sofistike bir “Erdoğan’ı devirme kursu” olacağını düşünmüştüm.

Ayrıca bu dersin çok sıkıcı olduğunu da eklemem gerekiyor. En azından ilk ders İttihatçılar’dan başlasın; onlar daha hareketliydi; “Tak beline revolveri, yolda kıstırırsın paşanın birini ya da dalarsın sarayın veya konağın birine, olur biter…”

Barut kokusu çıkmazsa darbenin hiçbir heyecanı olmaz değil mi ama…

Ertuğrul Özkök’ün “demokratik darbe” dediğine bakmayın siz, emsal gösterdiği Mısır’daki darbeci generalin bir gecede 300 göstericiyi katlettiğini o da iyi biliyor aslında. Onların gayesi, “demokrasi” adı altında yola çıkılması. Nasıl olsa darbeye de sıra gelecektir!

Benim önerim Erdoğan’ı devirme derslerine şunu da eklemeniz: Ege’de mühimmatla yakalanan DHKP-C üyelerini bu işe bir yerinden katabilirsiniz mesela. Nasıl olsa onların hedefi de Başbakan. Hem silahsız-suikastsız gerçeklik duygusu da oluşmuyor…

Bence bu dersleri biraz daha zenginleştirmelisiniz. 2014’teki seçimlere kadar da epey zamanınız var…

Lakin öğretmen olan sizsiniz, elbette daha iyi bilirsiniz!