• 10.08.2013 00:00
  • (3696)

 

Ergenekon kararlarının sanık yakınlarında derin bir üzüntü yarattığı tartışılamaz. Ancak Ergenekon kararlarının ardından yükselen tepkilere karışan yabancı bir ses var; bugüne kadar Ergenekon soruşturmasını hararetle destekleyen Hasan Cemal ve Cengiz Çandar gibi bazı liberaller, kaç gündür verilen kararın toplum vicdanını ne kadar yaraladığını, kendilerini ne kadar üzdüğünü anlatmaya çalışıyor.

Öyle ki, “yürek sızlatan” çığlıkları, hapis cezası alan sanık yakınları ile Ergenekon taifesini bugüne kadar desteklemeye bir an olsun ara vermeyen Hürriyet’in sesini bile bastırmış durumda.

Ama bu çığlıklar yine de eğreti kalıyor. Bir yabancılık hissediliyor bu seslerde, bir sahtelik seziliyor.

Teşbihte hata olmaz denir; bizim liberaller, neredeyse cenaze sahibinden daha fazla ağlıyor, ağıt yakıyor ve isyan ediyor.

Arada ağlama seslerine bazı tuhaf sözler karışıyor; intikam yemini eder gibi...

Peki bu liberaller gerçekten ne yapmaya çalışıyor?

Bu kadar gözyaşının ve vicdan gösterisinin arkasına saklamaya çalıştıkları aslında önemli bir şey var: Makas değişikliği!

Bu makas değişikliğini, gözyaşlarının arkasına gizliyorlar.

Açık yüreklilikle, doğrudan yapamıyorlar bunu.

Ayıplanacaklarını bildiklerinden, insanoğlunun en zayıf yanına sığınıyorlar.

Gözyaşları sözlerden daha ikna edicidir; izleyiciyi daha kolay aldatır.

Vicdan gösterileri daha etkileyicidir; seyirciyi daha çabuk tesiri altına alır.

Oysa çözüm sürecini bozmaya çalışarak, yüreklerinin ne kadar kalın bir nasırla kaplı olduğunu biz yeterince biliyoruz.

Beyaz Türkler’le yaptıkları ittifakı, Gezi’deki demokratik meşruiyetin arkasına gizlediler; ulusalcılarla yakınlaşmalarını ise Ergenekon kararlarının arkasına gizlemeye çalışıyorlar.

Kah Gezi sosyolojisine bürünmeleri, kah toplum vicdanına sığınmaları bundan.

Ama döktükleri bu gözyaşları, demokratik meşruiyetten yoksun derin ittifaklarının üstünü örtmeye yetmiyor.

Yeni yüzleri, Vendetta maskesi gibi uzaktan sevimsizce sırıtıyor...

Güneşi balçıkla sıvayamazsınız.

Vicdanları kalkan yaparak, gerçekleri gizleyemezsiniz.

İtirazım makas değişikliğine değil, olabilir, bu gayet normal.

Benim itirazım, bunu türlü numaralarla yapmanıza, demokratik meşruiyet zemininden hızla ayrılmaya başlamanıza; gazeteci gibi değil, partizan gibi hareket etmenize, toplumsal ve siyasal algılar üzerinde “mühendislik” oyunları oynamanıza...

Ve en çok da bunları bu kadar rahat yapıyor oluşunuza itiraz ediyorum!