• 18.11.2013 00:00
  • (3549)

Türkiye dün tarihi günlerinden birini yaşadı. Başbakan Erdoğan, Diyarbakır’da bir araya geldiği Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir ile birlikte ülkemizin en önemli sorunu olan Kürt meselesi ve PKK sorununa ilişkin önemli mesajlar verdi.

Çözüm sürecinin bittiğinin tartışıldığı günlerde Erdoğan, dağdakilerin eve döneceği ve cezaevindekilerin de dışarı çıkacağı mesajını verdi. Bu çözüm sürecine emin adımlarla devam edildiği anlamına geliyor. Erdoğan’ın bu mesajlarının alt yapısını İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşen MİT heyeti hazırladı. İmralı’da Öcalan ile heyet arasında yapılan son görüşmede Türkiye sınırlarının dışına çıkmayan silahlı unsurların çekilmesi ve örgütün silahsızlandırılması hususunda yeni bir mutabakata varıldı.

***

Hükümetin önümüzdeki günlerde atacağı birtakım adımlara bağlı olarak; varılan bu mutabakatla, hızını yitiren çözüm sürecinde önemli bir aşama daha kaydedilmiş oldu. Çözüm sürecinin başında sağlanan mutabakat yeni rötuşlarla birlikte kaldığı yerden devam edecek. Öcalan, Kandil’e mutabakatın ilerlemesi için hükümeti dört ay izleyeceği mesajını gönderdi.

Başbakan Erdoğan’ın dün “Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz” sözleri, İmralı’daki son görüşmeyle bağlantılı. Bu mesaj, PKK meselesine ilişkin hükümetin çözüm takvimini işlettiğini gösteriyor. Fakat en az bunun kadar önemli olan Erdoğan’ın konuşmasında yaptığı “yeni Türkiye” vurgusuydu. PKK meselesinin yanı sıra bu ülkenin bir de Kürt sorunu gerçeği var. Bugüne kadar da iktidara sık sık “Kürt sorununun çözümüne ilişkin vizyondan yoksun olduğu” eleştirisi yöneltiliyordu. Ancak Başbakan dün Diyarbakır’da sadece PKK meselesine yönelik değil, Kürt meselesinin çözümüne ilişkin de bir vizyon ortaya koydu.

***

Bu vizyon, Erdoğan’ın konuşmasında “yeni Türkiye” ve “1920 ruhu” sözlerinde ifadesini buluyor.

“1920 ruhu”, Cumhuriyeti kuran ruhtur. 23 Nisan 1920’de toplanan Birinci Meclis, Kürt sorununun bugünkü çözümü için de model olacak. Sivas ve Erzurum Kongreleri’nde temeli atılan Birinci Meclis, Kürtlerin kendi bölgelerinde öz yönetim hakkına sahip olduklarını teslim ediyordu. Mustafa Kemal’in Meclis Reisi olarak El Cezire Komutanlığı’na gönderdiği talimatta, bundan “muhtariyet” olarak bahsediliyor.

Kurtuluş Savaşı’nı birlikte veren ancak Cumhuriyet kurulduktan sonra hakları gasp edilen Kürtlere iade-i itibar yapılıyor. Kürtler inkar edilmeden, asimilasyona tabi tutulmadan, yok sayılmadan artık bu ülkenin eşit vatandaşları olarak bu ülkede yerlerini alacak. Birinci Meclis’te öngörülen siyasal haklara da sahip olacaklar. 1920 ruhu, Kürt sorununun birlik ve beraberlik içinde çözümünün formülü olacak.

Diyarbakır buluşması, siyasal iktidarın çözüm sürecini yürütme iradesini, PKK ve Kürt meselesini çözme kararlılığını göstermesi bakımından tarihi öneme sahip.

Türkiye normalleşiyor. Bundan hepimiz sevinç duymalıyız.