• 12.07.2014 00:00
  • (2662)

 Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçim vizyon belgesini dün açıkladı. "Yeni Türkiye yolunda" adı verilen 42 sayfalık belge, üç temel başlık altında toplanmış. Birinci ana başlık demokrasiye, ikincisi ekonomiye, üçüncü başlık da dış politikaya vurgu yapıyor. Vizyon belgesi, Erdoğan'ın değişim iradesini ve yeni Türkiye tasavvurunu yansıtıyor. 

Değişim sözcüğünü sanırım bugüne kadar hiç kullanmadığı kadar dünkü toplantıda kullandı Erdoğan. Vizyon belgesini açıklamadan önce Erdoğan'ın dünya ve cumhuriyet tarihini özetlediği konuşmasının ana temasını yine "değişim" oluşturdu. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda sonra yerle bir olan Avrupa, bitik haldeki Almanya ve atom bombası atılan Japonya'nın, çok kısa sürede toparlanıp dünyanın en büyük ekonomileri haline gelmelerine değinen Erdoğan, aynı tarih diliminde Türkiye'nin ise çok partili hayata geçtiğini ancak askeri darbelerle dünyadaki değişim ve kalkınma rüzgârını ıskaladığını anlattı. 

Korkunç yıkımlara rağmen Avrupa'nın küllerinden değişim sayesinde doğduğunu anlatan Erdoğan, Türkiye'nin ise değişimden korktuğu için kalkınamadığını, ekonomisini ve demokrasisini geliştiremediğini vurguladı. Türkiye'deki yoksulluğun zayıf demokrasinin, toplumun yaşadığı acıların asıl nedeninin değişime karşı gösterilen direnç olduğunu söyleyen Erdoğan, AK Parti'nin iktidara geldiği günden bu yana aynı dirençle karşı karşıya kaldığını belirtti. 

Vizyon belgesinde yer alan ve Erdoğan'ın başbakanlığı sırasında başladığı icraatların devamı niteliğindeki çok önemli vaatlerin yanında bence konuşmaya damgasını vuran bu "değişim" iradesiydi. Türkiye'yi dünyanın gelişmiş büyük ekonomileri arasına katmayı vaat eden Erdoğan, uzlaşma kültürüne dayalı, çoğulculuğu esas alan, ileri demokrasi toplumu yaratma sözü de verdi. Vizyon belgesindeki en önemli kısım, benim için bu belgenin taşıdığı değişim ruhudur. 

"Yeni Türkiye" iddiasını bu değişim ruhu oluşturuyor. Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında bu değişim ruhunu yakaladığını, benimsediğini ve gelecek Türkiye tasavvuruna dönüştürdüğünü gördüm. 

Erdoğan'ın statükodan kaynaklı dirence konuşmasında sürekli atıf yapması, Türkiye'nin asıl çatışma alanını göstermesi bakımından son derece önemlidir. Bu ülkenin son yıllarda yaşadığı sert siyasi kavgaların, hatta demokrasi dışı müdahalelerin arkasında bu değişim iradesi yatıyor. Siyasal ve toplumsal alanda çatışan güçlerin bir tarafı değişimi, diğer tarafı ise bu değişimden kaynaklanan direnci temsil ediyor. 

Erdoğan'ın vizyon belgesi yeni Türkiye'den yana çok güçlü bir değişim iradesi ve iddia ortaya koyuyor. Erdoğan'ın karşısına çıkarılan Ekmeleddin İhsanoğlu ise dikkat edilirse hiç bir vizyonu ve iddiayı temsil etmiyor; İhsanoğlu, Erdoğan'ın vizyonunu engellemek üzere belirlenen ve statüko tarafından desteklenen bir aday. Erdoğan değişimi ve yeni Türkiye'yi temsil ederken; İhsanoğlu bu değişimden rahatsızlık duyan direnci, statükoyu temsil ediyor.