• 2.08.2014 00:00
  • (2521)

 Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Tayyip Erdoğan'ın Van'daki seçim mitingini izleme fırsatı buldum. Mitinge ilgi hayli yüksekti. Alanı sadece AK Parti seçmenleri doldurmamıştı; BDP'ye oy verenler de Erdoğan'ı dinlemeye gelmişti. AK Parti'ye oy versin vermesin Doğu ve Güneydoğu'da Erdoğan'a büyük hayranlık var. Erdoğan'ın cesaretine, kararlı duruşuna saygı duyuyorlar. Ulusalcılara ve Cemaat'e karşı verdiği savaşı da gönülden destekliyorlar. Çözüm süreciyle birlikte Erdoğan'a olan inançları daha fazla artmış durumda.

Van'daki miting konuşmasında bir kez daha anladım ki seçmen için Erdoğan sahici bir lider. Konuşmasının büyük bir bölümünü ayırdığı İsrail-Filistin meselesiyle ilgili görüşleri içten ve samimi. Diplomatik bir iki yüzlülük kokmuyor. Amerika ne der, İsrail ne der, Batı ne der endişesi yok. Gerçekleri bütün açık yürekliliğiyle dile getirmesi onu toplumla yakınlaştırıyor. İsrail'in Gazze'de uyguladığı katliamı dünyada bu kadar net bir duruşla kınayan, lanetleyen ve Erdoğan kadar ciddi bir tepki veren lider yok. Meydanı dolduran Vanlılar da İsrail'e karşı büyük bir tepki içindeydi. Başbakan'ın İsrail'i eleştiren her sözüne "yuh" çekerek eşlik ettiler. Kuşkusuz İsrail'e karşı yükselen bu tepki anti-semitizmden uzak bir niteliğe sahip. Bugüne kadar İsrail'e yönelik her eleştiri "anti-semitizm" olarak değerlendirilip bastırıldı. Ancak Türkiye'deki tepkiler İsrail devletinin sınırsız vahşetine yönelmiş durumda, bir ırka veya dine değil. Yüzlerce çocuk, kadın ve yaşlı insanın da aralarında olduğu binlerce sivil Filistinli'yi bile isteye katleden bu devlete yönelik tepki gösterilmemesi aslında sorunlu bir duruma işaret ederdi. Başbakan Erdoğan'ın Gazze'deki katliamlar karşısında İsrail'e yönelik eleştirilerini sakınmaması, kendisine olan hayranlığı daha da yükseltiyor. 

Van'da gözlemlediğim kadarıyla meydanlarda İsrail'den sonra en büyük tepkiyi çeken diğer bir taraf ise Pensilvanya. Başbakan daha Pensilvanya der demez meydandan "yuh" sesleri yükseliyor. Erdoğan'ın 30 Mart yerel seçimleri öncesi yaptığı pek çok mitingde Pensilvanya'ya yönelik tepkinin varlığını görmüştüm elbette; ama meydanların Gülen'e karşı öfkesinin bu kadar canlı kalabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Pensilvanya'nın adının geçtiği her sözde miting meydanını büyük bir öfke homurtusu doldurdu.

Van mitinginin en pozitif kısmı çözüm süreciydi. Başbakan'ın cumhurbaşkanı olduktan sonra çözüm sürecini kararlı bir şekilde devam ettireceğine ilişkin sözleri büyük destek buldu. Kürtler için de aslında barışın en büyük güvencesi Erdoğan. Eski Türkiye'den kimse Kürtler kadar çekmedi. Eski devletin korkunç yüzünü onlardan daha iyi kimse bilemez. Köyleri yakılan, evleri boşaltılan, sokak ortasında yargısız infaza uğrayan kuşkusuz onlardı. Son yedi yılda Cemaat'in de eski devletin yeni yüzü olduğunu gördüler. KCK operasyonlarıyla bunu tecrübe ettiler. Bu yüzden Erdoğan'ın yeni Türkiye'yi temsil ettiğini en iyi Kürtler biliyor ve anlıyor. 10 Ağustos'ta bunun sandığa yansıyacağına da inanıyorum.