• 10.09.2014 00:00
  • (2440)

 Kürt hareketi uzun bir süredir devlet ile yapılan görüşmelerin bir üst formatta sürmesini talep ediyordu. Görüşmelerin mevcut biçimini "diyalog" olarak değerlendirip yetersiz buluyorlardı. Artık "müzakere aşamasına" geçilmesini istiyorlardı. HDP heyetinin son İmralı ziyaretinde Abdullah Öcalan, "diyalog sürecinin yeni bir formatta pratikleşme aşamasına geldiğini" duyurdu. 

Çözüm sürecinin son iki yıldaki seyrine bakıldığında "diyalog" veya "müzakere" kavramlarının fazlasıyla iç içe geçtiği rahatlıkla görülecektir. Mesela Öcalan'ın bir önceki açıklaması "30 yıllık savaş demokratik müzakerelerle sonuçlanmak üzeredir" şeklindeydi. Bugüne kadar süregelen görüşmeleri sadece "diyalog" ile sınırlamak o kadar da gerçekçi değil. Siyasi ve hukuki gerekçelerle hükümet buna ad koymaktan kaçınsa da Öcalan ile yapılan görüşmeler her zaman nitelikli görüşmelerdi. Kuşkusuz çözüm süreci yeni bir evreye geçtiğinde bu ilişki ve görüşmelerin düzeyinde haliyle bir farklılaşma olacaktır. Sürecin bir üst evreye taşınması, görüşmelerin niteliğinin de bir üst aşamaya geçeceği anlamına geliyor. Bu konuda hükümette herhangi bir sıkıntı yok. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun süreç için tarih vermesi, "2015 yılının final yılı olacağını" deklare etmesi, İmralı'nın ise "uygulama aşamasına geçilmekte olduğunu" belirtmesi, çözüm sürecinde yeni bir aşamanın eşiğinde durduğumuzu gösteriyor. Süreci ileri taşıyacak adım hükümetten gelecek. Son günlerde sık sık gündeme gelen, hükümetin üzerinde çalıştığı "yol haritası" tamamlanıp açıklandığında, çözüm sürecinin bir ileri aşaması da başlamış olacak. Bu adımın eylül sonuna veya ekim ortasına kadar tamamlanması bekleniyor. Bu arada kamuoyunun yeni aşama için hazır hale gelmesi de bekleniyor. Çözüm sürecine toplumsal destek her geçen gün elbette artıyor; ancak atılacak her adım öncesi kamuoyunun nabzı tutulmak zorunda ve hükümet de buna çok fazla dikkat ediyor. 

Yol haritasının içeriği aslında sır değil, genel hatlarıyla medyaya da yansıdı. İçişleri Bakanı Efkan Ala, katıldığı bir televizyon programında yol haritasının altı aşamadan oluştuğunu söyledi. Bunlar sırayla "Çekilme, silahların bırakılması, geriye dönüş, dönüşten sonra alınacak kararlar, topluma kazandırma ve siyaset alanı." 

Aslında çözüm sürecinin aşamaları yeni belirlenmiyor. Öcalan ile görüşmeler başladığında zaten bu başlıklar üzerinde bir mutabakat sağlanmıştı. Fakat önemli olan bu mutabakatın hayata geçirilmesiydi. İşte bugün o aşamanın ikinci ve kritik evresine giriyoruz. Koşullar uygun ve kamuoyu da yeni sürece hazır. Adına ister "diyalog süreci", ister "müzakere süreci", isterse "yeni format" densin, bu yeni evre ülkemizin kaderini belirleyecek kadar önemli. Tarihin dönüm noktasında duruyoruz şimdi. Cumhuriyet'in kanlı açmazı olan Kürt sorunu, bu yeni evrede demokratik yöntemlerle çözülme şansına kavuşuyor; bu yeni aşama yüz yıllık kanlı bir parantezin kapanması anlamına geliyor. Bundan daha önemli bir gelişme olabilir mi?