• 23.11.2014 00:00
  • (2257)

 Kemal Kılıçdaroğlu, MİT'in CHP'ye operasyon yaptığını açıkladı. Hürriyet ise bu açıklamayı dev puntolarla manşete taşıdı. Açıklamanın ayrıntılarında somut bir "operasyon" bilgisi yer almıyor; sadece "MİT'in, bir ekibi CHP'yi karıştırmak için görevlendirdiği" iddia ediliyor. 

Kuşkusuz CHP'ye yönelik bir istihbarat operasyonundan bahsedilebilir; ancak bu operasyon dört yıl önce Baykal'a kaset komplosuyla Cemaat’e bağlı istihbaratçı polisler tarafından gerçekleştirildi. Bu operasyonla CHP yönetimi yeniden dizayn edilerek Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına getirildi. Ulusalcıların elinden çalınan CHP, "yeni sol, yeni CHP" söylemi üzerinden Pensilvanya'nın güdümüne girdi. CHP'ye yönelik bir operasyondan bahsedilecekse işe önce Baykal'a yapılan kaset komplosundan başlamalı. 

CHP'nin -Gladyo'nun yeni sürümü- Cemaat tarafından ele geçirilişinin hikayesini anlatmadan, partinin 17-25 Aralık darbesinin siyasi şubesi haline getirilişini görmeden CHP'yi anlamak mümkün değil. CHP'lilerin en büyük problemi de zaten bu; partilerinin ellerinden nasıl çalındığını hala anlamış değiller. Deniz Baykal ve Önder Sav ekibi, nasıl tasfiye edildiklerini bile anlayamadılar. 

Kemal Kılıçdaroğlu bir istihbarat operasyonuyla bu partinin başına geçirildiği gün, partinin de başına çuval geçirilmiş oldu. CHP'nin ulusalcıları olan partinin asıl sahipleri bu operasyona karşı çıkma cesaretini gösteremediği için partilerini kaybettiler ki, bu isimlerin bugün tek tek partiden kopmaya başladığını görüyoruz. Komplonun mağduru olan Deniz Baykal, kendisine komplo kuranlardan medet umacak hale getirildi. CHP'liler hala bu gerçeği anlamaktan uzak durumdalar. Cemaat'in ürettiği iktidar düşmanlığının peşine takılarak kendilerini kaybettiler. Cemaat operasyonuyla gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nu hala başlarında tutuyorlar. 

Artık şunu anlamaları gerekiyor: Kaset komplosu Deniz Baykal'a değil, CHP'ye yapıldı. CHP'nin başına çuval geçirildi. Bu istihbarat operasyonu açığa çıkarılmadan CHP'nin kendini bulması, kendi kökleriyle buluşması ve yeniden umut vaat edici bir hale gelmesi mümkün değil. 

Kemal Kılıçdaroğlu, ilk günden beri hayali, yanıltıcı hedefleri işaret ederek dikkatleri kendi üzerinden uzaklaştırmaya çalıştı. CHP'yi peşine takarak Cemaat’in siyasi şubesi haline getirdi. Cemaat'in, MİT'i düşürmek için neler yaptığı malum; "İran ajanı" ilan ettikleri MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı 7 Şubat darbesiyle tutuklamaya bile kalktılar. 17-25 Aralık'ta Yargı darbesine giriştiler. Maalesef CHP, bu darbe süreçlerinin her birinde aktif olarak kullanıldı. CHP zaten son beş yıldır Cemaat'in operasyonuyla yönetiliyor. Hal böyleyken kalkıp "MİT'in CHP'yi karıştırdığını" iddia etmek aslında gerçekleri gizlemekten ve hedef şaşırtmaktan başka bir anlama gelmez. 

2010'daki kaset komplosundan bu yana CHP, Cemaat'in operasyonuyla yönetiliyor. CHP önce başına geçirilen Cemaat çuvalından kurtulmalı.