• 3.02.2017 00:00
  • (1563)

 16 Nisan’da sandıktan çıkan diğer bir sonuç da öyle görünüyor ki Deniz Baykal’ın CHP’nin gayriresmi genel başkanlığı oldu. Zira halk oylamasının ardından partinin genel başkanının yapacağı açıklamalar Deniz Baykal’dan geliyor.

Baykal, önceki gün katıldığı bir televizyon programında partisinin yüzde 48.6’ya liderlik etme sorumluluğu taşıdığını vurguladıktan sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacaksa çekilmesi gerektiğini söyledi. Bununla da yetinmeyen Baykal, Abdullah Gül’ün kendi adayları olabileceğini açıkladı. Baykal’a göre yüzde 48.6’yı rencide etmeyecekse Gül “Hayır” cephesinin adayı olabilir.

Baykal, Saadet Partisi’nden tutun, HDP’ye kadar “Hayır” cephesinde yer alan kesimleri, 2019’da geniş tabanlı bir aday çıkararak bir arada tutma, hatta çoğaltarak cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanma hesapları yapıyor.

Anlaşılan CHP’yi 2019’a hazırlayan isim Kemal Bey değil, Deniz Baykal. Bu görevi kendisine hangi gücün, ne zaman tevdi ettiği bilinmez; ama Baykal’ın “Hayır” kampanyasına aktif olarak katılması, yer yer Kemal Bey’den rol çalması, Mardin’den Ahmet Türk ile bir araya gelerek HDP ile yeni bir ittifak sürecinin işaretini vermesi, bu görevin kendisine 16 Nisan’dan önce tevdi edildiğini gösteriyor.

Baykal’ın, güç çevrelerinin desteğini arkasına almadan ortaya çıkması mümkün değil; Baykal, işareti almadan harekete geçmez.16 Nisan’da “Hayır” cephesinin yüzde 48.6’ya dayanması, Baykal’ın şansını iyice artırdı. Kendisine yeni bir fırsat verilmişe benziyor. Ahmet Türk ile birlikte. Kemal Kılıçdaroğlu- Selahattin Demirtaş ikilisini Baykal ve Türk’le değiştirebilirler.

Tabii siyasi hayatın kendi iç dinamikleri de var; Kemal Bey, ipleri şimdilik Baykal’a kaptırmış görünüyor ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde palazlanan önemli bir çıkar çevresi, yönetimin el değiştirmesini kenarda izlemeyecektir. 16 Nisan ile beraber CHP’de yeni bir iç çekişme dönemi başladı. Suların durulması zaman alacak.

GÜL’ÜN ADAYLIĞA NİYETİ VAR MI?

Deniz Baykal’ın, Gül’ün adaylığıyla ilgili sözleri, üzerinde durmayı gerektirecek önemde. Her şeyden önce AK Parti’nin kurucularından, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış bir ismin başka bir partiden, özellikle de CHP’nin öncülüğünü yapacağı bir koalisyondan AK Parti’ye karşı girişilecek seçim yarışında adının aday olarak geçmesi Gül için son denece talihsiz bir durum.

Deniz Baykal ve CHP’li bir çevre, Abdullah Gül’ün ismini 2019’daki seçim yarışında AK Parti’yi zayıflatmak için kasıtlı olarak gündeme getirmekte. Gül’ün kendi partisine karşı CHP’nin öncülüğünü yaptığı bir koalisyonun adayı olacağına ihtimal vermek zor. Gül’ün aklından böyle bir şey geçiyor mudur bilinmez lâkin bu konudaki spekülasyonların son bulması için herkesten önce Gül’ün bir açıklama yapması gerekiyor. Baykal’ın dediği gibi “Gül’ün niyeti var mı yok mu" önce bunun netleşmesi lazım.