• 24.07.2017 00:00
  • (1400)

 ABD Özel Kuvvetler Komutanı Orgeneral Raymond Thomas'ın, terör örgütü YPG'nin adını 'bir günde' nasıl değiştirdiklerini açık ettiği basın toplantısı, uluslarası ilişkileri anlamak için son derece önemli.

Orgeneral Thomas, aynı zamanda Suriye'deki PKK/PYD güçleriyle ABD adına ilişkileri kurmaktan sorumlu isim.

Thomas, ABD-PYD ilişkisini söz konusu basın toplantısında gayet net bir şekilde özetliyor. ABD'li komutan, Türkiye'den kaynaklı tepkileri aşabilmek için YPG'li yöneticilerden adlarını değiştirmelerini istiyor. YPG ise bir gün sonra adını 'Suriye Demokratik Güçleri' olarak değiştirdiğini bildiriyor. Thomas, aradaki 'demokratik' ifadesinin 'çok zekice bir hamle' olduğunu belirtirken, salondaki gazeteciler arasındaki gülüşme sesleri dikkat çekiyor.

Evet, gerçekten çok komik ve ABD'nin bir terör örgütünü bir günde nasıl 'demokratik güçlere' çevirdiğini anlatan ibretlik bir hikaye. Büyük devletlerin gücü aslında buradan ileri geliyor; Mısır'da olduğu gibi seçimle işbaşına gelen yönetimi 'terörist', gerçek terörist ve darbeciyi ise 'demokrat' ilan edebiliyorlar. Benzer süreci Türkiye'de de işletmeye çalıştılar. 15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı, milletin seçtiği Cumhurbaşkanı ve Başbakan devrilmeyi hak eden 'diktatör', darbeciler ise 'Türkiye'de demokrasiyi kurtaran 'Hero'lar' olacaktı.

Gelelim tekrar ABD'li komutana; PKK-YPG'nin adını bir günde 'Suriye Demokratik Güçleri'ne dönüştüren ABD'nin başarısının sırrı nereden geliyor? Elbette o salonda gülüşen medya temsilcileri olmasa ABD'nin başarılı olması mümkün değil.

Salonda gülüşen gazeteciler için de NATO ve ABD'nin ulusal güvenlik metinlerinde 'terör örgütü' olarak anılan PKK/YPG bir günde 'Suriye Demokratik Güçleri'ne dönüştü. Sadece Amerika'nın değil tüm dünyanın haber kaynağı olan bu uluslararası haber ajansları, televizyon kanalları ve gazeteler, terör örgütünü bir günde 'Suriyenin demokratik örgütü', 'Kürt güçleri' olarak adlandırmaya ve dünyaya servis etmeye başladılar.

Bu medya zincirinin Türkiye'deki halkaları da aynı şekilde PKK/YPG'yi 'Suriye Demokratik Güçleri' ya da kısaca 'Kürt güçleri' olarak anmaya başladı.

PKK/YPG'yi, Türk toplumuna 'Suriye'deki diktatörlüğe karşı çıkan siyasi bir örgüt' olarak anlatmaya başladılar. Doğan medyası yazarları, özellikle de Ertuğrul Özkök 'YPG'yi tanıyalım' yazılarıyla hükümeti ve kamuoyunu etkilemeye çalıştı.

Sadece medya değil, ülkenin ana muhalafet partisi olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da YPG'yi 'Kürtlerin kurtuluş ordusu' olarak isimlendirdi. ABD'nin bu uygulaması baştan aşağı zincirin tüm halkalarına ulaştı ve vahşi bir terör örgütü bir günde 'demokratik' bir partiye, silahlı güce dönüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı duruşu ve direnci olmasa YPG Türkiye için de terör örgütü olmaktan çıkacaktı. Neyse ki hükümet ve milli medya, ABD'li komutanın sözlerini gülünç bulmadı, aldanmadıve toplumu da aldatmadı. Bizim kazancımız da bu.