• 6.01.2017 00:00
  • (1302)

 Amerika ve PKK arasındaki ilişki ve yakınlık her geçen gün biraz daha ifşa oluyor. Daha doğrusu ABD, bu çirkin ilişkiyi artık fazla saklama gereği duymuyor. Harf, kelime oyunu oynamaktan da sıkılmışa benziyorlar.

Suriye’deki ABD Özel Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Raymond Thomas, Alman ARD kanalına verdiği röportajda açık açık PKK ile müttefik olduklarını kabul etti.

Gazetecinin sorusu şöyle: “PKK, Marksist bir örgüt değil mi?”

Generalin cevabı: Ben onlara Marksist değil, demokrat diyorum!

ABD’nin bu bakış açısının bugüne kadar sahaya yansıması nasıl oldu, dersiniz?

Bunun yanıtını da Amerikan ordu sözcüsü Ryan Dillon bütün açıklığıyla ifade ediyor: PKK’ya (örgüte hangi silahları verdiniz sorusu üzerine) hemen her şeyi verdik!

Amerika’nın, PKK/PYD’ye gönderdiği silah-mühimmat-araç-gereç dolu TIR’ların sayısının 4 bini bulduğu ifade ediliyor.

ABD, bu yardımı yaparken Suriye’deki DEAŞ ile mücadeleyi, Rakka operasyonunu gerekçe gösteriyordu.

Irak’ta DEAŞ’a yönelik askeri mücadele bitti; Suriye’de ise Rakka’nın ele geçirilmesiyle birlikte zafer ilan edildi. DEAŞ’ın EL Bab’dan sonraki en büyük varlığının bulunduğu Rakka da düştüğüne göre Suriye’de de DEAŞ tehdidinin ortadan kalktığı söylenebilir.

Peki bu durumda ABD, PKK/PYD’ye verdiği silah ve mühimmatı geri alacak mı? Türkiye’ye bu yönde bir söz verildiğini biliyoruz; ABD bundan sonra göstermelik de olsa örgüte verdiği silahları geri toplar mı?

ABD, daha önce de defalarca tekrarladığı gibi Türkiye’ye verdiği sözü tutmayacak. ABD’li komutanların son dönemde basına yansıyan demeçlerine bakılırsa Pentagon, PKK’yı silahlandırmaya ve desteklemeye devam edecek.

Peki, PKK/PYD’ye Suriye’de bir devlet kurdurmayacaklarını söylüyorlar, o zaman bu 50 bin kişilik SDG/YPG ordusunu neden kurdular?

Sakın Türkiye’ye karşı savaştırmak için olmasın?

ABD, TATBİKATLA GÖZÜMÜZÜ MÜ KORKUTUYOR?

ABD ve Almanya, Yunanistan’ı da katarak Ege'de askeri bir tatbikat gerçekleştiriyor. Tatbikatın amacı ise “Potansiyel rakipleri caydırmak” ve “Tartışmalı bölgelerde savaşmaya hazır olmak!”

Doğudan hangi tehdidi algıladıkları ise merak konusu. Persler’in yeni bir saldırı dalgası söz konusu olmadığına göre “doğuda” Türkiye’den başkası yok. O zaman ne demek istiyorlar? Tehdit Türkiye mi?

Evet, “Yeni Türkiye”yi bir tehdit olarak algılıyorlar. Erdoğan liderliğindeki Türkiye, istikametini değiştirmediği sürece Batı’nın hedefi olacaktır. Zaten adım adım Türkiye’yi çevreliyorlar. Ancak şimdilik durum korkutma, gözdağı verme, caydırma aşamasında. İleride işi tatbikattan çıkarıp gerçeğe dönüştürmeyeceklerinin garantisi yok. Bunu da akıldan çıkarmamak lazım.