• 15.11.2017 00:00
  • (1347)

 “Büyük Rakka operasyonu”nun göstermelik bir medya şovu olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor. BBC’nin görüntüleriyle servis ettiği habere göre ABD ve PYD/YPG, Rakka’da DEAŞ’lıları anlaşmalı olarak silah ve mühimmatlarıyla beraber gizlice tahliye etmiş. Daha da önemlisi, Rakka’dan çıkarılan DEAŞ’lıların bir kısmı, kaçak yollardan Türkiye’ye gönderilmiş.

Suriye’nin kuzeyinde olup bitenlere dair hikayeleri bugüne kadar hep uluslararası ajanslardan dinledik. Gerçekte Suriye’de ne olup bittiğine dair bilgilerimiz yabancı ajansların ve yerli hikayecilerin anlattığı kadardır, fazlası değil.

Asıl dikkat edilmesi gereken iletişim mekanizması da zaten bu; Batılı haber ajansları, sahada ABD öncülüğünde operasyon yapan koalisyon devletlerinin izin verdiği bilgileri aktarır, bu medya zincirinin içerideki yerli işbirlikçileri de servis edilen haberleri kendi ülke koşullarına uygun şekilde hikaye eder.

Suriye’nin kuzeyinde olup bitenler, bu yerli anlatıcılar tarafından bizlere hep “radikal İslamcı terör örgütü DEAŞ” ile “modern seküler Kürt kurtuluş ordusu YPG”nin mücadelesi olarak aktarıldı. ABD ve koalisyon güçlerine ise bu hikayede “Müslümanları ‘aşırı İslamcı’ terör unsurlarından kurtarmaya gelen Robin Hood” rolü verildi. Yerli anlatıcılar, bu yalanları o kadar iyi hikaye ettiler ki -haklarını teslim etmek gerekir- bir noktadan sonra İslamiyet bile Müslümanlara birer öcü gibi görünmeye başladı. Bu arada tabii, dindar kılıklı hikaye anlatıcıları, İslamiyet’i gözden düşürmek için özel bir uğraş verdi. “Müslümanların hiç kabahati yok mu, niye DEAŞ gibi örgütlerin çıkmasına fırsat veriyorlar” gibi masum ifadelerle ABD ve Avrupalı devletlerin, burada kurup organize ettiği terör örgütleriyle birlikte çevirdiği dolapları gözden kaçırmaya çalıştılar.

OYUNU ERDOĞAN BOZDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oyunu en erken gören isimlerden biri. ABD Başkanı Barack Obama’nın yüzüne doğrudan Kobani’de bir tiyatro oynandığını söyledi. Pentagon, ana muhalefet partisinin başındaki Kemal Kılıçdaroğlu’na “PKK niye silah bıraksın, Ortadoğu’da DEAŞ ile mücadele ediyor”, “YPG, Kürtlerin kurtuluş ordusudur” laflarını söyletirken Erdoğan“DEAŞ ile PKK/PYD’nin birbirinden farkı olmadığını, ikisinin de terör örgütü olduğunu, bu iki örgüte karşı da mücadele edeceğini” açıklıyordu. ABD ve Batı, bütün dünyayı Suriye’deki oynanan kanlı savaş tiyatrosuna inandırdılar ancak Türkiye’yi bu anlattıkları hikayeye ikna edemediler. Ve bu yüzden de Erdoğan bugün hâlâ Pentagon ve Batılı güçlerin hedefi konumundadır.

Rakka’dan çıkardıkları DEAŞ’lıları Türkiye’ye yönlendiren de Pentagon’dan başkası değil. BBC’nin haberine göre Rakka’dan tahliye edilen DEAŞ’lı teröristlerin bir kısmı -insan kaçakçıları vasıtasıyla- Türkiye’ye sokulmuş!

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, DEAŞ’ı kontrol ettiklerini bizzat itiraf etmemiş miydi? Türkiye’de patlayan her bombanın, sıkılan her terör kurşununun arkasında bu terör örgütlerini kontrol eden Pentagon’un parmağı vardır ve gerçek budur. ABD ve Avrupalı devletlerin 11 Eylül saldırılarından beri gün gün ördükleri büyük hikaye, Türkiye’nin direnci sayesinde çöktü. Maske düştü, Pentagon’un kanlı yüzü açığa çıktı. DEAŞ’ın, PKK/PYD’nin Ortadoğu’yu dizayn etmek için Pentagon tarafından kullanılan bir maymuncuk olduğu ve hedefte Türkiye’nin de bulunduğu artık apaçık ortada.