• 24.11.2017 00:00
  • (1352)

 PKK/PYD, ABD’nin gönderdiği 120 araçtan oluşan zırhlı araç ve meşhur Hummer’lar ile Afrin’de gövde gösterisi yaptı. Hummer’ların üzerinde sallanan PYD bayraklarının yanı sıra Apo posterleri de dikkat çekiciydi. Bu görüntüler ABD’nin, PKK’yı doğrudan silahlandırdığının, bölgede bir terör ordusu oluşturduğunun açık bir göstergesi ve ilanı.

Dışişleri Bakanlığı, Apo posterli Hummer’ları Amerika’nın önüne muhakkak koyacaktır; ancak bu fotoğraflar ABD’nin, “stratejik müttefiki” Türkiye ile ilgili herhangi bir endişe taşımadığını açıkça gösteriyor. Öyleyse şu tespiti yapalım; Amerikan dış politikası, Türkiye’yi küstürmeme evresinden, “stratejik müttefiki”ne gözdağı verme evresine geçmiş durumda.

Türkiye’nin bu dayatmaya karşı yapabileceği çok şey var elbet; Apo posterli Amerikan Hummer’larını, ABD’nin teröre verdiği desteğin en açık delili olarak gündemde tutmalıdır. Bu fotoğraflar, Amerika’nın terör örgütleriyle girdiği kirli ilişkileri ele veren en güçlü delillerden biridir.

Aslına bakarsanız, TSK’nın askeri kabiliyetleri göz önüne getirildiğinde PKK’nın Afrin’de bir operasyonluk canı var, bu biliniyor. Fakat, PKK/PYD gerek ABD’nin ve gerekse bölgedeki diğer devletlerin koruması altında bulunmakta. Sınırlarımız dışında yapılacak askeri operasyonlar büyük hassasiyet arz ettiğinden Türkiye kendisini birdenbire ABD’yle savaşır halde bulması da mümkün. İşte PKK/PYD’ye sağlanan en önemli koruma budur; PYD’yi hedef aldığınızda karşınıza ABD çıkmakta ya da diğer bölge devletlerini çıkarmakta.

Türkiye’nin normalde böylesi sonuçlarla karşı karşıya kalmaması gerekiyordu. Ne yazık ki, Türkiye’nin güney sınırlarında PKK/PYD belasını çıkararak, ülkenin enerjisinin buraya kanalize edilmesini sağladılar. Ekonomiden tutalım dış politikaya kadar Türkiye’nin bütün enerjisi güney sınırlarındaki bu terör belasına gitmekte.

Terör sorunu (PKK-PYD), Batı sisteminin Türkiye’nin başına ördüğü çoraplardan biri. Tarihinde ilk kez bu kadar güçlü bir şekilde ayağa kalkan, bağımsız kalkınma yoluna giren Türkiye’yi içeriden ve dışarıdan kışkırttıkları terör kartıyla oyalamaya ve Türkiye’yi savaşa sürükleyerek tekrar gerisin geriye götürmeye çalışmaktadırlar.

Bir yandan ABD, diğer yandan NATO ve bir yandan da AB ile topyekûn Türkiye’nin üzerine gelinmekte. Peki bu açmazdan Türkiye nasıl kurtulacak? Bazı uzmanların öğütlediği gibi “diplomasiyi” sonuna kadar kullanarak ve “uzlaşarak” mı?

Ankara sanki bu yolları dışlamış gibi…

Gerçekçi önerisi olmayan uzmanların verdiği tek akıl, Türkiye’nin eski fabrika ayarlarına geri dönmesi. ABD ve Batı eksenindeki eski yerimize dönersek işlerin tekrar “eskisi” gibi yoluna gireceğini sanıyorlar. “Eskisi” denilen şey de aslında bugüne bir hazırlık süreci olduğunu göz ardı ederek…

Türkiye, kararlılığından taviz verip geri adım atmaya kalkarsa bir daha asla ayakları üzerine dikilemez. Ekonomik ve siyasi kaos tüm ülkeyi baştan sona sarar, Türkiye bölünme-parçalanmayla yüz yüze kalır.

Ankara, ya mevcut istikamette direnerek kendisine bu dünyada bir yol açacak ya da Batı sisteminin dayatmalarına boyun eğerek baş aşağı gidişi, bölünme ve parçalanmayı, hatta dağılmayı kabul edecek. Bilinmelidir ki, “Başka bir yol daha” olduğunu ileri sürenler kesinlikle bizden değildir; onlar, türlü numaralarla Ankara’nın mevcut kararlılığını bozmak ve milletin kafasını karıştırarak ülkenin çöküşünü hızlandırmak isteyenlerdir.

Bundan şüphesi olanlar Amerikan Hummer’larında dalgalanan terör örgütü bayraklarına, Apo posterlerine bir kere daha baksın; Suriye’de bulunan ABD öncülüğündeki Batı koalisyonunun dost mu, düşman mı olduğuna öyle karar versin!