• 25.11.2017 00:00
  • (1297)

 Batı’nın köşeye sıkıştırdığını sandığı dönemlerde bile Türkiye, Ortadoğu’nun en önemli aktörü ve bölgesel barışın adresi olma konumunu sürdürüyor. İçeride ve dışarıda harekete geçirdikleri, kullandıkları terör örgütleri üzerinden de Türkiye’yi sarsmayı başaramadılar. Soçi zirvesinin ardından ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ortadoğu’da barışı görüşmek için telefonda görüşeceğini açıkladı. Trump, konuyla ilgili mesajında kendisinden önceki Obama yönetimini suçlayarak “Ortadoğu’da miras aldığım karmaşaya barış getirmek konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüşeceğim. Ben bu işi hallederim ama insan hayatı ve 6 trilyonluk maddi kayıp en başından beri hataydı” dedi.

İki lider arasındaki görüşme yazı baskıya girdiği saatlerde henüz gerçekleşmiş ancak görüşmenin ayrıntılarına dair bir açıklama yapılmamıştı. Fakat Trump’ın sözlerinden de anlaşılacağı üzere, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığının kendileri için bile rasyonel bir izahı -resmi politikaya göre- yok. Trump’ın, bölgede konuşlu ABD güçlerini geri çekecek bir gücü, iktidarı var mı onu da bilmiyoruz; ama Soçi zirvesinin ardından Suriye için doğan barış imkanı, Trump’a aradığı altın fırsatı sunuyor. Soçi zirvesinin sonuçları, Trump’a, Ortadoğu’dan çekilmesi ve bölgede Türkiye ile yeniden ortak hareket edebilmesi için altın değerinde bir imkan yarattı.

Türkiye, Soçi zirvesini Cenevre’yle entegre etme arzusunda olduğunu hem Cumhurbaşkanı hem de Dışişleri Bakanı düzeyinde deklare etmiş durumda. Trump, kararlı olursa ABD Ortadoğu’da Türkiye ile yeniden birlikte hareket edecek noktaya gelebilir.

Ne var ki Pentagon, Türkiye ile ortak hareket etmeye pek sıcak bakmıyor. Pentagon ABD’nin yönünü ilk günden beri terör örgütlerine çevirmiş durumda. Zaten DEAŞ’ı icat eden de, PYD’yi kurduran da Pentagon’dur.

ABD Savunma Bakanlığı, Trump’ın aksine Ortadoğu’daki askeri varlığını artırma yönünde bir politika izliyor. ABD Savunma Bakanlığı raporlarına göre Ortadoğu’da görevli askeri ve sivil personel sayısı mayıs ayında 40 bin 517 iken, bu rakam eylül ayında 54 bin 180’e çıkarak artış göstermiş. Personel sayısındaki en yüksek artış Katar, Bahreyn, Suriye, Kuveyt ve Türkiye’de.

Ayrıca Pentagon, Suriye ve Irak’ta yeni askeri üsler kurmanın yanı sıra DEAŞ’la mücadele sona ermesine rağmen terör örgütü PKK/PYD’ye silah, mühimmat, araç ve gereç göndermeye devam ediyor.

Bu rakamlar da gösteriyor ki, Pentagon, Ortadoğu’dan çıkmak yerine buradaki güçlerini tahkim etmekte. Trump’ın, bu gidişata son vermesi için Ortadoğu’da elverişli bir hava var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Soçi zirvesiyle oluşan bu yeni iklimi Trump’a anlatacağından şüphe yok. Erdoğan, öncelikli olarak DEAŞ ile mücadele sona ermesine rağmen ABD’nin, PKK/PYD’ye göndermeyi sürdürdüğü TIR’ları soracak. Pentagon, terör örgütlerine TIR’lar dolusu silah göndermeye devam mı edecek? Trump’ın samimiyeti de asıl bu noktada ortaya çıkacak. Terör örgütüne verilen silahlar toplanacak mı? Trump, bu konuda -Pentagon’a rağmen- bir adım atabilecek mi? Bu soruların yanıtını, iki lider arasındaki telefon görüşmesinden sonra ve ilerleyen günlerde öğrenme fırsatı bulacağız. Hayırlısı diyelim.