• 30.12.2017 00:00
  • (1222)

 Ana muhalafet partisinin başındaki isim 250 şehit verdiğimiz 15 Temmuz darbecilerine arka çıkmak için takla üstüne takla atıyor. “Köprüde linç edilen askerlerin hakkı ne olacakmış?” 2’si polis 34 sivilin şehit düştüğü köprüde asker kaybı yok, peki sen kimin, neyin hakkını savunuyorsun? Kılıçdaroğlu, işi açıktan FETÖ’cü darbecilere arka çıkmaya kadar vardırdı; peki bu cesareti kimden alıyor?

ABD’de bırakalım El Kaide’ye arka çıkmayı sıradan bir katili savunmaya kalkanı bile zincire vurup içeri atarlar! Ama burada bir partinin başındaki adam, 36 kişiyi şehit eden FETÖ’cüleri “lince uğradılar” diye savunmaya kalkıyor. Ortada FETÖ’cü hainlerin öldürdüğü vatandaşlarımızın dışında cenaze de yok ayrıca!

Bu nasıl bir utanmazlık, pişkinlik? “Kontrollü darbe” diyerek FETÖ’nün 15 Temmuz darbesini inkarla işe başlayan Kılıçdaroğlu adım adım şehit düşen vatandaşlarımızı inkara ve açıktan FETÖ’ye arka çıkmaya başladı.

Tekrar aynı soruya geliyoruz; Kılıçdaroğlu, köprüde 36 vatandaşımızı şehit eden FETÖ’cülere nasıl olur da arka çıkabilir? Bu sorunun cevabını bulamazsak bu ülkedeki hiçbir meseleyi çözemeyiz.

Fetullah Gülen’in arkasındaki uluslararası güçler CHP’nin de arkasında. Büyük medya grupları ve gayrimilli unsurlar CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu kolluyor. Milli ve yerli medya ülkeye yeterince hakim olsaydı, 36 insanımızı katleden darbecileri savunan bir siyasiye ülke dar edilirdi. ABD’de 11 Eylül’ü savunan bir siyasetçi çıksa onu direkt Guantanamo’ya atarlardı tereddüt etmeden; bizde ise El Kaide’nin muadili konumundaki FETÖ’ye arka çıkan, katliam yapan FETÖ’cüleri savunan kişi, itibar gördüğü gibi televizyon programlarıyla ve manşetlerle ödüllendiriliyor.

Kılıçdaroğlu’nun amacı 15 Temmuz’u sulandırmak. Bu çok önemli bir görev aslında; işgalcilerin bir kere daha dönebilmesi için katil ile kurban konusunda kafaların iyice karışması gerekiyor. Kılıçdaroğlu, darbeyi yapan ile darbenin kurbanı olan isimleri, şehit düşen vatandaşımızla katili aynı kefeye koyarak 15 Temmuz’u sulandırmaya çalışıyor. Bu gidişata izin verilir ve 15 Temmuz darbesiyle ilgili gerçekler saptırılırsa uluslararası güçler işi yeniden ele alır ve bu kez daha sinsi yöntemlerle ülkeyi ele geçirmeye kalkarlar. Bu yüzden Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’u sulandırmasına fırsat verilmemeli, imkan tanınmamalı.