• 9.02.2018 00:00
  • (1158)

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2019 Kasım’ında gidici olduğunu söyledi. Bu önemli açıklamaya CHP’den de pek itiraz gelmedi. Anlaşılan sadece iktidar partisi değil, kendi partisi de Kemal Bey’den çok fazla sıkıldı.

Oysa Kemal Bey daha yeni, iki ay önce parti kurultayında yeniden genel başkanlığa seçilmişti. Fakat, işin enteresan yanı, Kemal Bey’in kendisi de kalıcı bir “genel başkan” gibi davranmıyor. Yoksa Afrin gibi son derece önemli, milli güvenliği ilgilendiren bir konuda milletin tepkisini çeken ileri geri laflar etmezdi, diye düşünüyorum.

Mehmetçik ile dayanışmaya giden sanatçılara, ünlü sporculara ve medyanın seçkin isimlerine “rezil adamlar” demek, gerçekten akıl işi mi?

Siyasette ve partisinin başında kalmak isteyen bir genel başkan böyle laflar etmez. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sayı üstüne sayı yapmasına sinirlenmiş olabilir, sanatçılara kızabilir, sporculara öfkelenebilir; ama gel gör ki, hiçbir akıllı siyasetçi kendisini milletle, orduyla, sanat, spor ve medya dünyasıyla karşı karşıya getirecek açıklamalarda bulunmaz.

Kanımca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki günkü “Bu zat 2019 Kasım’ında gidicidir” açıklamasının arkasında bu siyasi okuma yatıyor.

CHP Genel Başkanı’nın son zamanlarda yaptığı açıklamaların, ettiği lafların pek de “politik” olmadığı sanırım kimsenin dikkatinden kaçmamıştır. Sözleri her geçen gün biraz daha pervasız, ölçüsüz, dikkatsiz bir hal alıyor. Yarını, sonraki günü, geleceği pek hesap etmeyen konuşmalar bunlar.

2019 seçimleri hem iktidar hem de muhalefet için son derece kritik bir önemde. 2019 Kasım’ından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Hem iktidar partisi hem de muhalefet için bu böyle. Kemal Bey’in son açıklamalarına bakarak 2019 sonrasını kendisi için parlak görmediği anlaşılıyor. Bunun getirdiği rahatlık, gevşeme tüm davranışlarına yansıyor.

Tabii bu durum, Kemal Bey’in partisini 2019 seçimlerine son derece yıkıcı, kırıcı bir üslupla götüreceğini de gösteriyor. Kemal Bey ne yalanda, ne iftirada bir sınır tanıyacağa benziyor; seçim yarışında asgari siyasi etiğe bile uymayacak gibi. Seçimlere giderken tansiyonu yükselttikçe yükseltecek. “Benden sonrası tufan” zihniyetiyle hareket edecek. Kendi seçmenini kışkırtacak, iktidar partisinin seçmenini fazlasıyla rencide edecek. “Dokunulmazlık” zırhının arkasına saklanarak kanunları, milli değerleri, ahlakı zorlayan bir siyaset izleyecek.

2019 seçimleri Kemal Bey için son olabilir ama Türk siyaseti için yeni bir başlangıcı simgeliyor. Bu nedenle AK Parti’den daha çok CHP Kemal Bey’e dikkat etmeli. Kılıçdaroğlu, bu gidişle CHP’yi devlet ve milletle karşı karşıya getireceğe benziyor. Geride “cumhuriyetin kurucu partisi” özelliğini taşıyan bir CHP de kalmayabilir. Ne kadar kaldığı da gerçi şüpheli ama yine de benden söylemesi.