• 18.04.2018 00:00
  • (1306)

 MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dünkü grup toplantısında dile getirdiği “erken seçim” önerisi gündemi belirledi. AK Parti, önerinin değerlendirileceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise konuyla ilgili yorum yapmayarak Devlet Bahçeli’yle bugün yapacağı görüşmeyi işaret etti.

Devlet Bahçeli’nin önerisinin ses getirmesi “Cumhur ittifakı”nın tarafı olmasıyla ilgili. Koalisyon ortağı olmasa dahi MHP ile AK Parti arasında bir ittifak söz konusu. 16 Nisan’da başlayan bu yakın ilişkinin 2019’a kadar devam edeceği de ilan edilmiş durumda.

Bu nedenle iktidarda olmasa bile MHP’nin “erken seçim”den bahsetmesi haliyle konunun gündem olmasını ve ciddi bir tartışma yaratmasını beraberinde getirdi.

AK Parti’nin konuyla ilgili ilk tepkisi “nazikçe”ydi. Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “önerinin partinin yetkili kurullarında değerlendirileceğini” duyurdu. Tabii gözler daha çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üzerindeydi. Fakat Cumhurbaşkanı ErdoğanBahçeli’nin önerisine grup toplantısında yanıt vermekten kaçındı. Her zamanki gibi konuyu medya önünde tartışma yerine önce partinin yetkili isimleriyle istişare etme yolunu tercih etti.

Bu tablo “erken seçim” önerisinin tamamen Bahçeli’nin inisiyatifiyle gündeme geldiğini gösteriyor. Bahçeli’nin erken seçimi gündeme getirmesi taşların bir an önce yerli yerine oturmasını istemesiyle alakalı olabilir. Malum, yeni sistem (Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi) 2019’da uygulanacak. Bahçeli’nin bu süreyi uzun bulduğu, “ülkeyi ekonomik ve siyasi operasyonlara açık hale getirdiği için bir an önce bu durumdan çıkmak gerektiğini” düşündüğü söyleniyor. Bahçeli’nin “Erken seçimi” gündeme getirme sebebi kısaca böyle özetleniyor.

Ne var ki Ankara’da pek de “erken seçim” havası sezilmiyor. En azından iktidar partisinin dünkü havası bu yöndeydi. Fakat nihai kararı bugün iki liderin yaptığı görüşmeden sonra hep birlikte öğreneceğiz. Yine de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “erken seçim”e pek sıcak bakmadığını hatırlatmakta yarar var. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar seçimlerin hep zamanında yapılmasını savundu. Bu tavrını değiştirmesini gerektirecek herhangi bir olumsuz gelişme de görünmüyor.

Kamuoyunda her ne kadar zaman yitirmeksizin yeni siyasal sisteme geçilmesi yönünde bir istek olsa da; bu durum, iktidar partisi üzerinde henüz bir zorlamaya veya dayatmaya dönüşmüş değil. Ayrıca seçimlerin zamanında yapılması bir ülke için “istikrar” ve “güven” göstergelerinden biri. AK Parti’nin kendi artı hanesine yazılan bu olumlu kritere zarar vereceğini tahmin etmiyorum.

Erken seçime kapılar bir defa açılırsa kolay kolay bir daha kapanmaz. Hangi gerekçeyle olursa olsun erken seçim kararı iktidar partisinin hanesine eksi olarak geçer. Geçmiş tecrübeler de bunu yeterince gösteriyor.