• 7.02.2018 00:00
  • (1166)

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün partisinin il kongresinde açıkladığı 24 Haziran Manifestosu, tarihe geçecek önemde başlıklar içeriyor. Erdoğan millete dokunan, içten, samimi, ciddi ve en önemlisi de Türkiye’ye yaraşır iddiada bir manifesto açıkladı. Erdoğan, 24 Haziran için millete Türkiye’yi “küresel güç, öncü ülke” yapma sözü verdi.

Özgüveni yüksek, gelecek iddiası taşıyan bu manifesto, Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin 2023 Türkiye vizyonunu da ortaya koyuyor.

Türkiye adına yola çıkan, yönetime talip olan, milletin oylarını talep eden her adayın Erdoğan’ın manifestosunda dile getirdiği ruha ve iddiaya sahip olması gerekir.

Muhalefetin en büyük sorunu Türk milletinin yakaladığı bu özgüveni, iddiayı, vizyonu bir türlü anlayamaması ve taşeron isimlerle bu istikameti sabote etmeye çalışması.

Bölgesinde hızla büyük bir aktöre dönüşen Türkiye, dünyada da küresel bir güç olmanın kıyısında durmaktadır. Küresel aktörler, Türkiye’yi bu tarihsel eşikte durdurmak istiyor. Muhalefet ise bu tarihsel kavşakta küresel güçlerin taşeronluğunu yapmakta.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özgüveni, samimiyeti, içtenliği, konuşmasının millete dokunan yanı işte bu tarihsel eşiğin farkındalığından kaynaklanıyor.

Erdoğan muhalefet liderleri gibi popülist laflar etmedi; ülkenin önüne gerçekçi, inandırıcı, ulaşılabilir hedefler koydu.

Erdoğan Batı karşısında ezilen, büzülen mesajlar vermedi; Batı’yla daha eşit, daha güçlü, daha sağlam ilişkiler kurma sözü verdi.

Ekonomiyi büyütmekten, dar gelirlinin sıkıntılarını çözmekten, adaleti sağlamaktan, özgürlükleri geliştirmekten söz etti.

Gerçekleştirilmesi imkansız sözler vermedi, milli hedefleri gerçekleştirmenin mümkün olduğunu söyledi.

Erdoğan 24 Haziran’da siyasi istikrarı sağlayan bir netice alınması durumunda ekonomik, sosyal ve demokratik istikrarın artarak süreceği ve Türkiye’nin yoluna büyüyerek devam edeceği mesajını verdi.

Manifestoyu tek bir başlık altında toplayacak olursak; Erdoğan 24 Haziran seçimleri için millete “Türkiye’yi küresel güç, öncü ülke” yapma sözü verdi.

“Dörtlü ittifak”ın bu saatten sonra işi çok daha zor. Çünkü Erdoğan’ın açıkladığı bu manifestonun yakınına bile yaklaşacak iddiaya sahip değiller. Muhalefet partilerinin çıkardığı adayların tek bir iddiası var: Türkiye’yi büyütme iddiasındaki Erdoğan liderliğini ve “Cumhur ittifakı”nı durdurmak. Ülke için, millet için hayırlı tek bir vaatleri yok. Beş benzemez olarak (CHP, HDP, İYİ Parti, Saadet, Demokrat Parti) bir araya gelen muhalefetin tek vaadi eski Türkiye’yi geri getirmek! Bu vaatlerini ittifak protokollerine bile “eski sistemi geri getirmek”olarak geçirdiler.

Evet, bir yanda Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi “küresel güç, öncü ülke” yapma sözünü içeren seçim manifestosu var, diğer yanda da muhalefetin “eski sistemi geri getirme” sözünü içeren seçim protokolü! Millet, 24 Haziran’da bu iki gerçeğe bakarak elbette oy verecek. Sonuç ülkemiz için inşallah hayırlı olur.