• 23.05.2018 00:00
  • (1030)

 Lider, Meclis’e önem vermezse millet verir mi? AK Parti’nin aday listesine bu açıdan bakmak daha faydalı olur. Yeni dönemde Meclis’in yeri son derece önemli; bu yüzden de partinin bütün ağır topları milletvekili adayı yapıldı. Doğrusunu isterseniz Meclis’te çoğunluğu elde etmenin başka da yolu yoktu. Bakanlar Cumhurbaşkanlığı kabinesine saklansaydı, milletvekili seçimleri bir kısım seçmen gözünde önemini yitirebilirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı listeyle başta Başbakan Binali Yıldırım ve Enerji Bakanı Berat Albayrak olmak üzere 21 bakanı ilk sıralardan aday göstererek, Meclis’e ne kadar ağırlık verdiğini de göstermiş oldu. Meclis, şimdi seçmen nezdinde çok daha büyük bir öneme sahip. Güçlü Meclis olmadan güçlü lider, güçlü lider olmadan da güçlü Türkiye hedefine ulaşılması zor. Erdoğan, yaptığı aday listesiyle tedbirlerini şimdiden sıkı sıkıya almış durumda.

AK Parti’nin aday listesinin kamuoyunda yansıması da önemli oldu. Gelen tepkilere bakarak milletin beklentilerini karşılar nitelikte bir liste oluşturulduğunu düşünüyorum. İsabet oranı oldukça fazla. Hatırlanacak olursa 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerindeki listelerle ilgili tartışmalar çok fazlaydı. Seçmen nezdinde bazı adayların liyakat meselesi tartışılmış, eleştiriler gündeme gelmişti. Fakat bu kez listelerle ilgili liyakat sorununun neredeyse hiç gündeme gelmediğini görüyorum. Adaylarla ilgili kriterlerin sağlam uygulandığı görülüyor. İstisnalar elbette olabilir. Fakat tabanda aday listeleri üzerinde ilk kez bu kadar büyük oranda ittifak sağlanmış durumda.

AK Parti’nin hazırladığı aday listesi kararsız ve küskün seçmen üzerinde olumlu etki yapacaktır. Bu liste, Cumhurbaşkanlığında ayrı, milletvekili seçiminde ayrı oy tercihinde bulunmayı düşünen seçmenleri yeniden AK Parti’ye döndürecektir. Siyaset mühendislerinin Meclis’te çoğunluğu ele geçirmek üzere AK Parti seçmeni üzerine oynadığı bu oyunun şimdiden boşa çıkarıldığını söyleyebiliriz.

CHP’DE İSYAN GÜNLERİ

Muhalefet cephesinde ise listeler konusunda durum tam aksi yönde gelişti. CHP’de büyük bir liste depremi yaşanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu, yeni dönemde sözünü dinlemeyen bütün vekilleri liste dışı bıraktı. Abdullah Gül’ün adaylığına karşı çıkan partinin önde gelen isimleri listede yer bulamadı. Bir kısım vekil Muharrem İnce’ye yakın olduğu gerekçesiyle siyasi kariyerleri sonlandırıldı. Bir kısım vekil de Meral Akşener ile ittifaka karşı çıktığı için elendi. Bir kısım vekil “Sivas katliamı”ndan sorumlu tuttukları Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile yakınlaşmaya itiraz ettiği için tırpan yedi.

Kısacası seçim arifesinde CHP’de isyan, genel merkeze öfke, tabanda kafa karışıklığı ve dağınıklık had safhada. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, bu gelişmelerden ötürü iyice demoralize oldu. Bir yandan kampanya çalışmalarını yürütmeye çalışıyor, diğer yandan da planlanmış mitinglerini iptal ederek genel merkezde liste kavgasına tutuşuyor. Bu tabloya bakarak 24 Haziran’da CHP’yi hazin bir sonun beklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.