• 26.05.2018 00:00
  • (1139)

 Ülkeyi Batı’ya teslim etmeye hazırlananların Türkiye’yi ayağa kaldıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı millete ve devlete hizmetlerinden dolayı “yargılamaya” kalkması en hafif tabirle abesle iştigaldir.

Şüphesiz muhalefetin buna ne gücü var, ne de karşılarında buna izin verecek bir millet söz konusu.

Amaçları her zamanki gibi bu tür imalarda bulunarak, tehditler savurarak seçmeni terörize etmek. Muharrem İnce, Batı’daki karanlık güç merkezlerinin kulağına fısıldadığı bu tehdidi gündeme getirerek aslında kendince bir mesaj iletmeye çalışıyor. Bu mesaj Tayyip Erdoğan’a yönelik bir tehdittir ve millet bu tür mesajları daha önce olduğu gibi ayaklarının altına almasını bilir.

Erdoğan’a yönelik son dönemde gündeme gelen suikast tehditleri de aynı merkezin işi. Muharrem İnce, bu tehdidi diline dolayarak kime bağlı olduğunu da belli etmiş oluyor. Tek başına bu hadise bile muhalefet partilerinin çıkardığı adayların iplerinin Batı’nın karanlık güç merkezlerinin elinde olduğunu gösteriyor. Bu odaklar ne istiyorsa CHP adayı da bir kukla gibi onu tekrarlıyor, gündeme getiriyor.

Dikkat edilirse muhalefetin millete “vaat” diye sundukları şeyler de AK Parti iktidarı döneminde yapılanları yıkmakla, dağıtmakla, tüketmekle sınırlı. Kanal İstanbul projesini durduracaklar. Yerli otomobil projesini rafa kaldıracaklar. Beştepe’yi dağıtacaklar. Üçüncü Havalimanı’nı kapatacaklar.

Nükleer Santral Projesi’ne son verip, milli savunma projelerini askıya alacaklar. IMF’den borçlanarak ekonomiyi düzeltecekler. Suriyeli mültecileri ülkesine geri sürecekler. Finali ise Erdoğan’ı yargılayarak yapacaklar!

Ülkeye düşman ordusunu soksan muhalefetin seçim vaatlerini gerçekleştirmekten başka bir şey yapmayacak. Utanmadan milletin karşısına bu tür vaatlerle çıkıyorlar.

Küresel güç merkezlerine bir kere bel bağlandığında en ağır ihanete bulaşmak da kaçınılmaz olur. Bu merkezler muhalefeti kendi ülkesine ihanet edene kadar kullanmaktan vazgeçmez. Bugün ülkenin en büyük projelerini durdurmaya kalkanlar, yarın ülkeyi yakıp yıkmaya, tahrip etmeye zorlanacaklar. Gezi provokasyonundan bu yana Türkiye ekonomisine yönelik büyük bir saldırı var. Muhalefet de bu küresel saldırılara mihmandarlık etmekte, yabancı güçlerle ittifak halinde davranmakta. Baksanıza, dolar yükseldi diye bir göbek atmadığı kaldı muhalefetin. Sevinçlerini, coşkularını gizleyemiyorlar. Siz bu ülkenin vatandaşı değil misiniz? Küresel saldırılara niye alkış tutuyorsunuz?

Evet, Türk milleti muhalefetin içine düştüğü bu kepazeliğin farkında. Bu yüzden her türlü dış saldırıya karşın Erdoğan’a güvenmekte ve iktidarın yanında durmakta. Küresel güç merkezleri ve muhalefet 24 Haziran’da bu gerçeği bir kez daha idrak edecek!