• 30.05.2018 00:00
  • (1035)

 CHP 24 Haziran seçimleri için hazırladığı beyannameyi kamuoyuna açıkladı. PKK ve FETÖ ile mücadeleye dair tek bir ibarenin yer almadığı beyannamede Güneydoğu’ya “Kuzey Irak modeli” öneriliyor.

İnanması zor olabilir ama CHP beyannamesinde yer alan şu ifade tam da bu anlama geliyor:

“Kamu yerel birimlerinin idari ve mali özerkliğini sağlayacağız.”

“Özerklik”, PKK/HDP tarafından yıllardır Türkiye’ye dayatılan bir talep. PKK/HDP “Vergileri biz toplayacağız, Ankara’ya göndermeyeceğiz, iç güvenliği kendimiz sağlayacağız, öz yönetim kuracağız” derken tam da CHP seçim beyannamesinde yer alan bu “özerklik”ten bahsediyor.

“Kamu birimlerinin idari ve mali özerkliği” biçiminde dile getirilen talep aslında Sevr’in en kibar ifadesi. Ülkenin bölünmesine kapı aralamak için şimdilik böyle süslü ifadelerle gündeme getiriliyor. Oysa Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki idari modellerden farklı değil. Irak ve Suriye’nin ne durumda olduğunu ise görüyoruz.

Anlaşılacağı gibi Türkiye haritasında değişikliğe götürecek bu özerklik modelinin mucidi de Batılı güçler. Sevr’i tekrar ısıtarak, liberal bir kılıfa büründürerek yeniden Türkiye’nin önüne getiriyorlar.

Tabii, bu dayatmaya CHP’nin aracılık yapması ayrı bir skandal. Cumhuriyetin kurucu partisi, bu kez Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde Ankara merkezli idareyi zayıflatacak, ülkeyi parçalayacak önerilerle karşımıza çıkıyor. Ana muhalefet partisi açıkça Güneydoğu’ya “Kuzey Irak modelini” öneriyor. Bu beyanname CHP ile PKK/HDP ortaklığının anayasası olarak kayıtlara geçecektir.

Hedefleri ise Türkiye’yi, Irak ve Suriye gibi parçalanmış, zayıflatılmış, dağılmış bir ülke haline getirmek. Bu planın asıl sahibi Suriye ve Irak’taki işgali sürdüren Batılı devletlerdir. PKK’ya binlerce TIR dolusu silah taşıyan ABD’dir.