• 23.06.2018 00:00
  • (1003)

 Tarihi 24 Haziran seçimlerine bir gün kaldı. Liderlerin seçim performansına bakarak bu seçimlerin ne kadar önemli olduğunu anlamamız mümkün. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride bıraktığı onlarca seçim tecrübesine rağmen 24 Haziran seçimlerine büyük bir heyecan, durmak bilmeyen bir tempo, nefes nefese süren bir çalışmayla hazırlandı.

Türkiye’de demokrasinin varlığını bundan daha iyi gösteren, kanıtlayan bir tablo yok aslında. “Tek adam” olmakla suçlanan Erdoğan, iftar sahur, yağmuru sıcak demeden iki ay boyunca her dakikasını seçmene kendisinin ve partisinin faaliyetlerini, geleceğe dönük projelerini anlatmakla geçirdi. Nefes nefese bir tempoyla Türk milletini ikna etmeye çalıştı. Görev süresinin dolmasına iki yıl kalmasına karşın büyük bir özgüvenle erken seçim kararı alıp yeni bir sandık sınavında daha milletten destek istedi. Mitinglerde, mahalle toplantılarında, kahvehanelerde, taksi duraklarında, yurtlarda konuk olduğu evlerde, araçta, kahvaltıda, televizyon ve radyo programlarında var gücüyle bugüne kadarki icraatlarını, faaliyetlerini, hizmetlerini tek tek anlatıp ülkeyi ayağa kaldıracak yeni dev projelerini tanıttı.

A-Haber’de önceki akşam Salih Nayman ve Banu El’in teşekkür ederek kendilerine ayrılan sürenin sonuna gelindiğini hatırlattıklarında, bir buçuk saat boyunca ayakta yeni yönetim sistemi anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bitti mi ya, benim anlatacaklarım bitmedi aslında” sözleri gerçekten takdire değerdi. Bu seçim sürecinde Erdoğan büyük bir aşkla, heyecanla, coşkuyla çalıştı.

Sayın Erdoğan, dün bu yazıyı kaleme aldığım saate kadar İstanbul’da miting düzeyinde yedi ayrı toplantı gerçekleştirmişti. Erdoğan, konuşmalarının büyük kısmını yeterli seçmen desteğini kazanırsa neleri yapacaklarını anlatmaya ayırdı. Erdoğan miting ve halk toplantılarında hep Türkiye’yi büyütmekten, kalkındırmaktan, büyük bir devlet haline getirmekten, dev projeleri gerçekleştirmekten bahsetti; muhalefet adayları ise yapılanları yıkmaktan, gerçekleşmekte olan projeleri engellemekten, ülkeyi eski günlere döndürmekten dem vurdu. Erdoğan seçmeni ikna etmeye uğraşırken, muhalefet adayları milleti kandırmaya, aldatmaya çalıştı.

Canını, ömrünü davasına adayan, aldığı her nefesi millete hizmetle geçiren Erdoğan’ı “tek adam”, “diktatörlük” ile suçlamanın nasıl bir haksızlık, vicdansızlık, ahlaksızlık ve adilik olduğunu eminim artık herkes anlıyordur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çalışma temposu AK Parti’nin milletvekili adaylarını da etkiledi. Bakanlar, milletvekilleri, yeni aday olan isimler dur durak bilmeden seçim çalışması yürüttü. AK Parti, mevcut temposunu belki de yeterli bile bulmuyordur, ama benim izlenimim; Erdoğan ve AK Parti’nin seçim öncesindeki bu kısa süreyi boş geçirmeyerek hakkını verdikleri yönünde.

Kimin ülke için, kimin yabancı güç odakları için çalıştığını millet gayet net olarak görüyor. Milletin bu çalışma temposunu anı anına izlediğini ve seçim sandığında takdir ederek gereken karşılığı da vereceğine inanıyorum. 24 Haziran’ın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olması dileğiyle…