• 23.08.2018 00:00
  • (976)

 Rus Haber Ajansı Interfax, Rusya’nın S-400’leri 2019’da Türkiye’ye teslim edeceğini duyurdu. Batılı haber ajansları ise bu gelişmeyi biraz telaş ve biraz da panik havası içinde “flaş” haber olarak geçti. Batılı devletler, bu konuda (S-400’ler) hâlâ ciddi bir şaşkınlık içindeler. Bir son dakika sürpriziyle S-400’ler siparişinin yatacağını, Ankara için bu girişimin cesur bir düş olarak kalacağını sanıyorlar. Ankara’nın Rusya’dan füze savunma sistemi alacağına nedense bir türlü inanmak istemiyorlar. Türkiye’ye karşı örtülü bir savaş yürütmelerine rağmen Ankara’nın eksen değiştireceğine, yeni müttefikler edineceğine ihtimal vermiyorlar.

Oysa Türkiye’nin de içinde olmasına rağmen ABD’nin F-35’leri teslime yanaşmaması, bunu üzerimizde bir şantaja dönüştürmesi Ankara’nın rotayı Rusya’ya çevirmesinde ne kadar haklı olduğunu yeterince gösteriyor. Füze savunma sistemleri, Türkiye’nin ulusal savunma ihtiyacından doğdu. Bu ihtiyacı Batılı ülkelerden karşılanma arayışı ise sonuçsuz kaldı. Ankara’nın yönünü Rusya’ya çevirmesi biraz da mecburi ve bir son tercih oldu.

ABD, Türkiye’nin uzun menzilli füze savunma sistemi ihtiyacını karşılamadığı gibi Ankara’nın Rus füzelerini tercih etmesine de şiddetle karşı çıkıyor. Bu tutarsızlığın bir açıklaması olmak zorunda; ABD, burada aslında Türkiye’nin savunma açığını kapatmasını istemiyor. Bu açık, sonsuza kadar Ankara’yı Washington’a bağımlı ve mahkum kılar. Ankara, işte bu bağımlı hastalıklı ilişkiye son verme niyetinde.

ABD’nin FETÖ ve PKK’nın arkasındaki asıl güç olduğu göz önüne alındığında güvenilmez olanın -Rusya veya Çin’den daha çok- ABD olduğu netleşmiştir. ABD’nin düşmanlığı bu kadar net bir şekilde açığa çıkmış durumda. Kesin olan ABD’nin Türkiye’ye stratejik düşmanlık yaptığı gerçeğidir. Bunu kabul ettikten sonra zaten ABD-Rusya diye bir ikilem de ortadan kalkar. Savunma ihtiyacınızı hangi ülkeden temin ediyorsanız ona daha yakınsınız demektir. ABD bu ihtiyacı karşılamaktan vazgeçti, Ankara’yla örtülü bir savaş içinde. Türkiye’ye ekonomik savaş ilan eden ABD’yle bundan sonra yürünecek pek bir yol kalmadı. Gidişat da bunu tüm açıklığıyla gösteriyor.