• 19.09.2018 00:00
  • (860)

 Türkiye ile ABD arasında yarım asrı geçen ortaklık her geçen gün çatırdıyor. Tahran zirvesi dönüşünde gazetecilerin “ABD ile Türkiye İdlib konusunda yakınlaşıyor, son dönemde ilişkiler iyi galiba” sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cevabı biraz sert olmuştu. “ABD tribünlerde seyirci konumunda, biz ise sahada çözüm arayışı içindeyiz” diyen Erdoğan, herhangi bir yakınlaşmanın söz konusu olmadığını belirtme gereği duymuştu.

Erdoğan, bununla da yetinmeyerek ABD’nin Münbiç’te verdiği sözlere sadık kalmadığını, Tel Rıfat’taki teröristleri sivil adı altında Münbiç’e yerleştirme gayreti içinde olduğunu, terör örgütü PYD/YPG’yi petrolle finanse ettiğini ve Pentagon’un örgüte gönderdiği silah dolu TIR’ların sayısının 18 bini geçtiğini açıklamıştı.

ABD’yle ilişkiler Suriye özelinde hiç olmadığı kadar kötü ilerlerken, Brunson krizi üzerinden Beyaz Saray’ın Türk ekonomisini de hedef alması Ankara için bardağı taşıran damla oldu.

ABD’yle hem siyasi hem askeri konularda hızla uzaklaşma yaşanırken Ankara, bu boşluğu Rusya ile doldurmaya başladı. Rusya ile ilişkiler bugüne kadar ekonomik-ticari alanda ağırlıklı olarak gelişirken; Suriye krizinde bu ilişkilerin seyri giderek ekonomik ve siyasi işbirliğine dönüştü. İdlib krizine çözümün yakalandığı Soçi zirvesinde ise bu ilişkiler askeri ortaklık düzeyine yükseldi.

Rusya’nın Türkiye ile ilişkileri adım adım askeri bir ortaklığa dönüştürme arzusu içinde olduğu görülüyor. S-400 füze sistemini Türkiye’ye vermeleri bu niyetin en açık göstergesi. Kremlin’in “Vostok 2018 tatbikatı”na Ankara’yı davet etmesi de dikkatlerden kaçmaması gereken bir detay.

Bu tablo, Türkiye-Rusya ilişkilerinin askeri işbirliğine doğru adım adım ilerlediğini gösteriyor. İdlib mutabakatının en önemli başlıklarından biri Türk ve Rus askerlerinin silahtan arındırılmış bölgede koordineli olarak devriye gezecek olması. Bugüne kadar sahada şüphesiz askerler arasında bir koordinasyon söz konusuydu. Ancak Ankara, Washington’a nazire yaparcasına Türk ve Rus askerlerin ortak devriye yapmasını kararlaştırdı. Ankara’nın, ABD ile terör örgütlerine karşı yakalayamadığı “ortak operasyon” arayışını Rusya ile yakaladığı görülüyor.

İdlib krizi uzun süredir pişirilen ve Türkiye’nin başında patlatılmak istenen bölgesel çapta bir krizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm ağırlığını koyarak Soçi zirvesinde bu krizi Türkiye’nin tezleri doğrultusunda çözmeyi başardı. ABD, İsrail ve Avrupa’nın, Soçi Mutabakat Zaptı’ndan son derece rahatsız olduğu ortada. Anlaşmanın sağlandığı akşam Lazkiye’yi hedef alan hava saldırısı düzenlenmesi, bir Rus uçağının düşürülmesi, içindeki 16 askerin hayatını kaybetmesi Suriye’de suların kolay durulmayacağına işaret ediyor.