• 26.09.2018 00:00
  • (889)

 Fırat’ın doğusuna ABD’nin yaptığı yığınak günden güne artıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta ABD’nin PKK/YPG’ye gönderdiği askeri yardımların listesini açıklıyor. Erdoğan’ın açıkladığı son rakamlar devasa boyutta; şu ana kadar 3 bin kargo uçağı, 18 bin TIR silah-mühimmat, askeri malzeme gönderilmiş PYD/YGY’ye!

Bu askeri malzemeyle sınırımızda bir terör ordusunun kurulmakta olduğu açık bir şekilde görülüyor. Bu terör ordusu ne Suriye rejimine karşı, ne de İran’a karşı kuruluyor; asıl hedef Türkiye’den başkası değil.

Türkiye de bu gerçeğin farkında. Yanı başımızda bir terör devletinin kurulmakta olduğunu; Suriye, Irak ve İran’ın yanı sıra Türkiye’nin de toprak bütünlüğünü hedef alan bir planın adım adım hayata geçirildiğini Ankara da çok net görüyor.

Bu yüzden Suriye’ye müdahil olduk, askerlerimizi oraya gönderdik. Fırat Kalkanı harekatı, Zeytindalı operasyonu Pentagon’un bölgedeki planlarını bozmak için düzenlendi. İdlib’deki askeri varlığımızı bu yüzden tahkim etmeye başladık. Bu askeri operasyonlar ile sınırımız boyunca uzanan “terör koridoru”nu ortadan bölmeyi başarmış olsak da henüz ABD’nin “terör devleti” planını tümden bertaraf edebilmiş değiliz. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da işaret ettiği gibi, ABD’nin Fırat’ın doğusundaki “devlet” çabaları aralıksız devam ediyor. Fırat’ın doğusunu “güvenlikli alan” haline getirmeden ABD kaynaklı bu tehdit ortadan kalkmış sayılmaz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak için hareket etmeden önce havalimanında düzenlediği basın toplantısında Fırat’ın doğusuna yönelik bir operasyonun sinyalini vermesi son derece önemliydi. Erdoğan, Fırat’ın doğusunu da -Afrin örneğinde olduğu gibi- güvenli hale getirecek hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Ankara alt yapısını oluşturarak, diplomatik çerçevesini belirleyerek adım adım Fırat’ın doğusuna ilerliyor.

Fırat’ın doğusunda oluşturulan mevcut yapıyı ve statüyü kabul etmek Türkiye için imkansız. Zira Fırat’ın doğusunda tahkim edilen yapı sadece Türkiye’yi değil, bütün İslam coğrafyasını tehdit eden bir niteliğe sahip. Türkiye için bu alanda er ya da geç ABD’yle karşı karşıya gelmek kaçınılmaz bir durum.

Pentagon da bu gerçeğin farkında olduğu için Türkiye’yi içeriden sıkıştırma planları yapıyor. ABD, Türkiye’yi içeride durduramadığı sürece dışarıdan durduramayacağını çok iyi biliyor. Muhalefet partileri, bu amaç doğrultusunda dizayn edilmiş ve desteklenmektedir. CHP, HDP, İYİ Parti ve Erdoğan karşıtları, aslında her seçime ABD’nin bölge planlarını bozan Türkiye’yi düşürmek için giriyorlar. Bu partiler, tamamen ABD’ye angaje şekilde hareket etmekteler.

Ne var ki Türkiye, ilk kez içeriden dağıtılamayacak kadar güçlü bir konumda. ABD’nin “proje örgütleri” etkisizleştirildi ve güçleri büyük oranda kırıldı. Ankara adım adım, akıllı hamlelerle, ittifaklarını güçlendirerek Fırat’ın doğusuna ilerleyecek ve buradaki “İkinci İsrail” planlarını tümden ortadan kaldıracaktır. Türkiye’nin köklü bir devlet olduğu gerçeğini hesaba katmayan ABD hüsrana uğrayacaktır.