• 31.12.2018 00:00
  • (1044)

 ABD’nin Suriye’den çekilme kararının en çok Türkiye-Rusya ilişkisini olumsuz etkileyeceği değerlendirmeleri yapılıyor. Trump’ın çekilme kararının arkasında Ankara’yı Moskova’dan koparmak gibi gizli bir niyetin yattığını savunanlar da az değil.

Oysa iki ülke arasında son yıllarda artan yakınlaşmayı Trump’ın tek başına Suriye’den çekilme kararıyla bozması, sarsması mümkün değil. 
Zira Türk-Rus yakınlaşması sadece Suriye meselesiyle sınırlı değil; bu ilişki, uzun vadeli enerji işbirliğine, ticari ortaklığa, bölgesel düzeyde savunma ve güvenlik ittifakına dayanıyor. Arka planda ciddi yatırımların yapıldığı bir ortaklığı Trump’ın çekilme kararıyla bozması kolay değil. Ayrıca, Suriye’den çekilme kararının Türk-Rus ilişkilerini bozmak için alındığını söylemek de gerçekçi değil.

Pentagon’un, Ankara-Moskova yakınlaşmasından rahatsız olduğu sır değil elbette. Bu yakınlaşma, Pentagon’un Suriye’de yapmak istediği harita değişikliği planını bozdu. Erdoğan’ın diplomatik dehası, Pentagon’un “terör devleti” projesini çökertti. Bu yüzden “Astana’nın fişini çekmek” istediler ve hâlâ da istiyorlar. Türk-Rus ortaklığına yönelik eleştirilerin arka planında işte hep bu “Astana’nın fişini çekme” hesapları yatıyor.

Astana’nın fişini çekebilselerdi kuşkusuz Suriye’de PKK/YPG devletinin önünü açacaklardı. Ancak, Erdoğan’ın Fırat’ın doğusuna girme hamlesi Pentagon’un fişinin çekilmesiyle sonuçlandı. Bu hamleyle Ankara, Münbiç başta olmak üzere Fırat’ın doğusundaki terör oluşumunu temizleme imkânını elde etti.

Moskova ile yapılan son görüşmelerde de Suriye’nin terör örgütlerinden temizlenmesi konusunda mutabakata varıldı. Rusya’dan Türkiye’ye engel olacak son dakika sürprizi bir karar bekleyenler yine hayal kırıklığına uğradı. Ankara ve Moskova ilişkileri yeni yılda da güçlenerek devam edecek. 
Putin’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği yeni yıl mesajı da bunu doğrular nitelikte; Suriye’de ortaklığın süreceği mesajı veren Putin, “Türkiye ve Rusya’nın, Avrasya’nın güvenliğini birlikte güçlendirmeye devam edeceğine eminim” dedi.

Türkiye, son yıllardaki dış politikasıyla küresel bir güç ve bölgesel bir aktör haline geldi. Türkiye’yi küçümseyen, hesabını buna göre yapan devletler, örgütler, siyasiler ve medya 2018’de kaybetti. Bu gerçeği görmeye yanaşmadıkları sürece de kaybedeceklerdir.