• 18.02.2019 00:00
  • (1210)

 ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den çekilme kararıyla beraber şekillenen tehlikenin adı “güvenli bölge” adı altında Suriye’nin kuzeydoğusuna, dolayısıyla Türkiye sınırına konuşlandırılması planlanan “koalisyon güçleri”dir. Yeni bir “Çeki güç” işlevi görecek olan bu oluşum için Pentagon, ABD’nin müttefiklerini ikna etmeye çalışıyor.

Cumhuriyetçi Senatör Graham, planlanan “güvenli bölge” için Trump’ın Avrupa’dan asker isteyeceğini, olumlu yanıt alamazsa belirli sayıda askeri sahada bırakacağını, aksi durumda Türkiye’nin bölgeye girerek “YPG’nin işini bitireceğini” açıkladı.

Şüphesiz Pentagon, hâlâ bu plan üzerinde çalışmakta ve Trump’ın Suriye’den çekilme planını bu kapsamda şekillendirmek istemektedir.

Görüldüğü üzere söz konusu planın özünü Türkiye’ye karşı bir “güvenli bölge” kurmak oluşturuyor. Bu yeni “Çekiç güç”ün ana amacı da terör örgütü PKK/YPG’yi Türkiye’nin müdahalelerine karşı korumak, Ankara’yı karadan ve havadan sınırlamak.

Hatırlanacak olursa 90’larda Irak’ın kuzeyini Bağdat rejiminden korumak için bölgeye “Çekiç güç” adıyla ABD ve müttefiklerinden oluşan askeri birlikler yerleştirilmiş ve burada “Irak Kürt Bölgesel Yöneti”minin temelleri atılmıştı. PKK da “Çekiç güç” sayesinde kendisine palazlanacak bir alan bulmuştu.

Aynı film bu kez ABD ve Batı tarafından Türkiye için sahneye konulmak istenmekte. Kuşkusuz Ankara bu plana kesin bir dille karşı olduğunu bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklamış bulunuyor. Ankara’ya rağmen sınırımıza yeni bir “Çekiç güç”ün konuşlandırılmasına müsaade edilemez. Türkiye, Rusya ve İran’la Soçi’de gerçekleşen zirveden ufukta beliren bu tehlikeye karşı tedbirlerini almaya çalıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi dönüşü uçakta yaptığı açıklamalardan anlıyoruz ki; Trump, çekilme kararını hızla uygulayamadığı için Pentagon “güvenli bölge” planını Türkiye’nin aleyhine çevirmeye çalışmaktadır.

Pentagon’un hedefi Fırat’ın doğusunu Suriye’nin bütünlüğünden kopararak özerk bir bölgeye dönüştürmek. Avrupa’dan da bu noktada destek arayışına girmiş durumda. Bundan sonrasını Ankara’nın hamleleri belirleyecek. Ankara, sınırda Türkiye’ye karşı kurulacak yeni bir “Çekiç güç”e fırsat vermeden, kendi tasarrufu altında bir “güvenli bölge” tesisine yönelecektir. Türkiye’nin güvenlik kaygıları önceliklidir; Ankara, ABD ve Avrupa’ya rağmen zamanı geldiğinde bu adımı muhakkak atacaktır.