• 5.11.2013 00:00
  • (2946)

 Cuma günkü yazımda, CHP Milletvekili Şafak Pavey’in, başörtülü vekillerin Meclis'e girdiği gün yaptığı konuşmayı eleştirdim. Meğer ne büyük bir suç işlemişim.

Zira ertesi gün kimi yayın organlarında bu “linç organizasyona” nasıl olup da dâhil olduğum sorgulanıyordu.

Tamam, “başıma taş düşse başbakandan bilirim” cümlemi “Başınıza taş düşse başbakandan bileceksiniz dedi” diye yayan zavallı bir güruh var, ne yapsalar da şaşırmıyoruz. Peki ya hakkaniyetinden şüphe etmediğimiz mecraların, kişilerin benzer tavrı karşısında ne yapmalıyız?

Yazılarını gazeteciler.com’dan dikkatle takip ettiğim ve muhabbetimiz de olan nam-ı diğer Adnan Okan Berk de geçtiğimiz günlerde bu minvalde bir makale yazdı.

Berk’in yazısına attığı “Şafak Pavey o hakaretleri hak edecek ne yaptı” başlığının yanı sıra eleştirilerimi “insafsız” olarak nitelemesi üzerine bir iki söz söylemeliyim. Ve tabii ki yazının sonundaki not üzerine de…

Yayımlandığı gün memnun edici bir ilgi gören yazım arşivde, bir tık mesafesinde duruyor. Gayet düzeyli bir yapı çözümlemeden ibaret olan o metnin hangi satırı hakaret içeriyor Allah aşkına?

Yoksa siyasetin “makul aktörlerine” karşı eleştirinin bizatihi kendisi mi “hakaret” olarak algılanıyor?

Öyleyse bu korunaklı alana ben de bir bilet istiyorum, dönüş de istemez hani.

Ayrıca, bir siyasinin, demokrasi ve özgürlükler konusunda ilkelerimle ters düşen konuşmasını kritik ederken, hangi “öznel” durumunu göz önünde bulundurursam, “insafsızlık” etmemiş olurum? Bir listesi falan var mı bunun?

NOT:

Berk’in yazısının sonundaki nota gelince. Adnan Bey aynen şöyle diyor:

“Sevgili Melih (Altınok)…

Hiçbir kişisel hesap yapmadan AK Parti Hükümeti’ne ve başörtüsüne destek verdiğine eminim… Destek olduğun birçok konuda (Meselâ başörtüsü) seninle hemfikir olduğumuzu da (Sanırım) biliyorsun… Ancak…

Lütfen not et…

Hükümet’e yönelik en haklı olduğun bir küçük eleştiriden sonra aforoz edilenler listesine alınacaksın… Çünkü o arkadaşlar asla değişmezler, değişmeyecekler…

Aslında demokrasi, hukuk ve AB gibi konularda Şafak Pavey’le aranızda olan mesafe, bugün yan yana durduğunu zannettiğin o arkadaşlara olan mesafeden daha kısa…

Ama…

Sen bunu göremiyorsun…”

Öncelikle hükümeti eleştirince “ne olacağına” dair bir merakım yok. Çünkü gerektiğinde bunu yaptığımı (sanırım) sen de biliyorsundur. Evet, yazılarım, yaptığım programlar ortada. Ha birilerinin istediği gibi “ağzımı bozmuyor” olabilirim, o başka.

İkincisi Şafak Hanımı, seküler vurgularından ötürü, demokrasi, hukuk ve AB gibi konularda kendime “diğerlerinden” daha yakın hissetmiyorum. “Yakınlık” konusunda yegane kriterim öznel, somut tavırlar; özcülük benden uzak olsun.

Üçüncüsü, kral çıplak dediğim ve içeriden eleştirdiğim için uğradığım linçin bini bi para; bağışıklık sistemim güçlendi. Aforoz edilmekte üstüme yok yani.

Ve eminim sen bunları da görüyorsun.