• 3.12.2013 00:00
  • (2968)

 Gazetelerdeki haberlere göre, dershanelerle ilgili dün Bakanlar Kurulu’na sunulan taslakta ocak ayından itibaren yeni kayıt alınmaması ve mevcut kuruluşların faaliyetlerine Haziran 2014’e kadar devam edebilmeleri öngörülüyordu.

Epeyce uzun süren Bakanlar Kurulu toplantısının ardından dün akşam saatlerinde kameraların karşısına geçen Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın açıklamaları ise toplantıda taslak üzerinde bazı değişikliklere gidildiğini gösteriyordu.

 20 maddelik bir dershane düzenlemesinin Ocak 2014’de Meclis gündemine sunulabileceğini söyleyen Arınç, deadline’ın da Eylül 2015’e çekildiğini söyledi:

 “Bu dönüşüm sürecinin sağlıklı olabilmesi için de 2 yıllık bir süre öngörüyoruz. Eylül 2015-2016 yeni eğitim öğretim yılının başladığı tarih. Bu tarihte dershanelerin, okullaşma sürecindeki son noktaya gelmesini arzu ediyoruz. Böylelikle ocak ayından itibaren kendisini hazır eden dershaneler için daha avantajlı imkanlar teklif etmeyi ama sonrasında, ‘Ben henüz hazır değilim bu hazırlığı ancak 2 yılla kadar yapabilirim’ diyenlere de yine teşvikler vererek, bu kadar süreyi de kendilerine tanıyarak bu meselenin çözülmesinde fayda gördüğümüzü Sayın Başbakanımızla birlikte bütün bakan arkadaşlarımız kabul etti.”

 Böylece;

 1-     Dönüşüm süresi 8 aylık bir zaman diliminden 2 yıla yakın bir süreye uzatılmış oldu.

 2-     Dershanelerin ocak ayından sonra da yeni kayıt alabilmelerinin önü açıldı.

 3-     Bugünden yarına bir kapatma değil, her kuruluşa, daha geniş bir zaman diliminde öznel şartlarına göre dönüşüm koşullarını yerine getirme alternatifi tanındı.

 Bu önemli revizyonların yanı sıra, Arınç’ın “hür teşebbüs” vurgulu ılımlı üslubu, hükümetin konuyu, büyük siyasi hesaplaşmaların ötesinde, ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda teknik bir boyutta tartışma kararlığını da gösteriyordu. Zira dershane mevzu, sadece cemaatin değil, onun dışında kalan ve büyük çoğunluğu oluşturan dershane sahipleri için siyasetten öte ticari bir içerik de taşıyor. Onlar da zaten taleplerini hükümete iletmişlerdi.

 Arınç’ın açıklamalarının ardından Cemaatin önemli isimlerinden biri olan Zaman gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce, twitter hesabında şunları yazdı:

 “Dualar kabul oldu. Hatadan dönüldü. İki yıl daha dershanelerin açık kalması kabul edildi. İki yıl içinde sınav sistemi yenilenebilir. Bu arada dönüşüm çalışması da yürür. Böylece uygulamadaki başarı test edilir. Yapılan çalışmalar ile dershanelere ihtiyaç azalabilir. Kapatan kapatır. Zorla kapatma hukuk dışı olur. Yarından itibaren gerilimin düşeceğini ve sağlıklı bir zeminde dershanelerin geleceğinin tartışılacağını düşünüyorum.”

 Gülerce tepkiler üzerine ise şu satırları yazdı:

 “Bazı arkadaşlar tam anlamadı herhalde. Milli Eğitim Bakanı, ‘ocakta kayıt yok’ demişti. Sayın Arınç ‘kayıt olacak’ dedi. Bazıları işin tatlıya bağlanmasını, sulh olmasını istemiyor. Ne diyelim, herkes kendi karakterini yansıtır, kendisine yakışanı yapar.”

 

Evet, konuyla ilgili görüşmeler sürerken, Cemaat çevreleri de dahil dershane sahiplerinin hükümetten 3 ya da 4 yıl gibi daha uzun bir geçiş süresi istediklerini biliyoruz. Bir diğer önemli talep ise yeni kayıt alma süresinin uzatılmasına dairdi. Eğer AK Parti MYK’sı sonrası ek bir açıklama gelmezse tüm dershanecileri büyük oranda tatmin edecek makul bir orta yolun bulunduğunu söyleyebiliriz.

 Ancak dershane düzenlemesini “dayatma” olarak nitelendiren çevreler, bir siyasal iktidarın eğitim politikası üretme hakkını tanımadan, üstelikte toplumsal talepleri dikkate alan son revizyonunun ardından hala “birebir bizim taleplerimiz olacak” diyorlarsa, sanırım kamuoyu da “dayatmanın” kimden geldiğine daha net karar verecektir.