• 21.03.2014 00:00
  • (2955)

 Siyasal iktidarın egemenlik hakkına karşı başlatılan bu darbe girişiminin öncelikli iki hedefi var.

Biri Cumhuriyet'in kuruluşundan beri başımızı ağrıtan Kürt sorununda çözüme yaklaşan Barış Süreci. Diğeri ise hükümetin 12 yıllık iktidarında sosyal politikalarına kaynak sağlayan ekonomik başarısı. Hükümete meşruiyet ve halk desteği sağlayan bu iki kale çökertilirse sandıktan çıkması hayal olan "iktidarı" alacaklarını düşünüyorlar.

Ekonomik başarıya yapılan saldırıların en bariz örneklerine 17 ve 25 Aralık operasyonlarıyla şahit olduk. Evrensel hukuk normları âdeta katledilerek, basının da yardımıyla, bireysel suç ithamları ülkeye katma değer sağlayan "markalara" mal edildi. Böylece ülkenin dezavantajlı kesimlerine soluk aldıran sosyal politikaların kesilmesi hedeflendi. Planlarına göre, nispi refahını yitiren ve AK Parti'nin destekçisi olan bu kesimler "isyan edecekti."

Bu alandaki saldırılar halen devam ediyor. Son hedefleri ise, Türkiye'nin yüz akı Türk Hava Yolları (THY). Ancak vasat bir oryantalistin inanabileceği "MİT El Kaide'ye THY aracılığıyla silah kargoları gönderiyor" yalanını medyalarında işlemekten çekinmiyorlar.

Peki bağlamı ve kimler arasında geçtiği belli olmayan tape’ler dışındaki delilleri ne? Böyle bir iddia uluslararası bir markaya yapışır mı?

Ama önemi yok, yeter ki etkisi kısa sürse de mideler bulandırılsın. Tıpkı gazetelerindeki biat etmemiş yazarın makalesine, anlaşılacağını bile bile  hariçten  spot yerleştirdikleri gibi. Yalanları ortaya çıkana kadar bulandırdıkları zihinleri yanlarına kâr sayıyorlar. E bu yöntemle çalışanın ahlakından falan da söz edilemeyeceğine göre, faaliyetlerinin maliyetini de sıfır sayıyorlar.

Fakat ucuz etin yahnisi olmayacağı gibi, haybeden toplum mühendisliği, hileli siyaset ticareti de ters tepiyor.

Neyse akçeli işler elbet yoluna girer. Giden mal olsun; yenisi gelir.

Ama yapılanlara bakınca gözümüzden sakındığımız Çözüm Süreci için aynısını söyleyemiyorum.

Havaalanında Diyarbakır uçağını beklerken bir yandan bu yazıyı yazıyorum bir yandan da haberleri izliyorum. Henüz ayrıntılar netleşmedi ama Niğde'de askerlere bir saldırı olmuş. Ne yazık ki can kayıplarımız var.

AK Parti ve HDP'nin seçim bürolarına yapılan saldırıları, cemaat medyasının bölgeye dair provokatif haberlerini, tehditleri düşündükçe, "Newroz" öncesi bu provokasyonlar insanı kaygılandırıyor.

Umarım bugün Diyarbakır'daki Newroz kutlamaları bu barış ve refah düşmanlarına ders olacak şekilde coşkuyla, kardeşlik havasında geçer. Kürtler ve Türkler, bu büyük barış projesindeki kararlılıklarını alanlarda net bir şekilde ilan ederler.

Bu arada Başbakan Tayyip Erdoğan'ın neo darbecileri Haşhaşilere benzetmesini ilk başlarda abartılı bulmuştum. Ama son dönemde şahit olduklarım, pek çok kişi gibi benim de fikrimi değiştirdi. Evet, Erdoğan Haşhaşilere büyük haksızlık etti. Zira Sabbah'ın fedaileri bile kendi halklarıyla değil "düşmanlarıyla" savaşıyorlardı. Ve kuşkusuz tüm sapkınlıklarına rağmen kavgada mertlerdi.

Newroz piroz be! [Nevruzunuz kutlu olsun!]