• 2.07.2014 00:00
  • (2019)

 AK Parti Başkanvekili Mehmet Ali Şahin dün partisinin beklenen Cumhurbaşkanı adayını açıkladı. Tahmin edildiği üzere AK Parti'nin 12. Cumhurbaşkanlığına önerdiği isim Başbakan Tayyip Erdoğan oldu. Hakkındaki belgeselin gösteriminin ardından kürsüye gelen Erdoğan bir saatlik samimi bir konuşma yaptı. Erdoğan, salondaki izleyicilerin "balkon konuşması" olarak nitelendirdiği açıklamasında Köşk'ün bundan sonraki işlevine dair net mesajlar verdi.

Bugüne değin Çankaya'nın halkın siyasi iradesi karşısında konumlandığını ancak bu paradigmanın artık değişeceğini söyleyen Erdoğan, kurumların da bu değişime ayak uyduracaklarını belirtti. Erdoğan'ın bu sözlerini, Cumhurbaşkanlığına seçilmesi halinde, bu makamın yasal yetkilerini sonuna dek kullanacağının bir işareti olarak yorumlayabiliriz.

Erdoğan'ın Köşk'e çıkması halinde öncelik vereceği konuları ise şu üç başlıkta özetlemek mümkün:

1- Cumhurbaşkanlığı döneminde Çözüm Süreci kararlılığı sürdürülecek, sürece dair engelleme girişimlerine karşı kararlılıkla direnilecek.

2- Paralel Yapı ile mücadele sekteye uğramayacak, bu çetenin devlet içerisindeki faaliyetlerine müsamaha gösterilmeyecek.

3- Avrupa Birliği ile entegrasyon konusunda istikrarlı bir perspektif izlenecek.

Başbakan Erdoğan veda konuşmasında, Köşk'e çıktıktan sonra AK Parti ile ilişkisine dair de önemli ipuçları verdi. Partiye yeni ve genç isimlerin dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, 3 Dönem kuralına kendisinden sonra da riayet edilmesi gerekliliğinin altını ısrarla çizdi.

CHP, MHP, HDP ve tüm siyasi partilerin seçmeninden oy alacağına inandığını söyleyen Erdoğan, yalnızca bir kesimin değil tüm Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacağına dair vurgusunu birkaç kez tekrar etti.

ABD Başkanı Barack Obama'nın seçim amblemini andırdığı eleştirileri yapılan yeni logosu, kapsayıcı ve ılımlı konuşma metni, adaylığın açıklandığı salonun organizasyonu gibi ayrıntılar da Erdoğan'ın 10 Ağustos'a dek yürüteceği kampanyanın son derece profesyonel bir biçimde yürütüleceğinin göstergeleriydi.

Salon dışında sohbet ettiğim AK Partili bakanların ve milletvekillerinin yanı sıra parti tabanının da rahat bir seçim süreci beklentisinin hakim olduğunu gözlemledim. Erdoğan'ın konuşması, kendisinden sonra partide gevşeme yaşanacağı ve Paralel Yapıyla mücadelenin aksayacağı şeklindeki temel kaygıları gidermişe benziyordu.

Seçim sonucundan şüphe etmeyen AK Partililerin ağırlıklı olarak tartıştığı konusu ise elbette Erdoğan sonrası başbakanın kim olacağıydı. Binali Yıldırım ve Ahmet Davutoğlu isimlerinin ağırlıklı olarak zikredildiklerini duydum. AK Parti tabanında ibrenin Davutoğlu'ndan yana kaydığını da rahatlıkla söyleyebilirim. Yani Erdoğan'ın yeniden bir ters köşe yapıp beklenen adayı işaret etmesi şaşırtıcı olmayacak gibi.