• 29.07.2014 00:00
  • (2718)

 Erdoğan: Başbuğ görevdeyken bana manidar bir söz söyledi. O da şuydu, “Bugün bize yarın size!” O zaman malum toplamalar başlamıştı.

Diyarbakır dönüşü konuştuğumuz Başbakan, İlker Başbuğ'un darbe davaları sürecinde kendisiyle görüşüp bir liste verdiğine dair sözlerini hatırlattığımızda, “Sözlerini tam olarak okumadım. Ama görevde olduğu sürede bana söylediği bir sözü vardı ve manidardı. O da şuydu: 'Bugün bize yarın size!' O zaman tabii daha Genelkurmay Başkanıydı ve malum toplamalar başlamıştı. Ve hakikaten dediği oldu. Hakan Fidan meselesi çıktı. Hakan Beyde patlak veren konu sıradan bir olay değildi” dedi. 

Bu operasyon işin bir ayağı

Başbakan Erdoğan, “Paralel yapıyla ilgili yargı süreci başladı ve benim rahat konuşmam mümkün değil. Ama bilinen bir şey var. Bunlar işin bir ayağı. Şu anda yurtdışında olanlar var, meslektaşlarınız var, içlerinde burada olan var, kaçan var. Hepsinin üstlendiği görevler, roller var, bu işin parasal boyutu var. Mesela şimdi bizden ayrılan milletvekilinin gözaltındayken gidip resim çektirmesi... Yani sen hangi diktatörlükte gidip böyle resim çektirebilirsin? Hale bak! Ama nedir, bunların hepsi haneye yazılacak!”

Cumartesi günü birkaç meslektaşımla birlikte Cumhurbaşkanı Adayı Tayyip Erdoğan'ın mitingini izlemek üzere Diyarbakır'daydım.
Diyarbakır, en son kente geldiğim Newroz gibi hareketli değildi ancak Erdoğan'ın konvoyuna yol boyunca epey ilgi vardı.
Bölgeyi sık sık ziyaret eden ve Başbakan'ın seçim gezilerine katılmış bir gazeteci olarak dikkatimi çeken bir diğer ayrıntı ise kentteki güvenlik tedbirlerinin çok düşük seviyede olmasıydı. Miting alanında, Çözüm Süreci'nin en önemli isimlerinden Bakan Beşir Atalay'ın güvenlik bariyerlerini aşıp Erdoğan'ın konuşmasını halkla birlikte dinlemesi de bu gözlemimin doğrulaması niteliğindeydi.
Diyarbakır gezisine katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın adı okunduğunda, alanda pek çok bölge vekilinden daha çok alkış alması ise kayda değerdi.



“Halkların Kardeşliği için Jı bo Bratiya Gelan Tayyip Erdoğan” yazılı dev bir pankartın olduğu alanda konuşan Erdoğan konuşmasının büyük bölümünü Çözüm Süreci'nin getirilerine ayırdı. Paralel Yapıya dair“ırkçı Pensilvanya” şeklinde sert mesajlar da veren Erdoğan “1992 Nevruz'unda 40 kişinin ölümünün arkasında kim varsa, 17 Aralık darbe girişiminin arkasında da o var” dedi.
Dönüş yolunda gezi programının sarkmasından ötürü iftarını uçakta yapan Tayyip Erdoğan ile yarım saate yakın sohbet etme imkânı bulduk.

Seçime yüksek bir katılım beklediklerini kaydeden Erdoğan'ı son derece rahat gördüm. Bölgede Antep, Adıyaman, Urfa gibi illerde  birinci olduklarını, Diyarbakır'da ise Selahattin Demirtaş'la yarıştıklarını söyledi. Almayı beklediği oyun tüm anketlerde yüzde 54-56 civarında çıktığını ve her geçen gün arttığını kaydeden Erdoğan, İstanbul sonuçları üzerinde özellikle durdu: “Mesela İstanbul'da 3 puanlık bir artış var. İstanbul 54'e yükseldi. İstanbul'un 54'e yükselmesi Türkiye genelindeki eğilimi gösterir!”

Elbette sohbetin mecrası, çok gecikmeden Paralel Yapı operasyonlarına kaydı. İlker Başbuğ'un darbe davaları sürecinde kendisiyle görüşüp bir liste verdiğine dair sözlerini hatırlattığımız Erdoğan şunları söyledi:

“Sözlerini tam olarak okumadım. Ama görevde olduğu sürede bana söylediği bir sözü vardı ve manidardı. Onu ben burada söyleyeyim. O da şuydu: 

'bugün bize yarın size!' O zaman tabii daha Genelkurmay Başkanıydı ve malum toplamalar başlamıştı. Ben o zaman herhalde yargı bunları bilerek yapıyor demiştim. Ama tabii bilesiniz ki biz elimizden geleni bu noktada ardına koymayız dedim. Ve hakikaten dediği oldu. Sonra ne oldu? Bu işte Hakan Fidan meselesi çıktı. Şimdi Hakan Bey'de patlak veren konu sıradan bir olay değildi. Hatta içeri girdiklerinde bizim gönderdiğimiz İnsan Hakları Komisyonu üyelerine de 'Hakan Beye sahip çıktığı kadar bize sahip çıkmadı' gibi  ifadeler kullanmışlardı. E şimdi tabii Hakan ile onların konumu çok farklı. TSK mensuplarının bu noktadaki beklentileriyle sivildekinin beklentisi farklı. Şimdi benim sivildekine çok rahat müdahale etmem mümkün. Ama bizim asker sivillerin kendilerine müdahale etmesine alışmamış. O demokratik diyaloğu da bu şekilde hâlâ oluşturamamıştı.”

“Şimdiki operasyon işin sadece bir ayağı”


Erdoğan “hakkında işlem yapılan polisler ve emniyetçiler bu yapının ana operatörleridir diyebilir miyiz” şeklindeki sorumuza ise şu cevabı verdi:

“Tabii yargı süreci başladı ve benim bu kadar rahat konuşmam mümkün değil. Ama bilinen bir şey var. Bunlar işin bir ayağı. Ama ben inanıyorum ki, şu anda yurt dışında olanlar var, meslektaşlarınız var, içlerinde burada olan var, kaçan var. Hepsinin üstlendiği görevler, roller var, bu işin parasal boyutu var. Mesela şimdi bizden ayrılan milletvekilinin gözaltındayken gidip resim çektirmesi... Yani hangi diktatörlükte sen gidip böyle resim çektirebilirsin? Hale bak! Ama nedir bunların hepsi haneye yazılacak!”

“İstanbul ayağının bütün pisliklerinin içinde o var!”


Erdoğan “İlker Başbuğ'un o görüşmede size Ali Fuat Yılmazer ismini telaffuz ettiğini hatırlıyor musunuz?” şeklindeki sorumuza da net cevap verdi:

“Evet o vardı tabii. O zaten bizim de gündemimizdeydi. Onu ben de duymuştum ve zaten aynı şeyi ona ben de söylemiştim. Şimdi de kalkmış kelepçelerle falan şov yapıyor. Bu işlerin İstanbul ayağının bütün pisliklerinin içinde var! Bana bu adam 2-3 kez gelmiştir. Geldiğinde ona ait bilgiler bir genelleme yapabileceğimiz fikirler, şimdiki gibi rahatsız edici değildi. Çok basit kişisel bazı duyumlardı. Ama son görüşmede baktım ki, biraz farklı bir görüntü veriyor. O farklı görüntüyü verdikten sonra zaten diyaloğu kestim. Konu olarak farklı şeyler bahsetmeye başlayınca kestim işte o zaman dedim ki: Sen artık görevine dön!”
 

 



Beşir Atalay güvenliği aşıp Erdoğan'ı halkın arasında dinledi