• 31.03.2017 00:00
  • (1522)

 DEAŞ, geçen yıl 20 Ağustos'ta Gaziantep'teki bir kına gecesine yönelik intihar saldırısı düzenlemişti. Katliamda 57 vatandaşımızı kaybettik.

O dönem medyada ve siyasette esen rüzgârı hatırlayın.
Sözcü'sünden Hürriyet'ine kadar irili ufaklı pek çok yayın organı, iç kamuoyuna ve dünyaya "Türkiye DEAŞ'a destek veriyor" yalanını pompalamakla meşguldü.
Yalanın patentini elinde bulunduran susamuru da, yılların Cumhuriyeti'ni bir FETÖ gazetesine çevirip bu yalana alet ettikten sonra anavatanı Almanya'ya kaçmıştı.
"Türkiye DEAŞ'ı vurmak için niye bekliyor" diye soran CHP'ye kanon yapan HDP iseTürkiye ve örgütün bölgede beraber hareket ettiğini söyleyecek kadar ileri gitmişti.
Derken Türkiye, Gaziantep'teki saldırıdan dört gün sonra Fırat Kalkanı Harekâtı'nı başlattı; Suriye'ye girdik!
Türk Silahlı Kuvvetleri eşliğindeki ÖSO, Suriye'nin kuzeyinde PKKYPG kantonları arasındaki bölgeye bir kama gibi girdi ve büyük bir hızla DEAŞ'tan temizledi.
Aynı zamanda sivil katliamlara soyunan Rejimin ve PKK-YPG'li teröristlerin ilerleyişi de kesildi.
Terörle ininde mücadele edildiği için, Türkiye'deki terör saldırılarının şiddeti azaldı, hatta durma noktasına geldi.
Cerablus, Çobanbey ve El Bab hattındaki operasyonlarda 2 bin 705 DEAŞ'lı ve 344'ü PKKYPG'li yüzlerce terörist etkisiz hale getirildi. Yerel kaynaklara göre rakam daha da yüksek.
Bu büyük harekâtta 600 ÖSO savaşçısı ve 67 Türk askeri de şehit oldu.
Ülkelerinin ordusu seferdeyken, daha önce "TSK DEAŞ'ı vurmak için niye bekliyor" diyerekTürkiye'nin DEAŞ'ı kolladığını söyleyenler paniklemişti.
Bu kez de "Suriye'de ne işimiz var ki" diye bağırmaya başlayıp, bölgeye sınırı bile olmayan emperyalistler adına Kalkan'ı indirmeye çalıştılar...
Dün Başbakan Binali Yıldırım 216 gün süren Fırat Kalkanı'nın sona erdiğini açıkladı.
İhtiyaç halinde yeni harekâtların olabileceğini söyledi.
Aradan biraz zaman geçsin, bizimkiler yine başlarlar "Suriye'deki terör yuvalarını niye vurmuyoruz, DEAŞ ilerliyor, PKK devlet kurmaya çalışıyor hükümet izliyor" diye höykürmeye...
Zira şimdilik meşguller.
Türkiye'nin kafasını içeriye gömüp bölge için politika üretememesini isteyen emperyalistler ve onların tetikçisi terör örgütleriyle birlikte Fırat Kalkanı gevişigetiriyorlar.
Bugün açın bakın malum mecraları, kendileriyle aynı ülkede yaşadığınız için utanç duyacaksınız.

***


Kalkan işe yaradı mı?

O perasyonun askeri boyutuna dair ayrıntılı değerlendirmeleri önümüzdeki günlerde uzmanlarından dinleyeceğiz.
Ancak harekâttan bir ay önce cunta kalkışmasına maruz kalmış bir ordunun, bu kadar kısa sürede toparlanıp, organize olup sınır ötesine çıkmasının bile başlı başına başarı olduğu konusunda sanırım hemfikiriz.
Kaldı ki DEAŞ'ın ve PKKYPG'nin hareket kabiliyetinin ağır yara aldığı da ortada.
Gelelim, konumuza, operasyonun Türkiye açısından kazanımlarına...
Birincisi, Türkiye bölgede DEAŞ ya da PKK-PYD terör devletlerinin kurulmasına müsaade etmeyeceğini sahada tüm dünyaya net olarak deklare etti.
İkincisi Ankara, askeri operasyon sayesinde masada güçlenen elini iyi kullandı.
PKK-YPG'yi sahada kimin kullanacağı kavgasına tutuşan ABD ve Rusya rekabetine katalizör oldu...
Rusya PKK-YPG'nin Afrin Kantonu'nu boşaltmasını isterken, ABD, "PYD azınlıkta, Kuzey Suriye'de yönetim kuramazlar" notasına geldi.
Türkiye ayrıca, Suriyeli mültecilerin geri dönmesi için kısıtlı bir alanda da olsa güvenlibölge projesini yaşama geçirmek için altyapıyı hazırladı.
Hepsinden önemlisi "artık bölgede ben de varım" iddiasını, diğer güçlü egemen devletlergibi sahaya kazıdı.
Harekâtta görev alan tüm kahramanlarımıza minnettarız.