• 9.02.2018 00:00
  • (1311)

 ABD, Suriye'nin Deyrizor bölgesinde PKK-YPG'nin üzerine yürüyen rejim güçlerine havasaldırısı düzenledi.

Daha sonra da ABD'nin vurduğu bu grubun rejim taraftarı İranlı bir grup olduğu açıklandı.
ABD'nin ağır hava saldırısını fırsat bilen bir grup DEAŞ'lının da bu esnada petrol bölgesinde alan genişletmek için harekete geçtiği iddia ediliyor.
Tablo nasıl da karışık görünüyor değil mi?
PKK-YPG, yıllarca kendilerine kucak açan, terör kamplarına müsaade eden Şam'ın başına bela oluyor...
Irak'taki Kandil üssünün yıllardır sırtını dayadığı İran, Suriye'de PKKYPG ile savaşıyor...
ABD'nin savaşıyorum dediği DEAŞ, conilerin PKKYPG'lilere oluşturduğu "güvenli bölgelerde" barınıp, onlarla senkronize hareket ediyor...
Tabii bu arada kendilerine radikal İslami isimler bulan gruplar, ABD'nin ve PKK-YPG'nin şu an karşısında olan Rusya'nın savaş uçağını düşürmeyi ihmal etmiyorlar.

***

Karman çorman görüyor ama azıcık dikkatli bakınca tablonun hep aynı olduğu fark ediliyor.
Devletler ile terör örgütlerinin ilişkileri, bölgeye ve zamana göre değişiklik gösterse de, yol yöntem hep aynı. Yani ressamın tarzından tablosunu okumak mümkün.
Bu yüzden bölgedeki politikaları değerlendirirken mutlaka somut durumun somut tahlilini yapmak gerekiyor.
Emperyalist devletler aylık hatta gündelik takılırken, 'nın geçmişteki politikalarında ısrar edip düz bir çizgide ilerlemesi gerektiğini dayatmak mantıksız.
Yeniçağın diplomasisi artık anlık.
Geçen yıl kaybettiğimiz ünlü düşünür Zygmunt Bauman da küreselleşme çağında bu "hareketliliğin" varoluşun zorunlu koşulu haline geldiğinin ısrarla altını çiziyordu.

***

Türkiye içerideki ve dışarıdaki piyonların kopardığı gürültüye pabuç bırakmadan dış politikada mantıklı olanın peşinden gitmeli.
Bu ilkesizlik anlamına gelmiyor.
Aksine oyunun yeni kurallarını çabuk kavramak, öğrenmek ve ona uygun oynamak...
Kaldı ki start çoktan verildi ve bizim yapmamız gereken iddialıyız dediğimiz rakiplerimize yetişmek için level atlamak.
Emin olun, yarışta iyi bir derece alınca, geçmişte sırtımıza yüklenen emanetleri kendilerinin sanıp sahiplenenler de kendilerine geleceklerdir.