• 17.02.2018 00:00
  • (1592)

 Bir yıldır Silivri Cezaevi'nde tutuklu olan Alman Die Welt Gazetesi muhabiri Deniz Yücel dün tahliye edildi.

Yücel, "terör örgütü propagandası yapmak" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlarından tutuklu yargılanıyordu.
, adını tutuklanınca öğrenmişti ama hem Türk hem de Alman vatandaşı olan Yücel sıradan bir "tutuklu gazeteci" değildi. Öyle ki, durumu, son dönemde iyice gerilen Türkiye- Almanya ilişkilerinde neredeyse en sık dile getirilen konulardan olacaktı.
Kimileri tahliyenin Yücel'e istenen cezayla orantılı olduğu söyleyip "rutin bir gelişme" diyor. Ama pek çok kişi, tahliyenin Başbakan Binali Yıldırım'ın Almanya temaslarının hemen ardından gerçekleşmesine dikkat çekiyor.
Gelişmede iki devlet arasındaki mutabakatın etkili olduğunu söylüyor.
İşte Yücel'in dünkü tahliyesi kamuoyu tarafından böyle bir arka planda tartışılıyor...

***

Başbakan Yıldırım'ın mevkidaşı Angela Merkel'le yaptığı basın toplantısında bu davayla ilgili sözleri aslında tahliyenin habercisiydi.
"Ümit ederim kısa sürede duruşması yapılır ve bir sonuç elde edilir. Her duruşma bir umuttur." Bana sorarsanız çok da iyi oldu!
Doğrudur, Yücel Türkiye kamuoyunun ezici bir çoğunluğunun gözünde son mahkeme kararından bağımsız bir imaja sahip. Pek çok vatandaş, Yücel'i "PKK propagandası yapan bir ajan" olarak görüyor.
Ama inanın, öyle olsa bile dışarıdan ziyade, içeride olduğu süre içinde amacına daha çok hizmet etti.
"Tutuklu gazeteci kimliğiyle", normalde kapısını çalmayacak büyük gazetelere, televizyonlara çıkmayı başardı. Her ne söyleyecekse sesi dünyada daha çok insana ulaştı.

***

Yücel'in durumunu kullanışlı bulan vefakârlar küresel merkez medyanın tahliyeyi izleyen günlerdeki suskunluğunu hep birlikte izleyeceğiz...
Bu öngörüye dair ilk dikkat çekici çıkış da geldi bile...
Bugüne değin Yücel'in tutuklu olmasına karşı çıkan Türkiye'deki kimi kesimler, dün epeyce telaşlıydılar.
Yo, Yücel'i mahkeme kapsında maydanozla karşılayan eşininki gibi sevinçten kaynaklanan bir telaştan bahsetmiyorum...
Ya da talebinin gerçekleşmesine sevinen bir muhalifin anlık tepkisinden...
Zira aralarında, bugüne kadarki taleplerini unutup bir anda Yücel'in gerçekten suçlu olabileceğine dair imalara başlayanlar vardı.
"1 yıldır Yücel'in suçlu olduğunu düşünen yargı niçin fikir değiştirdi" diye alttan alta söylenmeye başladılar...
Dertlerinin basın ve ifade özgürlüğü falan değil, o bilindik siyasi planları ve husumetleri olduğunu apaçık ettiler...
Bir gazeteci tahliyesinin bozduğu bin planı toplamaya çalıştılar.
Komik biliyorum ama burası Türkiye.