• 13.05.2018 00:00
  • (1043)

 16 Nisan referandumunun sonucunu "hayır" olarak duyuran tek anket şirketinin CHP'li olduğunu söyleyen sahibi ekranlarda iç geçiriyor:

"Demirtaş bir de partisinin PKK ile bağını koparmayı başarabilse..." 
Doğu Perinçek'i atlayan Muharrem İnce, Demirtaş'ı es geçmiyor. Hakkâri'de adına oy istemeden önce Edirne'ye uğrayıp Demirtaş'la görüşüyor.
"Bana, 'Muharrem Hoca, bu böyle olmuyor. Her aday birer hafta sırayla hapis yatsın. Hepsini ben yatmayayım' esprisini yaptı..."
Diğer Cumhurbaşkanı adayları Temel Karamollaoğlu ile Meral Akşener'in de Demirtaş'a karşı tutumları aynı... Onlar da seçmenin, Demirtaş'ın ve partisinin PKK ile organik bağını "çok da önemsememesi" gerektiğini anlatmaya çabalıyorlar.

***

Peki, Demirtaş bu cilveleşmelere ne diyor?
Ahmet Hakan yeni patronaja uyum yasalarıyla meşgul olduğundan eline bağlama verip programına çıkartmadığı için, kriptolu mesajlarını yazılı veriyor.
Dün de "PKK sizi tükürüğüyle boğar" sözleriyle tanıdığımız vekili ile birlikte verdiği "minnoş" cezaevi resimlerinin altına döşenen şu mesajı gündemdeydi:
"PKK'yı temsil de etmiyoruz, siyasi kanadı da değiliz." 
Evet, proje yine aynı. HDP ile PKK'nın organik bağından ötürü elini korkak alıştıran beyaz Türkleri, ulusalcıları, solcu gençleri yeniden sandığa çekmek.
Bu doğrudan satış kampanyasına yine takılacaklara, "Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa" adlı kitabın aşağıdaki satırlarını tavsiye ediyorum.

***

PKK'ya yakın Almanya'daki Mezopotamya Yayınevi'nin çıkardığı kitapta, partinin üst düzeyyöneticileriyle Abdullah Öcalan arasındaki şu diyaloga yer verilmiş:
Öcalan "Kim belirledi bu adayları?" diye soruyor.
HDP'li İdris Baluken de durumu kurtarmak için "Seçim komisyonunun çalışmalarıyla belirlendi" karşılığını veriyor.
Öcalan ısrarla "Kimdir bu seçim komisyonu? Kandil tarafından mı belirlendi, yoksa siz mi belirlediniz?" sorusuna cevap arıyor. Bunun üzerine görüşme heyetinde yer alan HDP'li Sırrı Süreyya Önder de "Kandil belirledi" itirafında bulunuyor.
Aldığı cevaba inanamayan Öcalan "Tamamıyla mı onlar belirledi? Parti meclisinde belirlenmedi mi bu komisyon?" sorusu ile HDP'lileri köşeye sıkıştırıyor. İkinci itiraf da Pervin Buldan'dan "Hayır, Parti Meclisi'nde ya da MYK'da belirlenmedi" sözleriyle geliyor.
Toplantı Öcalan'ın "Sizde hiç mi onur yok" yakınışıyla bitiyor.
Bilemiyorum. Belki de Demirtaş "HDP PKK'nın yasal kanadı değil, onu temsil etmiyor" derken sitem ediyordur. Zira dünyanın hiçbir Leninist örgütünde böylesine açık ve kepaze bir legalite-illegalite ilişkisi yok.
Kandil duymasın da!