• 3.02.2018 00:00
  • (1255)

 Hükümetin taksi plakası sahipleri lehine aldığı kararın ardından Uber'i zor günler bekliyor.

Ama mevzu yalnızca İstanbul'da 30 yıldır sayıları artmayan 17 bin 500 plaka sahibini ve Uber şirketini ilgilendirmiyor...
Plaka ağalığının mağdur ettiği onca sarı taksi ve Uber emekçisi... ve tabii ki benim gibi, Uber'i tercih eden ve hizmet standardından memnun olan pek çok müşteri de konunun doğrudan tarafı.
Çünkü yıllar sonra ilk kez başka bir taksicilik hizmetinin mümkün olduğunu gördük... Paramızla aldığımız hizmetin bir lütufmuş gibi önümüze koyulmamasını sevdik... Gideceğimiz yer konusunda şoförü ikna etmek zorunda kalmadan, aşırı samimi sohbetlere zorlanmadan, saygısızlığa uğramadan yolculuklar yaptık...
Sokağa çıkıp vatandaşa soran her anket şirketi de bu memnuniyetin ne kadar yaygın olacağını görecektir.
 
***
Peki, geldiği noktada bu sorunumuzu nasıl çözeceğiz?
Adı Uber ya da başka bir şey olur, fark etmez, bize lazım olan "rekabet."
Sarı taksilere de, serbest piyasamızdaki diğer aktörler gibi, hizmet standartlarını güncellemeye zorlayacak rakipler gerek.
Aksi halde, memlekette hiçbir gruba ya da meslek grubuna tanınmayan tekel ayrıcalığıyla kendilerine çeki düzen verme ihtiyacı hissetmeyecekler.
"Ama Uber yabancı" diyorsak "yerlisi"ni kuralım o halde. Piyasada yatırım yapacak alan arayan onca müteşebbis var.
Vatandaşlar olarak hükümetten bu taleplerimizi ve tüketici haklarımızı gözeten bir adım atmasını bekliyoruz.
***
Bu arada, Şeref Oğuz onca maliyetine rağmen "17 bin 500 plaka oligarkının" korumaya alınmasını bir filme benzetmiş... Cephe gerisinde kalmış 1 eri geri getirmek için 8 askerin feda edilmesini anlatan"Er Ryan'ı kurtarmak" filmine.
Şeref abi, Er Rayn hiç olmazsa kendisini kurtarmak adına feda edilenlerin mahcubiyetini yaşıyordu... Şimdi onca bedel göze alınıp korumaya alınanlarda Rayn'ın o kadirşinaslığın binde biri var mı Allah aşkına?
Olsa canımız feda.
 
***
 
N'APIYORSUNUZ ABDÜLLATİF BEY!
 
Geçen salı, Sabah'ın "Türkiye'nin Seçimi" panelleri için Konya'daydım.
Kiminle konuşsam, sohbet mutlaka, yıllardır seçim bölgesi olan Sivas yerine Konya'dan aday gösterilen çiçeği burnunda CHP'li Abdüllatif Şener'in seçmenle girdiği ağız dalaşlarına geliyordu.
Dün de , Şener'in tartıştığı seçmene "Zalimle birlikte yargılanacaksınız" diye defalarca bağırdığı videoyu izledim.
N'oldu size Abdüllatif Bey? Onlar oy istediğiniz seçmenleriniz. Tehditle, hakaretle ikna edebileceğinizi mi sanıyorsunuz onları?
Yıllar önce bir röportaj yaptığımı hatırlıyorum sizinle. O zaman da muhalefete geçmiştiniz ama sakindiniz. Demek içinizde fırtınalar kopuyormuş da belli etmiyormuşsunuz. İçe doğru esnemelerinizden anlamalıydım.
 
***
 
AZİZ BAŞKAN, ALİ KOÇ ŞAMPİYON FORMÜLÜ 
 
"Sayın Ali Koç sen ne veriyorsan aynısını ben ve yönetimim koyacak. Sana teklifim Aziz Yıldırım olarak şu; futbolu gel sen al yönet, amatör şubeleri ben yöneteyim. İkimiz de aynı rakamı koyalım. Ne sen ne ben kazanayım. Bu kulüp kazansın"