• 27.12.2018 00:00
  • (1153)

 Günlerdir çaptan düşmüş, emekliliğinin acısını milletten çıkartan huysuz ihtiyarların tatavasını tartışıyoruz.

Dışarıdan bakınca, konuşmadıkları sürece gayet makul, aklı başında görünen koca koca adamlara, kadınlara tane tane anlatıyoruz;
Milyonlarca oy almış bir siyasiye, canına henüz kastedilmiş bir Cumhurbaşkanına, hadi hepsini geçin, bir insana ayağından asılma, zehirlenme, idam sehpası imaları yapmanın yanlış ve kötü olduğunu söylüyoruz...
Halkın sinir uçlarına dokunanın, sevdikleri bir liderin hakarete uğraması değil,iradelerinin tehdit edilmesi olduğunu hatırlatıyoruz...
Demokrasinin, seçilmiş siyasilere karşı sokak kabadayılığı, darbe, suikast vb. belaltı yöntemleri olumlayarak ulaşılabilecek bir mertebe olmadığının altını çiziyoruz.
Hukuk devletlerinde eleştirinin, muhatap alınan kişinin başta yaşam hakkı olmaküzere varlığını tehdit etmeyi kapsamadığını örneklerle gösteriyoruz...

***

Israr ediyorlar...
"Ama 'de Kraliçe'ye, ABD'de Başkan'a neler söyleniyor" diye itiraz ediyorlar...
Aslında "E siz de söylüyorsunuz" diyerek konuyu kapatmak da var. Öyle ya, sadece Cumhurbaşkanı'na değil eşine ve ailesine ulu orta edilen hatta duvarlarayazılan o küfürleri unutmak mümkün mü? Her biri nefret suçları literatürünegeçen bu örnekler sosyal medyada hâlâ karşımıza çıkmıyor mu?

***

Umutsuzluğa kapılmadan ona da cevap veriyoruz:
İngiltere ve hatta dış temsilciliklerinde, makul olanın Kraliçe'nin bacağındanasılması olacağını söyle de başına neler geliyor gör...
Ya da ABD'de, Başkan 'ın zehirlenmesinin uygun bir yöntem olarak akla gelebileceğini dillendir bakalım... Bizde olduğu gibi ifade vererek yakanı kurtarabiliyor musun?
Kamuoyu geçiştirse, yargı önemsemese bile, 'den, 'dan, NSA'dan, Beyaz Saray Gizli Güvenlik'ten sıyıramazsın paçanı.
Bunlar ciddi işler yani.
Metin Bey'in anladığına eminim... Darısı, adam asmacanın Türkiye'de de eskidekalan bir "oyun" olduğunu hâlâ anlayamayanların başına.