• 28.01.2019 00:00
  • (1367)

 V'da duvarlar Bolivar, Che, Chavez ve Maduro'nun tasvirleriyle dolu. Halkın aşina olduğu bu isimlerin yanına bugünlerde bambaşka diyarlardan bir ülke ve lider daha eklenmiş durumda. Bu ülke , lider de Başkan Erdoğan. Ülkede, Türkiye'deki dirilişin ve bağımsızlaşma sürecinin her ayrıntısı yakından izleniyor. Karşımdaki TV ekranında  var mesela.

Venezuelalılar, olası bir  müdahalesine karşı gece Başkanlık Sarayı önünde çoluk çocuk demokrasi nöbeti tutmaya başladı. Tıpkı bizlerin 'da yaptığı gibi. Ben de nöbete katılacağım...



YER GÖK ALTIN AMA KİLOSU ÜÇ KURUŞA!
Havasından mı suyundan mı yoksa Marquez'inden, Borges'sinden mi bilmem... Ama 'ya ne zaman gelsem dinlediğim en yakıcı gerçek bile gizemli bir hikâye gibi geliyor bana.
Örneğin Venezuela'nın altı petrolle dolup taşıyor. Ülkenin, yaklaşık 303 milyar 200 milyon varil kanıtlanmış  rezervi var. Dünyada birinci! Küresel üretimdeki payı ise sadece yüzde iki! Doğalgaz rezervlerinde de durum farklı değil.
Mihmandarımızın cipinin deposunu doldurduktan sonra 1 dolar uzatıyoruz pompacıya. Yanlış duymadınız sadece 1 Dolar... Yetmiyor para üstü diye bir torba dolusu Bolivar alıyoruz.
Yani 1 dolara deponuzu bir yıl boyunca doldurabilirsiniz Venezuela'da.
Peki, altı böylesine zenginliklerle dolu bir memleketin üstü nasıl bu kadar fakir olabiliyor? Her yerde altın değerinde olan, uğruna savaşlar çıkan bu nimet nasıl olup da bir petrol şirketikadar bile kazandırmıyor Venezuela halkına?
Çocuklara masal diye anlatsanız inanmazlar değil mi?
Ama yeni doğan her Venezuelalı bebek bu gerçekliğin tam ortasına uyanıyor işte!



MUHALEFET KİME MUHALEFET?
Kimileri Venezuela'nın varlık için de yokluk çekmesini yanlış yönetime bağlıyor.
Oysa tarif etmeye çalıştığım zenginlik ne kadar yanlış yönetilse, har vurup harman savrulsa bile sahibi ihya edecek kadar büyük.
Kaldı ki aklı başında, hesap kitap bilen ve ABD'nin kimi ülkelerde az gelişmişliği nasıl sürekli kıldığını anlamış birinin bu meşhur yalanla işi olmaz.
Venezuela'da ne yazık ki ABD'nin bu masalını halka inandırmaya çalışan bir muhalefet var.
Şu anda Venezuela'yı fakirleştirmek için ambargo üstüne ambargoya soyunan, işgal ve darbe tehdidiyle ülkeyi belirsizliğe sürükleyen, yatırımcıyı korkutan ABD değilmiş gibi davranıyorlar. Bugün ülkeleri için bunca kötülüğü açıktan yapan ABD'nin istediği yönetim iş başına gelirse, kazananın Venezuela halkı olacağına, fiyatların da düşeceğine eminler!
Keşke Venezuela'nın, halkın haklı itirazlarını dışarıdan bağımsız bir programla yönetecek bir muhalefeti olsa. O zaman kim tutabilirdi Venezuela'yı?
Ne kadar tanıdık bir hikâye ve özlem değil mi?

VENEZUELA MUHALEFETİ VE TÜRKİYE
ABD'nin seçilmiş başkan 'nun yerine "geçici başkan" atadığı muhalefet Lideri Juan Guaido 36 yaşında genç bir adam.
Peki, ABD'nin iltifatın mazhar olup anında havaya giren bu karakter nereden çıktı? Aslında onun bir yerden çıktığı yok... Eski muhalefet lideri Julio Borges Maduro'ya dronlu suikast girişiminin ardından içeri girince Guaido çıkmış sayıldı.
Yani mücadele sürecinin doğurduğu organik bir aktörden bahsetmiyoruz. Yarın başka biri çıkınca o nereye girer bilinmez...
Dolayısıyla Venezuela muhalefetini değerlendirirken, yalnızca ABD'nin kuklası Guaido'ya tepkimiz üzerinden bir okuma yapmamız doğru olmaz.
Çünkü ülkede haklı itirazları dillendiren ancak muhalifliği ABD müdahalesine kadar olan pek çok yurttaş var.
Ve Başkan Maduro'nun ülkesini ayakta tutmak için onları da kazanması şart!



VENEZUELA'DA TKP'NİN KULAKLARINI ÇINLATTIK
Muhalefetten bahsetmişken...
Hacı olmaya gider gider gibi Küba'ya akın eden bizim solcuların, Castro'nun kardeş ülke dediği sosyalist Venezuela'yı yok saymaları manidardı.
Bu garip durumda, şüphesiz Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın cesur bir şekilde ABD karşısında Venezuela ile dayanışması, enternasyonalizmin manifestosunu yazması etkili oldu.
Elbette aralarında istisnalar da var. Perinçek'in Vatan Partisi mesela... Venezuela mevzusundabaşından beri antiemperyalist perspektifle hareket ettiler.
Cumartesi günü de TKP'nin Kadıköy'de düzenlediği Maduro'ya ve Venezuela'ya destek mitingini ta buralardan işittik.
Demek ki doğru bir iş yapılınca yankısı kıtalar aşıyormuş.
Umarız bundan sonra, okyanus ötesinin memleketlerinde sergilediği emperyalist oyunlar karşısında da aynı devrimci tavrı gösterirler.

DİRİLİŞ VENEZUELA
Venezuela sokakları da insanları ve havası gibi renkli, sıcak, capcanlı...
Duvarlar, Bolivar'ın, Che'nin, ülkede diriliş umudunu uzun yıllar sonra uyandıran Chavez'in ve Maduro'nun tasvirleriyle dolu.
Halkın kıtadan ya da sol ideolojiden aşina olduğu isimlerin yanına bugünlerde "bambaşkadünyalardan" bir ülke ve lider daha eklenmiş durumda:
Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan!
Ülkede, Türkiye'deki dirilişin ve bağımsızlaşma sürecinin her ayrıntısı yakından takip ediliyor.
Bu satırları yazarken sesi kısık şekilde açık duran HispanTV'de Diriliş Ertuğrul var mesela. Türkiye'de tek bir bölümü bile izlememiştim, kısmet Venezuela'yaymış demek!
Yarın da fırsat bulursam, tıpkı bizlerin 15 Temmuz 'da yaptığı gibi, Venezuelalıların olası bir ABD ve müdahalesine karşı gece Başkanlık Sarayı önünde çoluk çocuk tutmaya başladıkları "demokrasi nöbetlerine" katılacağım.



CARACAS BÜYÜKELÇİMİZİN TOM KİRKMAN'DAN NE FARKI VAR?
Türkiye'nin Caracas Büyükelçisi Şevki Mütevellioğlu'nu tanıyanlarınızın az sonra "hah" diyeceğine ve rahatlayacağına eminim. Zira kendisini kime benzettiğimizi buldum!
Mütevazılığı, esprileri, giyim tarzı, entelektüelliği ve cool tavrıyla Designated Survivor dizisinin Tom Kirkman'ı!
Büyükelçimizin ünlü karakterden tek bir fark var. Dizideki Kirkman'ın aksine o FETÖ'nün ne olduğunu ve ne olmadığını çok iyi biliyor.
Büyükelçimizin, Venezuela'daki FETÖ okullarının Maarif Vakfı'na devredilişi sürecindeki katkıları yurt dışındaki tüm temsilcilerimize örnek olmalı.
Kendisinin, Türkiye açısından fırsatlarla dolu Venezuela gibi ülke için seçilmesi sevindirici.